kimse kusura bakmasın, osimhen'in kendini yırttığı sahada lakayıtlık bu adamın haddi değil.
menajerinle, mentalitenle, karakterinle sana en çok yakışan arap topraklarına bir an önce kavuşmanı dilerim.
öz kardeşi gibi savunan taraftara da hala ve hala anlam veremiyorum.
basmayın kardeşim, hak etmeyen adamı bağrınıza da basmayıverin. kadıköy dönmesinden de mi ders çıkmadı.
oynuyorsa parasını alıyor, oynuyorsa binlerce türk gencinin giymek istediği forma üzerinde oynuyor.
ne barış alper vazgeçilmez bir adam, ne de koskoca galatasaray bunun podyumu.
hagi'den, sneijder'den, melo'dan, mertens'ten, muslera'dan sonra yerler dolmuş, yeni yıldızlar doğmuş, nedir bu barış alper fetişizmi çözemiyorum.
liverpool maçı herkesin gözünü gereğinden fazla boyamış belli ki.
4 ekim 2025 galatasaray beşiktaş maçı'nda dönüp üç gol atsa da fikriniz değişmesin. haftaya eserse bir anda antremanları bırakabilir maazallah.
sayın hoca, bu lemina sana antremanlarda küfür falan mı ediyor? nedir bu adamla derdin, niye her ihtimalde ilk gözden çıkan adam bu gariban. ki bu oldukça önemli; değişiklik sonrası oyun dağıldı.
bir diğeri; takımı komple ama komple sete çekiyorsun. öndeyken de gerideyken de. 60-70 dakikada bir tane verimli atak çıkarabilecek set hücumun yoksa sen niye bu takımın başındasın? kaybedecek hiçbir şeyin yok, ne bir kanat oyuncun çalım deniyor ne gerilerden şut çekiliyor, ne ekstrayı deneyen var.
şampiyonlar ligi takımlarına anadolu kulübü ya da fenerbahçe-beşiktaş tarifesi uygulayamazsın. bu adamların burada olma sebebi minimum hata ile oynamaları, senin tek hücum planın rakibin hatasını beklemek. maalesef harcanan milyonlara rağmen bu yaklaşımla başarı imkansız.
fizikli oyuncularımızı ilk devrede kullanarak maçın kırılma anlarında daha teknik oyuncularımıza dönmemiz gereken bir maç bekliyor bence bizi. bu yüzden özellikle stoper tandeminde ayağı bir kenara bırakabiliriz.
uğurcan
sallai-singo-sanchez-eren
torreira-lemina-ilkay
sane-osimhen (hain barış)-yunus
başlayıp daha sonra; sara gibi, icardi gibi teknik kabiliyeti daha yüksek oyuncularımızı ilk devre sonrası performanslara göre değerlendirsek puan çıkarırız gibi.
hakkında çok oturaklı bir entry girmişim,
ne eksik ne fazla. transfer olur olmaz. osimhen tranferini gündemden düşürmek için koç medyasının oyununa alet olmuştur. açıklama yapamamıştır. muhtemelen menajer aracılığıyla görüşmüştür. karakteri de bu kadardır. bu saatten sonra çıkıp istediği teklifi reddettiğini beyan etsin önemi de yoktur. kendisi camiasız da değildir kendisi transferi olsun olmasın fenerbahçe camiasının öz evladıdır artık. bugün olmaz yarın olur.
bizde gri yok, biz beşiktaş değiliz. arda turan'a önceki yazımda da gönderme yapmışım. tırnağı etmez.
futbolun ve tutkunun yalnızca para olmadığını, para ile kanıtlamış adamdır. bize vereceği katkıyı çok kısa es geçiyorum.
hani yaş 29; maksimum hatırlanan efsane şampiyonlar ligi çekişmeleri de 2000'li yılların başları...
gerard'lı liverpool, efsane milan kadrosu, ronaldinho-giuly'li barça, efsane chelsea, henry'li arsenal, sir ferguson'ın ilmek ilmek işlediği manu'su, los galacticos ve niceleri..
