8 mart 2025 beşiktaş galatasaray maçı bittiğinde, şampiyonlar ligi'ne çoktan veda etmiş ve liderliği kaybetmiş halde olursa, taraftarın baskısıyla sezonu bitiremeyecek olan teknik adam.
önündeki 50 gün, galatasaray'daki geleceğini belirleyecek, o tarihte galatasaray şampiyonlar ligi'nde en azından ilk 24'e girmiş ve fenerbahçe ile puan farkını korumuş ya da açmış ise yoluna devam edecektir. yoksa kimse son 3 sezonun şampiyon olduğuna bakmayacaktır.
10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı sonunda afrika konfederasyonuna teşekkürlerini iletmesi gereken futbolcu.
zira victor osimhen, bu turnuvaya gitmek yerine bugün sahada olsaydı, yiyeceği kalayın haddi hesabı olmazdı.
bugün oynattığı kepaze futbolun yanında, asıl hemen bu akşam, kendisinden, maçın sonunda, rakip antrenör zamandan çalmak için oyuncu değiştirmeye hazırlanırken, "yok hayır durun, önce ben değiştireceğim, 2 değil 4 dakika oyun dursun" diye devreye girmesinin hesabının sorulması gereken teknik direktör.
derdim giren oyuncularda değil, ki aslında daha önce, kaan'ın, muhtemelen kontratında, bir oyuna girme veya minimum dakika oynama maddesi olduğundan neredeyse emin olduğumu sözlükte söylemiştim, derdim oyuncu değişikliği zamanında. rakibin iki oyuncusu zaten kenarda hazırlıklarını yapıyor. kazımcan belki, rakip sahaya yıkılan oyunda uzun taçlar için sahaya girebilir de, kaan ayhan nedir birisinin bunu sorması lazım. ki kazımcan da bu iş icin girecekse o 86-87 değil 80'de olmalı.
eğer galatasaray futbol kulübünün başında, "oh hoca fenerbahçe'yi yeniyor, bizi de kurtarıyor" diye hiçbir otorite kuramamamış bir başkan ve yönetim yerine, girişimci, azılı kapitalist, baskın bir başkan, örneğin ünal aysal olsa, bu akşam okan buruk'u ayağına çağırır, "şu maçın bir hesabını ver bakalım hoca" derdi de, tabii böyle bir şey olmayacak.
giderayak rakip hocaya, kendisini nasıl mat edeceğinin formülünü de verdi ve adamlar etkisiz bir forvetle oynadılar. oraya bir de bir golcü çekerlerse, sene sonuna kadar bu başlık dolar taşar.
futbolu okan buruk'tan iyi mi kötü mü biliyoruz onu gerçekten bilemeyiz de, hadi paşa gönlünüz olsun, o herkesten iyi biliyor diyelim de, sezonun bu bölümünde fenerbahçe'ye oyun açısından ezilerek gelen mağlubiyetin, nelere yol açacağını kendisinden daha iyi biliyor olabiliriz, kimse kusura bakmasın.
bugün oynattığı kepaze futbolun yanında, asıl hemen bu akşam, kendisinden, maçın sonunda, rakip antrenör zamandan çalmak için oyuncu değiştirmeye hazırlanırken, "yok hayır durun, önce ben değiştireceğim, 2 değil 4 dakika oyun dursun" diye devreye girmesinin hesabının sorulması gereken teknik direktör.
derdim giren oyuncularda değil, ki aslında daha önce, kaan'ın, muhtemelen kontratında, bir oyuna girme veya minimum dakika oynama maddesi olduğundan neredeyse emin olduğumu sözlükte söylemiştim, derdim oyuncu değişikliği zamanında. rakibin iki oyuncusu zaten kenarda hazırlıklarını yapıyor. kazımcan belki, rakip sahaya yıkılan oyunda uzun taçlar için sahaya girebilir de, kaan ayhan nedir birisinin bunu sorması lazım. ki kazımcan da bu iş icin girecekse o 86-87 değil 80'de olmalı.
