artık bıktım şu bana ayrı ona ayrı oynuyor muhabbetinden. mou, sen ne oynuyorsun bana onu söyle? adamların transfer yasagi var yanılmıyorsam. kadro değerleri 12 milyon euro. diğer takimlarda buna yakın. sen en lüks oyuncaklara sahip mahallenin şımarık çocuğu iken, diğerleri sağdan soldan toplama parçalarla kendi oyuncaklarını yapıyor. insanda utanma olur. senin bu kadro ve oyuncularla bu ligin içinden geçmen gerek. çıkmış oraya masal anlatiyor. ilk atagin72 de yapıyorsun. futbol seni bırakmış. zihniyetin ilkel. oynattigin futbol fenerbahçe dna sina aykırı. merkezden gelemiyorsun. kenarları tıkayıp, hava toplarini alıp hızlı adamları ile seni merkezde bırakılan boşluktan giden her takım yener. rangers i yendin ancak ne oynadık? cerny denen adam biraz şanslı olsa seni tek başında dağıtacaktı. rangers da ridvan yılmaz oynuyor. eline fırsat geçerken, gidip anlamsız degisiklerle normal süre ya da uzatmada bitecek maçı penaltılara bıraktın. rangers dan 3 yedin kendi sahanda. gs dan üç yedin sahanda. hakem penalti uydurmasa 6-0 tarihe karisabilirdi. irfan can kahveci bitti. maximen ile sorunların var. tadic israrin nedir? takım yavaş dedin sene başında koydugun teşhiste, sonunda kaplumbağa yarattın. birak artık su çeneyi de icraat yap. elinde teneke denen kupa kaldı. o gs seni bir daha elerse kim neyin hesabını verecek?
samet enteresan bir oyuncu. adam adama oynattiginda kene gibi yapışan, rakibi oynatmayan biri. kompakt defansta, ileri çıkmasına izin vermez ve sadece dar alanda kıllanırsan da iş çıkarıyor. ancak ileri çıkışlar da ve oyun biraz geniş oynandığında ise pozisyon bilgisi zayıf, adam kacirma özelliği çok fazla. en ufak bir hata yaptığın da da cabin dağılıyor. bu şartlarda ise fitili hiç sönmeyen bomba haline geliyor. ilerin çıktığında kornerlerde gol de atıyor, ancak ileri çıkışlar da bahsettigim sorunlar büyük. sana iki maç kazandırır, en kritik maçlarda ki hataları ile beş maçta kaybettirebilen bir oyuncu. tercih edebileceğim bir oyuncu değil ancak herkes oynatıyor adamı. adam da gizemli birsey var, o şeydeki boncuktan öte.
nesyri bir osimhen değil. olamaz da. mesele nesyri-dzeko tandeminin bozulmasi. dzeko ile olan verim tek başına yok. mesele oruç da değil. insanlar fasting-eating sistemi ile ki bu 18 saat aç kalma ve 6 saatlik yeme diliminde, bünyeyi sağlıklı gıda, vitamin ve mineral ile besleyerek performans olarak kayıp tasimiyor. sorun ne yediğinde. aşırı karbonhidrat ve şeker bünyeye performans olarak tok olsan da daha fazla toksik zarar veriyor. talisca-nesyri-dzeko ile oynayabilmek ve diğerlerini buna göre dizmek en mantıklısı. bu üçlü de tadic in dışarıda kalması en iyisi.
gideceğini sananlar rüya aleminde olanlar. bu ego varken zor. fenerbahçeli olduğunu iddia eden birisi sevdiği bir takımı, tutkuyu batağa sürüklediğini anladığı anda bırakır. o zaman bu adamın hesabı başka.
@hipocrates in yazisina cevap yazmaya çalistim. ancak 4000 karakter barajına takıldı. o yüzden ayrı cevap olmak zorunda.
yazımın temelinde iki nokta var. birincisi mou nun istediği kadro yapısında çözüm mü zehir mi olacağı. alacağı oyuncuların yüzde kacinda verim alıp, maximen de olduğu duruma düşmeyecek. el nesyri ısrarı ve ona uygun olmayan oyun sistemi mi?sonuc da deneme ve yanilma ile alakalı bir süreç olacak.
ikinci kısımda ise mou kalacaksa uzun vadeli kalması için ikna edip, para musluğunu açacak ve ona göre kadro kuracaksın. yıldızsa yıldız, iyi oyuncu potansiyeli varsa iyi oyuncu. bu arada yıldız oyuncu nedir in doğru tanımı gerek. yaşı geçmiş adı kalmış oyuncu mu yıldızdır, potansiyel olarak piyasa yapması kaçınılmaz ancak kalite orantılı maliyet olarak yüksek, roi (return of investment) i yüksek olan mı? tabi ki sana hem bu lig de hem avrupa da başarı getirerek, yoksa roi beklentin de asagiga kalacaktir. ayrıca beklentinin ne olduğunu iyice anlatacak ve buna göre plan yapıp yapmaya niyeti var mı soracaksın, kartlarını herkes masaya açıkça yaptıracak. mou egosu önde devam edecekse, zehir olacaktır. son bölüm de ise konu mou dan çok ak dir. onun şu an başkan olarak devam etmesi, çocuğu gelecek sezon içinde olu doğurmaktır. bu sadece başarısız ve tutarsız bir başkan olması ile değil, işin perde arkasında ki politik sorunla da ilgili. o yüzden mou nun kalıp kalmasından ziyade ali koç isi çözülmeli. yoksa ne degisecek?
