okan buruk'un, 19 ekim 2024 antalyaspor galatasaray maçından bu yana oynanan 28 resmi maçta, 1 farktan daha fazla bir skorla kazanamadığı (ya da berabere kalıp mağlup olduğu) 26. maç.
bu istatistik bir dramdır, ve bu dramanın başrolü okan buruk, acilen görevi bırakmalıdır. ama kovularak ama istifa ederek. yoksa galatasaray camia genlerinde olan birçok önemli alışkanlığı bırakacak.
son 3 ayda oynadığımız maclardan farklı bir şeyin oynanmayacağı maç. taraftarların birlik beraberlik destek mesajlarını anlayabiliyorum da bunlar zirvedeyken de bu takım top falan oynamıyordu. yine oynamayacak. defansta top dolaştırdığımız, son bölgede isabetsiz paslar ve anlamsız zorlamalar ile atakları heba edeceğimiz, yaratıcılık anlamında yine büyük sıkıntılar çekeceğimiz ve maçın sonunu yine en fazla 1 farkla önde olarak kontratak yapamadan bitireceğimiz bir başka maç olursa kimsenin isyan etmemesi lazım zira artık bu takım en fazla bunu oynuyor, bundan sonrasını da bu teknik kadro ile oynayamaz. ha bundan farklı olrusa sürpriz olur ki bunun kalıcı bir durum olacağını düşünmüyorum, en fazla 1 haftaya bu sezonki normalimize döneriz.
sezon sonuna kadar, böyle bir mental ve fiziksel bıkkınlık altında olan takım haftadan haftaya değişmez, yani öyle bir anda victor osimhen'i ara paslarıyla kaleciyle başbaşa bıraktığımız, kanat bindirmeleri ve ikil oyunlarla rakibi yıldırdığımız, fk bodo/glimt'e dönüştüğümüz bir maç oynamayacağız. oynarsak da bu o günlük 1-2 oyuncunun performansı ile olur, yoksa hoca dokunuşu ile değil.
--- alıntı ---
"çok maç oynamaktan doğru dürüst taktik idmanı yapamıyorduk. artık taktik çalışma fırsatını bulacağız."
--- alıntı ---
yaptığı açıklamanın aynısını, takım kötü giderken jose mourinho yapsa burada ibiş muamelesi yaparak sonuna kadar dalga geçeceğimiz, hatta kendi taraftarıyla dalga geçtiğini ve fenerbahçe camiasına müstehak olduğunu, tazminat peşinde koşarak "kovii misin agam?" dediğini iddia edecegimiz teknik adam.
dolayısıyla bu facia açıklamayla ancak dalga geçilir. bakın işin futbol açısından taktik, sık maç yapma ile taktiğe alışkanlık kazanma kısımlarına hiç girmiyorum.
bu saatten sonra galatasaray futbol takımına bir katkı vereceğini düşünmüyorum. kontrolü kaybettiği ve kendi itibarını kurtarmak için facia açıklamalar yapmaya başladığı çok açık. sezon devam ederken teknik direktör değiştirmek hiç istediğim bir şey değildir, ancak okan buruk takımın başında kaldığı sürece yüksek ihtimalle şampiyonluğu kaybedeceğiz. hem de öyle lig sonuna kalmadan.
muhtemelen dünyada bir yerde yapılan kazılarda başka bir galatasaray bulunduğundan ve camia içinde tam kenetlenemeyen bazı arkadaşlar olduğundan böyle oynadığımız maç. yani okan buruk öyle diyor en azından, bilemiyorum.
maç sonunda rakibin teknik direktörüne bir dolu laf söyleyen hatta ağlama olaylarını falan geçtim bir de taktik vermeye kalkan psikolojisi iyice bozulmuş ve galatasaray'ı yerel lige mahkum etmiş, galatasaray'ın büyük hedefleri için yetersiz teknik direktör.