bu adamların pek çoğunun derdi yalnızca para değildi. juventus küme düştüğünde muhtemelen içinde bulunduğumuz yıllarda bir daha eskisi gibi olamazdı.
o dönem her takım birer efsaneydi, bizimkiler keza 2000'lere girilirken bir masal yaratmıştı, döneme bakınca porto'nun başarısı bir mucizeydi.
ne zaman ki, monaco, çin ligi, suudlar, manchester city'nin satışı, arap psg ve uefa'nın göz yumduğu kirli maddi aktiviteler işin içine girdi futbol iğrenç bir endüstri çöplüğü haline geldi. çalımlar, estetik, göz zevki kalktı, baskı geldi. bireysel beceriler, koşu mesafesine yenildi. yetenekli adamlar harcandı, fizik, zekanın önüne geçti. bunların hepsine maalesef para vesile oldu.
osimhen bir başkaldırıdır benim nazarımda.
şurada birkaç yıl önce olsun ne biz bir adama bu seviyede para vermeyi ne de bu seviyede parayı hak eden bir adamın, tutkusuyla bir takımı seçeceğini tahmin ederdik. o paralar yeri gelecek yine normale dönecek.
bir süre messi-ronaldo rekabetiyle bu rezil düzen görmezden gelindi. artık onlar da yok. umarım, en yakın zamanda futbolun içine girdiği bu dehlizi böyle karakterli adamlar yıkar. çünkü böyle adamlar tutkusunu koruyan ve taraftarı olan takımlara seviye atlatır.
öyle bir yerdesin ki osi, yalnızca aklındakini başar isterim. seninle her hissimiz bir, bu camia, bu taraftar her daim arkanda olacak. bir sen, bir de sane.
şükürler olsun ki maçı kazanıyoruz ama, işte aması var.
kıstas antalyaspor değil. osimhen'in bireysel performansı ne kadar taktiksel başarı sayılır. osimhen olmasa milyonlar harcanan bu kadroyla ne yapılacak merak konusu.
bu maçı 3-0'a getiren, oyun sistemidir diyen varsa her türlü eleştiriyi kabul ederim. hala çok tutuk gözüküyoruz.
fakat, şükürler olsun ki kaliteli ayaklarımız var.
keşke yakın zamanda benzerini yaşadığımız gibi takımı sahadan çekseler, daha fazla rezil olmasak yarı değerimizdeki takıma karşı.
derbiye kadar da güç kaybetmemiş oluruz. bununla birlikte yine keşke herhangi bir suç duyurusu olsa da cuesta transferi mali açıdan savcılıkça incelense, oyunu konuşacak bir detay zaten bulamıyorum.
osimhen'i de umarım çıkarır ki derbiye hazır olur ama maalesef teknik direktörümüz sadece bizden daha yakında izliyor maçı.
maalesef hiçbir sistemi olmayan bu oyunla az alkmaar'dan içeride de en iyi ihtimalle 2 tane yer, maalesef eleniriz. derbiyi hadi bir şekilde kaos futboluyla bir farklı kurtarırız. avrupa artık sadece hayal gibi.
hiçbir umut emaresi yok, daha birkaç gün önce yarı bütçeli vasat bir hollanda takımından dört gol yemişsin, rezil olmuşsun. ne hocada ne takımda kıpırdanma var, utanç verici bir ilk 45 dakika.
osimhen'in çekilerek düşürüldüğü pozisyonla ilgili niye takım tepkisiz kaldı? bariz gol şansı olarak değerlendirilmiyor mu o bölge? sonuçta birebir kalabilirdi kaleciyle diye düşünüyorum. (fifa'nın herhangi kural değişimi varsa yazar arkadaşlarımdan görüş beklerim)
neden bilmiyorum ama ara sıra sergilediği performansla bana prime selçuk inan esintisi yaşatıyor.
ince pasları, savunma arkasına attığı l1-üçgenler öyle çok da defansif olmaması ve 8-8.5 arası gidip gelmeleri vesaire. eğer, konsantrasyonunu bozmazsa bambaşka şeyler izletebilir ilerleyen dönemde.