çok ümitlerle başladığımız şampiyonlar liginde hayal kırıklığı ve büyük ümitsizlikle başlatmıştır. maç başlangıcı güzeldi ama maçlar 90 dakika. her anını planlaman lazım.

rakiplerimizin maçlarını izledim. monaco-ajax-bodo-usg bu dört takımı yenebilecek düzeydeyiz. içeride dışarıda farketmez yenilmeyecek takımlar değiller. keza frankfurt da kötü takım izlenimi verdi. sadece bizden daha çok ve doğru koştular, bir an bile maçı bırakmadılar ve düşmediler.

bu maça baktığımızda ise 4 rakibimizi yeneriz diyecek bir mentale sahip değiliz. zor gibi gözüken grubumuz aslında rakipleri izleyince çok da kötü değil diyebiliyorum ama bizim takım hepsinden kötü görünüyor.

hocam yazık etme bu kadar emeğe ve bu seneye.

elindekiyle aklındakinin uyumsuzluğunu kabul edemeyen hoca. 17 eylül frankfurt galatasaray maçı özelinde ortasahayı boşaltması en büyük hatası oldu ama bunu yapmasa bile maçı kaybedecektik bu kadar basit hata yapabilen oyuncularla. geçen 3 sezonda oynattığı oyunun ve oyuncuların defolarını göremeyip, kendisine maç maç esneyebilecek bir kadro oluşturamamış olması ise, kendi topuğuna sıktığı kurşun. kendisiyle bu sezonu bitirmek zorundayız yoksa ligi de kaybederiz bu saatten sonra. geçen sezon uefa'ya iyi baslamış kötü bitirmişti. şampiyonlar ligine kötü başladı, umarım iyi bitirir.

dünkü maçın ilk yarısı için kendisini eleştirmeyi doğru bulmamıştım fakat maçın geneline baktığımız zaman net bir şekilde çuvalladığını söyleyebiliriz.
hocanın yaptığı bir şeyi anlamıyorum, o da şu;
anadolu takımlarına karşı bile 1-0 öne geçince rakibin boşluk vermesini bekliyor, frankfurt'a karşı 1-0 yapınca takımına defansta pas yaptırıyor.
asıl 1-0 sonrası rakip takımdan boşluk beklenecek arena avrupa değil mi? ben mi futbolu bilmiyorum.
frankfurt'u gördük, adamlar 1-0'da bile topu almamak için uğraştı.
asıl topu rakibe verecek takım bizdik.
avrupa maçlarında nasıl bu kadar majör hatalar yapabiliyor anlayamıyorum.
bu arada sezon başından beri yazıp yazıp sildiğim bir şey daha vardı, maalesef okan hoca set oyununu oynatamıyor.
galatasaray ligde 5 maçta set hücumundan 1 gol anca atmıştır, diğer goller hep duran top ve geçiş hücumlarından geldi.
set oyunu maalesef gelişmiyor.

hakkında dün geceden beri çok yazdığımız ama pek az alınacak aksiyondan bahsettiğimiz hoca.

aksiyon da şudur, liverpool maçında puan alır tutarsın. alamazsa teşekkür eder vedalaşırsın. ligdeki durumu bu gerçeklikten bağımsızdır. frankfurt rezaletini tek tolere edebilecek konu liverpool'a yenilmemektir.

not: o basiretiniz olduğunu hiç düşünmüyorum ama iyi yöneticilik liverpool maçını beklemeden hocanın yerini doldurabilecek birileriyle ilk görüşmeyi yapmaktır. tabii kimseye haber uçurmadan.

sokaktan geçen sıradan bi' insanı çevirip frankfurt'un oynadığı son 2 maçı izletip ne diyorsun desek bu adam der ki, sakın ha geride topu eveleyip gevelemeyin, kendi yarı alanında paslaşmayı minimuma indirin. mümkün olduğunca ileri uzun vurun derdi. buradan şu çıkar, okan buruk ya hiç frankfurt'u hiç izlememiş ya da izleyip hiçbir şey anlamamış. bi' takım rakibinin işini bu kadar kolaylaştırı mı? bu düzeyde ben böyle bi' şeye çok şahit olmuyorum. rakip özelinde neleri yapmamamız gerekiyorsa hepsini yaptık neredeyse.

