bugünkü maçı statta izleyen melo yeri geldi hırsından sabrinin boğazını sıkmıştı sahanın ortasında.

maalesef kimse işin ciddiyetinde değil.

çok yavaş oynuyoruz çok. ayrıca hiç üretemiyoruz. yeterince şut atmıyoruz. sane çabalıyor. başka da pek vasatı aşamayan yok gibi.

biri yere falan yatsın!
bir anda bu kadar oyundan düşülmez ya!
okan hocam ne zaman müdahale edeceksin.
en son sane'yi çıkartılmadı ve sane kırmızı kart görmüştü.

harika bir ilk yarı. muhteşem oyun ve muhteşem bir şekilde maça hazırlanmış teknik ekip.

ben baya korkuyordum bu maçtan ama şu anda oynanan bu güzel oyunu görünce biraz rahatladım.

ama ilk yarıda son 15 dk. oyunu verdik gibiydi. 2 farklı skoru bulunca takıma bir şeyler oluyor. inşallah rehavet değildir.

bu kadar radikal ilk 11 değişiklikleri bu maç için hiç olmadı. artık son haftalara giriyoruz bu kadar revizyon olmamalıydı. çıkarılan ilk 11 bu sene kaç defa yan yana oynadı??? alışılmamış kadro ile şu anda daha fazla risk aldık. başı kesik tavuk gibi kimin ne yaptığı belli olmayan bir maç izleyebiliriz.

herkes sallai sağ açık oynamasa boey çıkmasa falan filan bir sürü yorum yapıyorlar. mevzu bunlar değil. biz maça 11 değil 15 kişi de çıksaydık yine de bozguna uğrayıp silik futbolu oynayacaktık ve bu sonuç yine kaçınılmaz olacaktı. aşağıda ki entry'de niye avrupa maçlarında deplasmanlarda yenildiğimizi ve böyle ağır yenilgiler* aldığımızı kendimce yazdım.

yazdığım maddelerin her biri çok önemli ama 3.madde ölümcül nitelikte. dünya futbolu yeterince hızlandı. hız işi çözülmezse işimiz zor. türkiye ligindeki ağır tempo ve statik paslaşmaya alışıp topu koşturduğumuzdan, bu sistem dışına çıkıldığında yani avrupa maçlarımızda oyuncular ne yapacağını şaşırıp aksiyon alamıyorlar ve bocalıyorlar. başı kesik tavuk gibi ne yapacağını bilmeyen bir topluluk oluyor sahada adımıza.

bunu değiştirecek adam okan buruk. futbolcularımız avrupa arenası için düşündüğümüz kadar kötü, yetersiz oyuncular değil hatta iyi bir kadromuz mevcut. sadece avrupa ile türkiye liginin dinamiklerine göre iyi eğitilmeleri gerekiyor. nabza göre şerbet meselesi. türkiye süper liginde 3.vites yetiyorsa, avrupa maçlarında mecbur 5.vitese takacak hatta spor modunu açacak oyuncular. bu sadece fizik anlamında değil, mental ve oyun aklı, motivasyon vs.

ben şimdi seneye yine şampiyonlar ligine direk katıldık diyelim. geldi oradan 3 - 5 tane baba takım deplasmanı fikstürde.

şimdi ben ne düşüneyim? allah kahretsin yine 4-5 yiyip döneceğiz'e mi inanayım?

bu takım, okan buruk ve ekibi bu sene muhteşem bir iş başarıp yıllardır kalamadığımız ilk 16'ya bizi sokmuş olup her türlü sınavdan başarıyla geçmiştir. önceki uefa avrupa ligindeki performansımızında üstüne koyarak bu sene çok daha iyi sonuçlar alıp bizi çok iyi temsil etmiştir.

artık seneye inşallah hep beraber şampiyonlar ligine yine katılabilirsek, sürekli oranın gediklisi olabilirsek, ben oyunumuzun çok daha iyi anlamda gelişeceğini düşünüyorum.

okan hoca yine gereken dersleri geçmişte olduğu gibi yine çıkartacaktır bundan hiç şüphem yok.

hocanın avrupa'da eksik olduğu yerler
1.oyunumuz osimhen'e çok bağlı. osimhen giderse çöküş büyük olabilir. bunu çözmesi gerekiyor.
2. ramspark'ta taraftarımız ile oynadığımız ürkütücü maçlar ne kadar iyiyse, avrupa'da deplasman maçlarımız bir o kadar kötü ve çaresiz oynuyoruz.(25 maç-21 mağlubiyet)
3.türkiye ligindeki statik ve durağan paslaşmamızın ve avrupa futboluna göre yavaş kalan oyunumuzun bedelini avrupa deplasmanlarında ağır ödüyoruz. oyunumuzu daha dikine, top sürerek ve hızlı oynamalıyız.
4.golü yiyince avrupa maçlarında hemen dağılıyoruz ve hezimet geliyor. bu durum çok sinir bozucu ve futbolcular ile konuşulup bir şekilde bu sorunun çözülmesi gerekiyor.

sallai sağ beke geçerse iyi oyunu gelecektir. boey çıkıp sane girmeli.

sallai sağ beke geçerse iyi oyunu gelecektir. boey çıkıp sane girmeli.

sallai sağ beke geçerse iyi oyunu gelecektir. boey çıkıp sane girmeli.

/ 15 »
Kayıt Ol