bir de düşünün ki kendi kurmadığı kadroya geldiği halde bu dokunuşları yapıyor. benim saygımı kazandı şahsen. ilk geldiğinde bu tip hocalar tamamen zar atmak demektir demiştim. ama işte zar atılacaksa da bu tip hocalara atılmalıdır. bitmeye yüz tutmuş, tazminat canavarına dönüşmüş mourinho'ya değil... bitmeye başlamış büyük hocanın enkazı da büyük olur, o tiplerden uzak durmak lazım. çok acı şekilde öğrendik bunu... büyük hoca getirilecekse de yıllardır savunduğum şekilde aktif ve başarili büyük hoca getirilmeli. yoksa genç, sistem kurma potansiyeli olan, modern futbol ekollerini benimsemiş hocalar çok daha iyi sonuç veriyor modern futbolda.
kan uyumu da yakalanıyor gibi görünüyor. umarım üstüne koya koya devam ederiz.
galiba milli takım arasında hoca bu işi düzeltmiş. belki %100 çözemese de büyük oranda halletmiş. stuttgart maçında ismail ve alvarez canavar gibi mücadele ettiler. skriniar'ın kondisyon ile çok ilgisi yok pozisyon olarak ama o da mükemmel mücadele etti. öyle ki bu ikiliye artık resmen ayıp olmasın diye koşanlara saygıdan asensio, kerem ve nene bile inanılmaz bir defansif katkı verdiler. profesyonellik de böyle bir şey. nasıl ismail yüksek milli takımda hakan çalhanoğlu'nun çabasına saygımdan ötürü koşmak zorundayım diyordu. burası da aynı şekildeydi bu maç. hoca ile futbolcular birbirine de iyice alışmış. iyi yoldayız gibi duruyor.
tedesco'nun ilk gerçek sınavı olabilir bu. daha önceki karşılaşmalarda çeşitli sebepler, bahaneler vardı. hoca yeni gelmişti, seri ve düzenli antrenman yaptıramamıştı, sezon başı kampını iyi geçirmeyen bir oyuncu topluluğu vardı vs vs. hepsinde haklılık payı olduğunu düşünüyorum bunların. ama milli takım arası, kadronun iskeletinin oturması, hocanın sistemini oyunculara doğru anlatması için yeterli bir süre geçti sanki. üstüne disiplin ve otorite kurulması adına kadro dışı kararları verildi. hoca bazı as oyuncuları direkt kulübeye çekti. ki iyi ki çekti... ederson hariç hiçbir bahanemiz olamaz şu anda. eğer kaleci hatası da olmazsa (ki tarık ilginç şekilde iyi gidiyor şu anda, umarım hep böyle hazır olur sezon boyu acil durumlar için) bu maç bizim ilk gerçek sınavımız olacak.
maçı kazanırız, kaybederiz bilemem. ama eğer kazanırsak çok başka şeyler konuşacak duruma gelebiliriz. en azından hoca takıma dokunabiliyor mu dokunamıyor mu onu net görürüz bence bu maç. ben şahsen bu gözle izleyeceğim biraz daha. yensek de yenilsek de eğer ışık verebilirsek, bu takımın bir kıvılcıma ihtiyacı olduğunu, ayağa kalkabileceğini düşünüyorum. ya da en azından öyle inanmak istiyorum. büyük takımların kas hafızası oluşturması da çok önemlidir öte yandan. kazanmak da bir kas hafızasıdır bizim gibi kulüpler için. olası bir galibiyet çok ciddi bir özgüven artışı sağlar bize.
doğru tespit bence de. katılıyorum.
gerçi çok kötü oyuncu değil aslında. ama hiçbir meziyeti 10 üzerinden 9-10'luk da değil. hep ortalama hep ortalama... büyük takım santraforu bu kadar ortalama olmamalı.
bir kere arkaya sarkacak forvet değil. hızı fena değil ama topla gidemiyor. işin kötüsü duvar olacak pivot santrafor da değil. yani fazlasıyla arada derede kalmış bir tarzı var. ancak ya karambol golcüsü olur ya da kenarda 20 orta kesilir, 1-2 tanesine çıkar vurur. kafaları fena değil diye düşünüyordum artık o konuda da endişem var gerçi.