(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

geçen sezon az alkmaar maçlarından sonra, hatta young boys turundan sonra da taraftarın tepkileriyle morali bozulmuştu, sitem de etti zaman zaman. kendi bakış açısından haklıdır, dibi görmüş bir galatasarayı aldı ligde dominasyonla 3 şampiyonluk kazandırdı, avrupadaki yenilgilerden sonra nankörlük yapıldığını düşünebilir. benim uefa grup performansı ve peşine az alkmaar elenmesinden sonra beklentim, sezonu yine fenerin önünde şampiyon bitirmesi, ve bu kalp kırıklığının da etkisiyle kendisinin görev bırakmasıydı. zira kalkıp 3 yıl şampiyon olan hocayı kovacak halin yok. şu an için demiyorum ama kötü ayrılmamak lazım şu kadar emeğin yılın sonrasında, o yüzden doğru bir zaman olabilirdi mayıs 2025. lakin hiç öyle bir düşüncesi olmadığını gördük ve avrupa için de farkında olduğunu söyleyerek, bu yıl farklı olacağının sözünü verdi ve devam ettik. malesef tepkilerin boyutu çok daha farklı olacaktır bu sene, çünkü tarihte görülmemiş paralar da harcandı bu yıl. camiamızda kimse bu kadar yatırımın çürümüş türkiye liginde şampiyonluk kovalamasıyla yetinmez, hele hele daha ilk maçtan hezimet yaşayınca, görüntü olarak aynı şeyleri verince, kredi çok azaldı. ligin çok üstünde bir yerdeyiz kabul, ama avrupada da hangi seviye olursa olsun bir türlü kendimizi bulamıyoruz, oraya çıkamıyoruz. araya sıkıştırdı galatasaray'ı malesef. başka takımlarda bu yeterli görülebilir ama bizde görülemez. bu kulübün kuruluş amacı belli, en büyük başarıları belli, kendisi de bunu en iyi bilenlerden zaten. galatasaray kazanmaya oynar, galatasaray şöyle basar, böyle saldırır tarzı konuşmalar ve gazlamalar güzel, ama sevgili hocam galatasaray avrupada önüne gelenden 4-5 yemez sürekli. 1-2 kaza olsa eyvallah futbolda var der geçeriz ama artık yetti. elenmenin de yenilmenin de bir adabı olur, çek takımından 4 yedik, az alkmaardan 4 yedik, isviçre takımından 180 dk boyunca hiç kontrolü alamadan elendik ki herifler sonra 0 çekti. üçüncü avrupa sezonuna da frankfurttan 5 yiyip başlıyorsun. galatasaray pısırık oynasın gerekirse ama şu hallere de düşmesin. tüm avrupa maçlarında gol yedik, istinasız, içerde dışarda rakip farketmeden. bunlar normal şeyler değil, ligde altına aldığın ezeli rakibin bile avrupada senden oturaklı oynuyor, yenebileceğini yeniyor, gücü yetmediğine de normalce eleniyor 4 senedir, rezil olarak değil. senin başarına zaten kulp takmaya yer arıyorlar, ekstra dikkat etmen lazımken malzeme verip duruyorsun. youtubeda mesleği olmamasına rağmen maç izleyip analiz yapan insanlar bas bas bağırırken, sen sanki hiç analiz etmemiş gibi işler yapıp 5 tane bireysel hatadan gol yiyorsun. ben kendi adıma doldum, beklentim de inancım da kalmadı, zaten ülke gündemi, ülke futbolu, seviyemi belli. kalkıp yarı finaller kupalar beklemiyoruz çocuk gibi, tek isteğimiz takımımızı şampiyonlar ligi müziğiyle o arenada devlerle çarpışırken heyecanla izlemek, o maçları heyecanla umutla beklemek. ama ligi en domine ettiğin, en çok parayı harcadığın halinle bile bu maçları eziyete dönüştürüyorsan, daha ilk maçtan sonraki maçların heyecanını bitiriyorsan bir zahmet gereğini yap, istifa tezahuratları, kovulma gibi şeyleri yaşatma kendine de bize de...

her avrupa takımını tottenham’a karşı oynadığı gibi oynayıp, yeneceğini düşünüyor. ve 4’er 5’er yiyerek bu tezin tutmadığını görüyoruz.

ya avrupa devesini güdecek ya da diyardan gidecek. türk olamayan takımları yenmek için kurulmuş kulübün böyle sonuçlara tahammülü olamaz. şu kadroyla lig falan düşünülmez, bir zahmet ligi de alalım. futbol artık bir satraç gibi. elinde vezir var, kale var, fil var; her şey var. hatta maçları 2 vezirle oynuyorsun, 3 atla oynuyorsun. bir zahmet şu maçları al artık. alamıyorsan da taktik kas, puan kap.

mağlubiyetlerden sonra saçma sapan şeylere bahane bulmasına ayar olduğum teknik adam. sinirleniyor bir de kendi kendine bir şeyler anlatıyor. sürekli bir bahane. bir kere de ''suçlu benim'' de hatırlamıyorum.

gs Vector Logo

takımın gerisinde dediği ilkay maçın en çok koşanı, bir diğer hazır olarak görmediği singo da maçın ayakta kalan ender oyuncularından. merak etme hocam kısa zamanda bu adamlar da takımla eşit seviyeye gelir, senin antrenmanını yiyen yamyam oluyor ya zaten. maç içi rezaletleri yetmiyormuş gibi maç sonundaki açıklamaları ile de tüy dikiyor.

ben sıkıldım artık oynattığı futboldan, açıklamalarından, çözüm üretememesinden. bu takım ligde de top oynamıyor ki. bireysel yeteneklerle iş yapıyoruz çünkü ligin çok üzerinde bir kadroya sahibiz.

okan buruk takımın başında olduğu sürece ben avrupa'da sonuç odaklı bir takım beklemiyorum.

(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

gs Vector Logo
« / 262 »
Kayıt Ol