dünya üzerinde 10 kişi kalmaya gol yiyerek bu kadar çabuk reaksiyon (!) veren sayılı takımlardan biriyizdir sanırım. hiç sektirmeyip 3-5 dk içinde yiyiveriyoruz golü.
hem de karşımızda ne seviye bir rakip olduğundan bağımsız.
sedece bu değil, dengede geçecek her maçımız manipülasyona açık maalesef.
bu nedenle iş takıma düşüyor, bulduğunu atacan arkadaş, başka yolu yok bunun...
iki lafı üst üste getirip konuşamayan, kurduğu natamam, yarım yamalak cümlelerle ne dediği belli bile olmayan, bulunduğu pozisyonun dürüstlük ve tarafsızlık gereğinin farkında olmayıp "eyüpspor'un hakkı yendi" gibi bir hem gerçek dışı hem de tarafsızlığını artık yitirdiğinin ispatı niteliğinde bir cümle kurabilen, "kalıbının adamı" olmadığını her geçen hafta daha biraz daha perçinleyen birisi...
(bkz: kontrolünü yitirmiş zat)
(bkz: sahte kabadayı)
son dönemde gerek kulüp olarak, gerekse de taraftar yapısı olarak galatasaray lehine hakem hatası yapıldığına inandıkları pozisyonlarda verdikleri tepkilerin onda birini fenerbahçe havadan puanları üçer beşer götürürken verememekteler. halbuki şampiyon olacaksan önünde sadece galatasaray yok ki, fener'i de geçmen lazım. ancak hiç öyle bir dertleri yokmuş gibi davranıyorlar.
fenerbahçe lehine hem de aleni şekilde gözümüzün içine soka soka yapılan hataların hiçbirine tepki koymuyorlar. ee bunlara kasımpaşa da, rize de, konya da tepki koymuyor.
sen bu şekilde takılırsan birileri de seni önce salıncağa bindirir, sonra oradan indirip tahterevalliye.
o zaman bunlara kızmayacaksın...
peşinen söylemekte fayda var, uyuşuk futbolu kaldıracak bir maç değil.
dinamik ve en az rakip kadar hareketli olmalıyız.
çok pas yapan bir takım olduklarından, önde basacaksak mutlaka sonuç almalıyız.
bastık, ama presimiz kırıldı, bu durumda arkada nahoş durumlarla karşılaşma ihtimalimiz artar.
bu nedenle oyun boyunu maç boyunca kısa tutmalı, pas kanallarını olabildiğince kapamalıyız.
biraz bu sezonki kadıköy deplasmanında oynadığımız oyun baz alınabilir belki.
(bkz: 21 eylül 2024 fenerbahçe galatasaray maçı)
illa ki en az net 3-4 pozisyon buluruz bence, yeter ki hem kolay gol yemeyelim hem de biraz bitiriciliğimiz iyi olsun...
aradan sonra kritik maç.
umarım bizimkiler şu an kayseri'de oynanan komedyayı izleyip de morallerini bozmuyorlardır.
(bkz: 23 kasım 2024 kayserispor fenerbahçe maçı)
0-1 olsun bizim olsun...
bodrumspor'a, x'e, y'ye değil, kaybederse fenerbahçe'nin puan farkını azaltamamasına bodrumspor'un yenilgisinden çok daha fazla üzüleceğini bildiğimiz volkan demirel'e karşı oynanacak maçtır.
takım da hoca da bunu bilip, bu aleni gerçeğe göre hazırlanırsa iyi eder, derbileri kazanıp buralarda takılmak okyanusları geçip derede boğulmakla aynı olur.
bu, rakibi küçümsemek değil, tam tersi, derbi ciddiyetiyle hazırlanmamız gerektiğinin altını çizmektir.
hele ki davinson gibi baskılı oyunumuzun ana mimarlarından biri olan oyuncumuzun cezalı olduğu maçta azami dikkat ve konsantrasyon çok önemli...
benim için volkan demirel'e karşı, hatta başkanlarını ve koç grubu ile olan ticari ilişkilerini düşününce küçük fenerbahçespor'a ya da aşağıfenerbahçespor'a karşı yapılacak bir maçtır.
camianın konsantrasyonunu bu minvalde sağlamasını umuyorum.
bu sabahtan itibaren mill takıma ara verip odaklanılması gereken maçtır.
hele ki bu, ligdeki tek var olma amacı koca ligde oynayacağı 2 galatasaray maçında rakibine puan, oyuncu, tahrik-kart, sakatlık .....vs. maksimum zararı vermek olacak olan volkan demirel'in takımı ise, bu konsantrasyon "kırmızı alarm" seviyesinde kat be kat daha fazla olmalıdır.
zira beklentim galatasaray kulübü olarak, zamandan ve içinde bulunduğumuz durumlardan bağımsız şekilde, her daim birilerinin salıncağında sallanan ve bundan hiç utanmayan kasımpaşa, rizespor, hatayspor, sivasspor kulüpleri ile başlarında teknik direktör olarak volkan demirel, bülent uygun, çağdaş atan, rıza çalımbay gibi tiplerin bulunduğu takımlara karşı her daim tam konsantre olunması yönündedir.
bunlara karşı oluşacak en ufak bir rehavet ve konsantrasyonsuzluğa bir taraftar olarak tolerans göstermeyeceğimi ve kolay kolay hiçbir mazareti kabul etmeyeceğimi şimdiden beyan etmekte bir beis görmüyorum.
eminim ki camianın büyük çoğunluğu da böyle düşünüyordur.
umarım teknik heyet ve takım bunların bilincindedir...
çok hırpalayıcı geçen ve çok efor harcanan bir avrupa ligi maçından sonra milli ara nedeniyle sadece 2 gün dinlenerek, üstelik samsunspor gibi diri ve istim üzerinde olan bir rakibin karşısına çıkmak, iç sahada da olsak maç öncesi beni puan kaybı olacağına dair endişelendiriyordu.
çok şükür ki puan kaybı yaşamadan bu zorlu virajı da dönmüş olduk.
hatta biraz günümüzde olsak, ve halil umut meler lehimize hiçbir zaman uygulamadığı faul/penaltı standardını aleyhimize olan pozisyonlarda da korusaydı, belki de yine 3-4 farklı bir galibiyet alabilecektik.
(bkz: 7 kasım 2024 galatasaray tottenham maçı)