hücum presimizin tamamen kırıldığı maç. son yarım saatlik bölümde sürekli geçiş yemek istemiyorsak ilkay, sane ve icardi'nin çıkması lazım.
ilk yarsını 2-0 üstün kapattığımız tsl müsabakası.
hem 1. bölgeden 2'ye hem de 2. bölgeden 3'e geçme konusunda sıkıntı yaşıyoruz. goller uğurcan'ın uzun topları sonrasında gelişen ataklardan geldi. zaten uygun durumda bunu yapmak yerine geride paslaşmayı denerken 2-3 kere de gereksiz top kaybı yaptık. osimhen de tekrar oynamaya başladıktan sonra bu silahımızı daha sık kullanmalıyız. barış alper, sallai, osimhen bu toplara çok iyi hareketlenebiliyor. zaten set hücumu deneyerek aylardır bir şey becerebildiğimiz de yok.
savunmada jakobs bugün kötü geldi gözüme. hatta sallai de 2 kere güzel kademeye girmiş olsa da biraz sallanıyor gibi bugün. lucas'ın sarısı var ama hala agresif. ikinci devrenin ortalarına gelmeden 3. golü de atıp direkt oyuncu değişikliklerine gitmesi lazım okan hoca'nın. zira hakem gereksiz fauller ile rakibimize duran top ikramında bulunmaktan vazgeçecek gibi değil.
bu sezon ne yaptığını bilerek oynayan, geçen hafta sürpriz bir alanya mağlubiyeti alan konyaspor'u ağırlayacağımız tsl müsabakası.
sane'nin kesilmemesine kızsam da eğer üçlü oynayacaksak hocanın farklı bir şeyler denemesi güzel ama zaten her maç sonradan yaptığı orta sahayı boşaltma işini bugün maçın başında göreceğimiz bir 4-2-4 falan izleyeceksek o iş çok sıkıntılı.
bugünkü orta hakem ve v.a.r bu maçı yönetmeye çıkacak tıynette insanlar değil, bunu biliyoruz. kendilerinden ne istenirse yapmaya gelmişlerdir mevcut gündemde. bir operasyona mahal vermeden dikkatli olmak zorunda oyuncularımız. bizi daha maçın başında germeye çalışan düdükler duyabiliriz, erkenden sahada eksik kalmamızı isteyebilirler.
korktuğumu yaşatan kanat oyuncusu.
alman futboluna hakim uluca'ları falan dinleyince iyi bari dedim ama tam olarak benim aklımda kalan şekilde oynuyor. gereksiz konuma doğru kendi ekseni etrafında çalım atıyor, top sürüyor. atması gereken pasları atmak yerine topu son ana kadar ayağında tutuyor, çok gereksiz top kayıpları yapıyor, savunmaya yardıma 3 kere gelse 2'sinde hata yapıyor... böyle oynayacaksa bırakın almanya'da kalsın. konya maçına ilk 11 başlatacaksa okan hoca da yanında kalsın.
18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçında sahaya çıktığı 11'e ben yanlış diyemem ama yaptığı hamleler her zamanki gibi geç kalınmış şekilde yapıldı ve ilk oyuncu değişikliğinin icardi olması da oyunu inanılmaz şekilde yanlış okumasının sonucuydu. zaten hiçbir etkisi de olmadı oyuna. dokunması gereken yer forvet hattı değildi.
okan buruk şimdi yeniden bir viraja giriyor. maçtan kopan, saha içinde bomboş gezen oyunculardan en az 3'ünü konya maçında yanına oturtmasa bu frankfurt hezimeti son olmaz.
sara da tüy dikti ve maç 5-1 oldu. amk frankfurt'una karşı bu kadar kolay dağılırsan mancity, lvp falan bir düzine gol atar. maç başlığına girdiğim ilk entryde de yazdım ''rakibin baskısını kırmak adına geride uğurcan'ın da dahil olduğu üçgenlerle anlamsız kısa paslar yapmamak'' önemli diye. bunu ne zaman anlayacağız çok merak ediyorum.
sol stoper oynayan dave'in kendi ağlarına 2. golü de yolladığı maç. bardakçı çok ağır mı lan hala yerli topçu düşmanları?
okan hoca da sane'yi devrede çıkartsa ikinci yarı bir ümidimiz olabilirdi ama korkuyor işte. hep korkuyor...
okan hoca'nın 4. golü yememizi beklediği maç. çıkar sane ve ilkay'ı da orta sahayı boşaltmak haricinde bir hamle yap bir kere de gözünü seveyim ya.
ilk 45 dk asla kendisine yazmaz. ama önümüzdeki 45 dk'da yapacağı hamleler çok kritik. iki güzel ve erken dokunuşla şuradan bizi 1 puanla bile çıkartsa bir daha kimse ağzını açamaz.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
ilk yarısını 3-1 geride kapattığımız maç. adamlar hiçbir bok oynamadan maçı çevirdiler üstüne de 2 farklı üstünlükle soyunma odasına giriyorlar. frankfurt adam akıllı hücum bile edemezken yunus'un aptalca pas tercihi üzerine klasik avrupa bahtsızlığıyla dave'e çarpan top gol oldu. üstüne nizami golümüz hakemin puştluğuna kurban gitti. orada momentum bir kırıldı yine bizim adımıza bir avrupa klasiği haline gelen cezasahamızda bomboş top alıp rahat rahat şut çeken rakip golüyle 2-1 oldu. en son da 10 kere yapılsa 1 kere faul çalınacak bir duran toptan kötü savunmayla 3. golü de yedik.
inanılmaz kötü bir devre sonu oynandı bizim adımıza. pas hatası, çarparak ağlara giden top, gol iptali, rezil bir duran top savunması... hepsi 10 dk içinde oldu bitti ve büyük ihtimalle maçı da bitirdi. bu kadar şanssızlığın izahı yok.
galatasaray pes etmez, etmemeli ama sane ve ilkay ikinci 45 dk'ya da başlarsa okan hoca ya pes etmiştir ya da bazı şeyleri göremiyordur. bak millet aylardır apo ağır avrupa'da bizi yakacak diye tespit yumurtluyor ama onun oynamadığı bir 45 dk'da 3 gol yedik bile. takım savunması bambaşka bir şey. rakipteki stoperler cannavaro ile ramos mu sanki? biz niye atamıyoruz?
barış da kaçırdığı golden bağımsız, sanki bu maç eyüp deplasmanıymış da 3 gün sonra şl maçına çıkacakmış gibi stamina'dan tasarruf ederek oynuyor. koş ulan işte nefes aldırma rakibe, gerekirse ciğerini bırak da biz affedebilelim şu senin neom sürecini.