yahu sen galatasaray teknik direktörüsün, ne işin var rakibin hocasının risk almamasından ve sen olsaydın alıp almayacağından. böyle bir soruya bir galatasaray teknik direktörünün vermesi gereken cevap kibarca, rakibin taktiği hakkında yorum yapmayacağını belirtmektir. bu futbol kulübünden gerets, mancini, riekerink gibi ne beyefendi insanlar geçti. iddialı açıklamaları ile tanınan fatih terim bile böyle sorulara gayet usturuplu cevaplar verirdi. dünyanın en iyi forvetlerinden birisini, rakibin 2 stoperinin arasında kaybettiğinin analizini yapmak yerine, takımının derbide 2 yıldır kaleyi tutan 1 tane şut çekmesine, 4 aydır kayseri maçı dışında, 1 tane bile rahat maç izletmediğine bakmak yerine, rakip takımın taktiğiyle, yaptığı değişikliklerle, ağlaması ile uğraşan teknik adamla galatasaray'ın işi olmamalı.
eğer kendisiyle devam edilirse, gelecek sezon avrupa arenasında yine büyük hüsranlar yaşayacağımızı düşünüyorum ve işin kötüsü bu sezonu şampiyon kapatırsa muhtemelen kendisiyle devam edilecek.
hepimize sabır diliyorum.
gözümüzün önünde bir teknik adamın diğerine karşı kurduğu planı tıkır tıkır işlettiği maçtır. muhtemelen okan buruk, soyunma odasına, "top bende, dalga dalga geliyorum" hissiyatı ile gitti. mourinho bu şekilde sayısız maç kazandı kariyerinde. daha 1 kez, bakın 1 kez bile çizgiye oyuncu indiremedik, kenar oyuncuları osimhen'e fersah fersah uzaklar, çünkü fenerbahçe, oyun kendi yarı sahasına geçtiğinde sallai ve barış'ı taç çizgilerine harika itiyor ve orayı kalabalıklaştırıyor, sonra osimhen 2 stoperle tek başına kalıyor ve atağın sonu. fenerbahçe'nin topu alır almaz nasıl kostic'i bulmaya çalıştıklarını gördük. kostic ortası ve en-nesyri kafasını bıkana kadar deneyecekler.
çok yazık, 6 puan önde girdiğin derbide, cepheden kaleyi bile göremedik ve bu takıma 50 milyonun üstünde maaş ödüyoruz.
sene boyunca fırsat buldukça 3'lü savunmaya özlemini dile getiren hatta tadının damağında kaldığını söyleyen, fakat 6 puan önde ve evinde oynadığı, rakip için 3 puanın daha değerli olduğu bir maçta dahi 4'lü savunma ile sahaya çıkmak zorunda kalacak kadar sezonu planlayamamış ve sezonun son 3 ayına savunma formasyonunu oturtamadan girmiş teknik direktör. bunu misal daha yeni bizi sahadan silen az'in ülkesi hollanda'da yapsan dalga konusu olursun. bu sene nasıl bir sistemsizlik ve plansızlık içinde olduğu bir kez daha kanıtlanan teknik direktör. sakatlar, eksikler, yeni transferler işin bahanesi.
umarım gelecek sezon galatasaray'ın başında, sistemine sezon başında karar vermiş ve bunu her transfer sonrası değiştirmeyecek, sistemli bir teknik direktör olur. zaten bu akşamdan galibiyetle ayrılamazsa artık son gününe geri sayım başlayacaktır.
1 haftadır herkesin psikoloji, ortam, yabancı hakem, mhy, wanda falan konuştuğu ama iş saha içi taktiğe gelince fenerbahçe'nin galibiyete çok yakın olduğu karşılaşma.
galatasaray futbol takımı şu anda, zamanında abdullah avcı'nın yaptığı gibi, rakip kendisini topu bilerek 1 stoperden başlamaya zorladığında oyun kuramayan bir takım, bunun alternatifi muslera'nın isabetsiz topları da rezalet durumda ve üstüne üstlük rakip uzun top kullandığında ise ikinci toplarda felaket durumda ki az takımı oyuncuları dahi tüm bir taktiklerini bu ikinci toplar üzerine kurduklarını söylemişti. üstüne üstlük o ikinci topları çok iyi dağıtacak dzeko gibi bir oyuncu var ve o oyunda yokken de birinci topları indirmek için hava toplarında çok üstün bir forvetleri var ve bu oyuncu davinson ve cuesta'ya göre inanilmaz üstün. bakın sonra üzülmeyin, fenerbahçe ısrarla topu kostic'e indirip oradan en-nesyri'yi bulmaya çalışacak ve stoper ikilimiz bu sezon futbolu bırakmış andriy yarmolenko'ya bile çare bulamadı. üstüne üstlük abdülkerim oynadığı durumda da rakibin bilerek kendisine topu bırakması ve onun topla çıkışları sonrası yaptığı isabetsiz paslar sonrası anı baskınlar planı kesinlikle olacaktır. mourinho, rize maçında onun isabetsiz pasıyla gelen golü sabahlara kadar izlemiştir.