anlamadığım çok şey var. haberciliğine güvendiğim kaynaklara göre icardi once fb ye önerilmiş. istenmemiş. abdülkadir bardakçı elindeyken, sen bu kadar edermisin diyen adam, gs a peşkeş çekti. bunu diyen adam etmeyenlere neler verdi. osimhen yine öyle. önerilmiş. acun bey elimizde el nesyri var diye osimhen i ne yapacağım diyen adam. gerçi el in peşinde imza için beklerken olmuş. öbür takım icardi nin yanina osimhen çekiyor. daha ne aptalliklar. vizyon ali, vizyonsuz işler yapa yapa burda. bu kadar paran olacak. bu kadar sponsor. para vermeye hazır adam. fener ol yaptın. bu kadar parayı anlamsız kararlar ve akıl hocalari ile çöpe attın. sonunda yedi sene boyunca elde var sifir.
temel özet burada”araştırma sonuçlarına dayanarak şöyle öneriler de bulunmuş yazarlar; “kulüpler, teknik direktör değişikliğini bir çözüm olarak görmek yerine, uzun vadeli istikrar ve doğru eşleşmeye odaklanmalıdır.”
dogrudur. ancak fenerbahçe bu oyuncu-yönetim-td özleşmesini asla bulamamış, bulmaya yakın iken de sebepsiz sebepler bularak yok etmiştir. sabit ve istikrardan bahsederken bu ikisi de fb genlerinde yoktur.
mou nun su an için fb ye kattigi en olumlu olay 3-5-2 oynayabilen ve bunu kadroya harmanlayan ilk portekizli olusu. ancak burda da bir ama var. doğru oyuncu tandemi ve kadro yapısı ile çıktığında isleyen, oyuncu degisikliklerinde ve yanlış kadro ile elinde patlayan bir sistem. hücum varyasyonu olarak hiçbir gelişme kat edemedi. önemli maçları alamadı ki onun varlığınin ise yaraması gereken en önemli nokta da bu. hiz eksikliğinden bahsedip, daha da yavaş ve kontrollü oyuna geçti. rangers rövanş macinda bu kadar övülen futbol da gerçekten mükemmel miydi? bir cerny bitirici kimliği biraz daha iyi olsa bugün başka şeyler konuşuluyor olurdu. elinde şu ana kadar kimsenin elinde olmayan ve istediği oyunculardan oluşturdugu kadro ve geniş kulübe. samsun maçında yorgunluk mazereti! neden bu kadar sakat oyuncu. neden kendi istediği maximen ile dustugu durum. neden irfan can kahveci den yararlanamamak. tadic ve mert hakan ısrarı. daha bir sürü neden.
soru şu mou uzun vadeli eşleşme ve çözüm olarak üzerinde durulması gereken bir kimlik mi? kafası estiği anda ben iki yıllık geldim giderim diyen biri mi? para harcamadan iyi oyuncu getirmeden, deneyip yanılmadan iyiyi bulması ne kadar süre alacak ve artık şampiyonluk hasreti tavan yapmış bir camia için ilaç mı yoksa zehir mi? istikrar ve eşleşmeye donelim. arsenal, arsene wenger ile eşleşti ve istikrar yakaladı. kaç şampiyonluk aldı? liverpool istikrar yakalamadan klopp u getirdi şampiyon oldu. şimdi klopp gitti yenisi sampiyon yapacak. arsenal, arteta ile istikrar diyor. şampiyonluk yok. atletico madrid de istikrarlı, yine başarı yok. sonra okan buruk jesus un, ismail in, büyük ihtimal mou nun önünde üçüncü şampiyonluga kosuyor. buna rağmen kaç kez gönderilmesi gerektigi gündeme düşerken.
fb treni kacirdi. yedi yıllık ak dönemi ve öncesi. kaçıncı yılımızdayız sampiyon olamadan? taraftar ve camia bu eşleşme oluşumunu ya da yeni evrim teorisini bekleyecek sabra sahip mi? td-kadro-yönetim ucgeninde temel unsur yönetim. doğru seçimleri doğru zamanlama ile yapıp, hata payini minimize edebilen yönetim. her yıl hatalarından ders alıp buna yenisini ekleyen ali koç la mi olacak bu iş? mou kalacaksa, yönetimin baştan sonra değişmesi şart. sonra mou ile oturup konuşursun, uzun vade planlama yapıp, beklentileri karşılayacak kadro kurup devam edersin. bir sonraki sene yine şampiyonluk gelmezse ne olacak? türkiye de, özellikle fb de istikrar için devam mı denecek, yoksa mou da tenekeyi ardına bağlayıp aldığı euro lar ile mutlu ve sağlam emekliliğe giden mi olacak?
ozetle, fb gittikçe sıradanlaşan yapidan çıkmak ve bu sampiyonsuzluk döngüsünü kirmak zorunda. bu ali koç ile olacak gibi gözükmüyor. o gitmeden mou nun kalip kalmamasının önemi yok.
bir futbolcu için en iyi idman maç oynamaktır. bu kadro haftada iki maç çıkartamazsa ben bunu hocanin kadro seçimine ve calistirma şekline bağlarim. bu kadar geniş kadro hangi takımda var?
kagni arabalarıyla çıkıp, kontrollü futbol diye 70 dakikayı heba ederse bir puan alır.