eğer galatasaray futbol kulübünün başında, "oh hoca fenerbahçe'yi yeniyor, bizi de kurtarıyor" diye hiçbir otorite kuramamamış bir başkan ve yönetim yerine, girişimci, azılı kapitalist, baskın bir başkan, örneğin ünal aysal olsa, bu akşam okan buruk'u ayağına çağırır, "şu maçın bir hesabını ver bakalım hoca" derdi de, tabii böyle bir şey olmayacak.
giderayak rakip hocaya, kendisini nasıl mat edeceğinin formülünü de verdi ve adamlar etkisiz bir forvetle oynadılar. oraya bir de bir golcü çekerlerse, sene sonuna kadar bu başlık dolar taşar.
futbolu okan buruk'tan iyi mi kötü mü biliyoruz onu gerçekten bilemeyiz de, hadi paşa gönlünüz olsun, o herkesten iyi biliyor diyelim de, sezonun bu bölümünde fenerbahçe'ye oyun açısından ezilerek gelen mağlubiyetin, nelere yol açacağını kendisinden daha iyi biliyor olabiliriz, kimse kusura bakmasın.
10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı'nın ilk yarısında domenico tedesco tarafından oyunun her anı ve her zerresinde mat edilen teknik direktör.
yunus, sane ve barış oyunda yoklar diye oyunculara sallanıyor da niye yoklar acaba, ilk yarım saat boyunca ayaklarına top alıp süreklilik sağlayacak bir devamlılık yoktu da ondan. peki bunun sebebi ne? taaa bizim sahadan başlıyor sebebi. tedesco, kerem ve duran'ı sallai davinson bağlantısına bastırdı da bastırdı ve topları abdülkerim'e attırdı sürekli. musaba da orada basmadan gölge savunma yapınca ister istemez lemina sürekli savunma arasından top çıkarmak zorunda kaldı. peki böyle olunca ne oldu bizim orta sahada torreira - lemina önlerinde yunus olacağına lemina önünde torreira önünde yunus oldu ve tedesco torreira'yı asensio, guendouzi, ismail üçgeniyle oyunda düşürdü, dikkat edin torreira kaç kez bu baskıdan kaçmak için bizim sahaya gelip boş adam bulamadığından isyan etti. e bulamaz çünkü kendisi de geriye gelince öndeki 4lü ile galatasaray'ın gerideki 6 oyuncusu arasındaki mesafe 30 metreye çıktı. ve galatasaray 4-2-3-1 değil 4-2-0-4 gibi saçma bir dizilişe mahkum edildi. oyuna 30 dakika giremezsen böyle bir ilk yarı oynarsın.
böyle felaket bir devre sonunda ve leroy sane ateşle oynarken sadece 1 farkla yenik durumda olmasına oturup şükretmeli ve ikinci yarı ya bu bağlantıyı sağlayacak bir oyunu kurmalı ya da sara'yı bir şekilde oyuna atacak dizilişi yapmalı. ilkay'ı buraya atarsa çok büyük bir değişiklik olmayabilir.
kaan ayhan'ın alman bürokrasisi gibi top oynadığı maç. 5 metre önüne ara pası atacak, mektupla gönderiyor, 2 dakika falan sonra alıyorsun pası. gelsenkirchen belediyesini özledi galiba.
kaan ayhan'ın alman bürokrasisi gibi top oynadığı maç. 5 metre önüne ara pası atacak, mektupla gönderiyor, 2 dakika falan sonra alıyorsun pası. gelsenkirchen belediyesini özledi galiba.
kaan ayhan'ın alman bürokrasisi gibi top oynadığı maç. 5 metre önüne ara pası atacak, mektupla gönderiyor, 2 dakika falan sonra alıyorsun pası. gelsenkirchen belediyesini özledi galiba.
kaan ayhan'ın alman bürokrasisi gibi top oynadığı maç. 5 metre önüne ara pası atacak, mektupla gönderiyor, 2 dakika falan sonra alıyorsun pası. gelsenkirchen belediyesini özledi galiba.
kaan ayhan'ın alman bürokrasisi gibi top oynadığı maç. 5 metre önüne ara pası atacak, mektupla gönderiyor, 2 dakika falan sonra alıyorsun pası. gelsenkirchen belediyesini özledi galiba.