iyi noktaları hiç mi yok ? elbette var. boyuna posuna göre hızlı gerçekten. garip şekilde pas dağıtımı fena değil. ama santraforun birinci amacının bunlar olmaması gerekir.
bence de eğer öyle 30'u buluyorsa teklifler düşünmeye bile gerek yok. teşekkür edilip gönderilmeli. üstüne 3-5 daha koyup gerçek bir a sınıf santrafor alınabilir. ya genç ya da epey tecrübeli, hamle oyuncusu bir yedek de yanına getirilir. cenk de var zaten. tek santraforlu sistemde yeterli olur 3 isim bize.
soru : ersun yanal'ın günahı nedir ?
cevap : futbolun artık ersun yanal'ı bırakmış olması.
daha sevap günah aramayın derim naçizane. adam tamamlamış misyonunu işte. bir dönem adını herkese duyurmuş, form tutmuş, öyle veya böyle gittiği yerlerde başarılı olmuş, bizde şampiyonluk yaşamış, milli takım çalıştırmış. sonra da herkes gibi dönemini kapatmış gitmiş. son takımlarına, puan ortalamalarına, yaptıklarına, görev sürelerine bakınca çok net anlaşılıyor sevabı da günahı da. artık zorlamanın anlamı yok bence.
yeni isimler, yeni tatlar... zaman geçiyor, futbol güncelleniyor. önümüze bakmak lazım.
tedesco için referans maçı niteliğinde bir maç. zagreb denemelerindeki saçmalık seviyesini o da fark etti bence. bu hafta önce nice sonra samsun maçları hocanın kafasında ne olduğunu gösterir bize. buradan kayıpsız çıkarsa bir şansı da hak etmiş olacak.
oynanacak oyun da çok önemli. bazı maçlar vardır 3-0 kazanırsınız ama takım hiç ışık vermez. bazılarında ise 1-0 kazanırsınız ama bu takım oturuyor dersiniz.
tedesco ilk kez seri antrenmanlar yapturdı takıma. bakalım gerçek futbol felsefesi nasılmış, ne kadarını oturtmuş takıma.
karar çıkmamış, en çok postecoglou isteniyormuş diye yazdı haber sayfaları...
bir de spalletti haberi var ki eyvah eyvah diyorum sadece...
schmidt'i zaten ister çoğumuz ama belli ki o istemiyor. dinlenmek istiyormuş. postecoglou da iyi aday bence. çok pozitif top oynatıyor. stuttgart'ın hocasının adı geçti ama ciddiyete binme şansı yok gibi... asıl sorun spalletti ve ismail kartal... bu ikiliden uzak durmak lazım.
başlıkta saran'dan yazmak isterken yanlışlıkla saran'dam yazmışım, kusura bakmayın lütfen, klavye azizliği...
az önce düştü bazı haber sitelerine. youtube'da yorumlayan bazı spor kanalları da oldu. okumak ve izlemek isteyene bir kaynak bırakıyorum aşağıya.
kabaca aykut kocaman'a gel yönetici ol, volkan demirel'e de a takım sorumluluğu teklif edilmiş. anladığım kadarıyla teknik direktörlük ve saha içi görevden ziyade futbol aklı oluşturulurken aykut kocaman'ın ve volkan demirel'in kulüpte görev almasını istemiş bu teklifle.
tamamen şahsi fikrimdir, saran'ın açık seçik ali koç için oy topladığını düşünüyorum artık. seçim kazanmak isteyen adamın "taraftara rağmen" bu işlere girmesinin mantıklı bir izahı yok çünkü. resmen beni seçmeyin diyor eğer bu haber de doğruysa.
kaynak : sporx
youtube :
mourinho ile yaşanan şeyden farkı kalmaz. ersun hoca belki teknik direktörlüğü bırakmamış olabilir ama futbol ersun hocayı bıraktı maalesef. ikinci gelişinde hissettik bunu. sonrasında da hiçbir ciddi performansı yok başka takımda. en son amedspor falan geziyordu.
yapmayın etmeyin.