çok şey beklenen lemina'nın 90 hatta 60 dakika oynayacak durumda olduğunu dahi sanmıyorum, zira kapanmış bir rize maçında 20 metrede top oynamakla, kazanmak zorunda olan fenerbahçe'ye karşı git-gelli 50 metrede top oynamak aynı şey değildir, hele hele her formda futbolcunun kondisyonunun düşüren galatasaray antrenmanları sonrasında.
gaz, motivasyon, şu bu, bunların hepsi ortada iyi plan ve iyi bir takım yoksa bomboş olan şeylerdir. galatasaray aylardır bunlara sığındığı her an daha büyük hayal kırıklığı yaşıyor. aylardir kayseri maçı dışında 1 farktan daha fazla maç kazanamamış takımın, şu form durumları ile fenerbahçe'yi rahat mağlup edeceğini sanmak, harikalar diyarında yaşamaktır.
yine sahada oynanan futbola bakmadan sene başından beri işlemediği kaç kez anlaşılan psikolojik bazı gerekçelerle galibiyet planları yapılan maç.
fenerbahçe şu anda galatasaray'dan daha iyi takım hatta çok daha iyi takım. efektifliği ile, ayakları yere basmasıyla, ne oynarsa oynasın avrupa'da turları geçişiyle ve içeride kazanmasıyla, makine gibi gol atan santraforuyla vs. ne zaman 11 tane iyi futbolcuyu yan yana dizince ligin içinden geçilmeyeceğini öğreneceğiz bilmiyorum. ortada oyun yok. bu sezon kaç kere insanlar maç öncesi 'iyi oynayacağımızı hissediyorum', 'işte o maç bu maç' diye motive olup sonra illk 30 dakikadaki paçavra oyunu görünce şok oldu ben artık sayısını unuttum. bu maç da öyle olacak. okan buruk'un taktiği, oyun kurgusu ve oyuncularının bu kurguya inancı bitmiş durumda artık. kadrodaki kimsenin içinde bir şeylerin düzeleceğine dair inanç yok. o yüzden de futbol dışı demeçler artıyor da artıyor. okan buruk forma ağırlığından bahsetmeye başladı. en son ajax maçından sonra futbolculara bu formanın ağırlığını anlatacaktı. o maçtan beri ite kaka galibiyetler sürdü, avrupa'da da 6'lık olduk. demek ki, bu saha içine hiçbir etkisi olmayan hamaset dolu lafları bırakmak lazım. plan artık işlemiyor, işlemediği defalarca kanıtlanıyor ve artık futbolcuların da buna inancı kalmadı.
pazartesi günü fenerbahçe maçın net favorisi, keşke oyunu öldürüp maçın kaderini olabildiğince maç sonuna bıraksak ama muhtemelen yine burada oyuncuların pas seçimi, savurganlığı, isabetsiz ara pası denemeleri, osimhen'in koşularına geç atılan paslardan kahrolacağız, sonra fenerbahçe ilk atağında en neyrsi ile tribünlere koşacak ve işin kötüsü bu o kadar tahmin edilebilir ki, haftalardır değişmesi için bir çalışma yapılmaması çok acı. transferi ile, forma adaleti ile, oyun planı ile.
son 4 aydır, kayseri maçı hariç, 1'den daha farklı maç bile kazanamayan galatasaray'ın, bu sezon hiçbir resmi müsabakada 3 farklı mağlup olmayan az alkmaar'a karşı turu geçme şansının futbol mucizelerine bağlı olduğu maç.