ilkay’ın 6 dönümlük arazinin tam ortalandığı haliyle top oynamasının mümkün olmadığını, torreira’nın uruguay’da kendine iyi bakmadığını, yunus’un, davinson’un, apo’nun alternatifsizliğinden gına getiren ve sara’nın kıymetini bir nebze olsun gösteren maçtır.

takımın konsantrasyonuyla alakalı şikayetlenmeleri asla anlamıyorum. cl dönüşü maçında, 30.sn itibariyle lig sonuncusuna karşı öne geçen her takım biraz gevşetir vidalar. bayern bizim yenildiğimiz union’u zor yenmiş ve ligde kaybetmiş, psg, sporting son dk.larda, son sıralardaki takımları zor yenmiş, liverpool son dakikalarda maçı kaybetmiş… daha arsenal, barcelona ve diğerlerine bakmadım bile.

futbol kas ile oynanan bir oyun. saha 6 dönüm. o kaslar zorlandıkça yırtılır ki atletico karşısında 3 kat yırtılır. hem düzeni koruyup hem kasları rejenere etmek zannedildiği kadar kolay değil. maçı izlerken ben de sinirlendim ama anormal de gelmiyor bunlar. teknik direktör planlaması önemli oluyor bu maçlarda ki rotasyon doğru kurgulanmıştı.

maşallah okan hoca 2 maçtır formda ve zannediyorum ki transferlerin netleşmesi bunu sağladı ve bizim en önemli asetimiz okan hoca, kim ne derse desin…

ülkenin en zengin veliahtı dahil, dışarıdaki rakiplerimizi hırstan delirtirken, yönetim ve taraftarın arasında ciddi kopuşlar yaşamasını engelleyerek camiayı dipdiri tutuyor sahaya konsantre olduğunda. tüm futbolcular bayılıyor, sorun yaşayarak ayrılanların hali ortada, dikiş tutturamıyorlar, hep doğru ve düzgün kalıyorlar. bu maç ve tüm sezonlar için kendisinden allah razı olsun diliyorum. galatasaray’ımızı bizim gördüğümüz seviyelere çekiyor.

bu tip atletik bir takıma karşı lemina’nın performansıyla karşı durulabilirdi.

oyun kurulumunda zaten mahir olmayan atletico, le normand stoperde olmadığı için oyun nispeten daha da zayıftı. osimhen gibi bir canavarın da varlığı öne doğru bir motor gibi gidebilen atletico’nun öne gidiş hızını yavaşlatmasında çok önemli bir faktördü.

galatasaray’ın top ayağındayken ne yaptığını biliyor olması rakibin motor gücünü düşüren bir başka faktördü.

yunus bas bas bağırıyor formsuzum diye, yerine sara düşünülmeli diye düşünüyordum ancak sara da kıvrak olunması gereken kriz kararlarında noksan kaldığını gösteren bir pozisyon yaşadı. her şeye rağmen sara’nın orada olması fiziksel yeterliliğiyle alakalı, bu öncül bir koşul, gol kaçar ama önemli olan yeterlilik, orada olabilme yeterliliği. yunus belli ki fiziksel olarak yetersiz ki hücum ederken sallai’nin yerinde yunus, yunus’un yerinde sallai bulunuyordu ki gol anında da böyle oldu. muhtemelen boş alanlara patlayıcı koşu atıp, topu tutup çevirecek dermanı yok ki sallai’ye 100 metre alan kullanım görevi veriliyor. tersi beklenmesi gerekirken, yunus çıkana kadarki diriliği ile yunus çıktıktan sonraki diriliği arasında negatif anlamda fark vardı. istatistiklere bakmadım ancak gözle görülebilir şiddetli baskılara gidebildi. çünkü sara ön taraftaki görevlerini yapabilecek dirilikteydi.

bu kısmı uzattım ancak yunus’la alakalı ciddi bir sorun olduğu ortada… sonra çıkacaktır kokusu, gerek sakatlık, gerek yükleme gerekse bambaşka bir şey var ama kesin bir şey var… daha önce de bahsetmiştim, çok doğal, bir futbolcu bütün sezon yüksek oynayamaz, bunu ancak doğa üstü güçleri olan bir kaç isim yaptı ki onlar tarihlerinin en iyileri oldular. burada sorun zaten ilk kez görev alacağı mevkide sezona başlarken arkasına adam koyulmamış ve “hallederiz” modunda sezona girilmesi. yani sorun takım planlamasında. yani yönetimde. yani başkanda. okan hocaya burada söz düşmez. orayı planlamak ve denetlemek başkanın görevidir.

her ne kadar anomali osimhen ve sara’nın diriliğiyle yoktan bir son saniye pozisyonu yaratsak da o ana kadar 10 dakika kadar ciddi baskı yedik. fiziksel olarak daha da diri kalabilmenin yolu kenardan sara’nın etkisini gösterebilecek 3-4 oyuncu atabilmek, hem lig için hem avrupa ihtimali için bu dirilikte ve potansiyelde oyuncuları aradık…

yolumuz kötü değil. daha önce de belirttim, yine belirteceğim, her şeye rağmen bu takım bu ligin 2-3 gömlek üzerindedir, en avrupa takımına yakın takımıdır, hakemi federasyonu, dış iç mihrakı farketmez. okan buruk motivasyonunu kaybetmediği sürece şampiyon olacağız zira sezon bitimlerinde gazı açan bir fiziksel yükleme şekli var, şampiyonluğun ligin son 10-12 haftasından geçtiğini çok iyi biliyor…

şampiyonlar liginde kağıt üzerinde 24. en değerli takımının ilk 24’e girmesi başarıdır. sonrası gelecek transferlerin adaptasyonu ve minik detaylara bağlıdır ki bu takıma singo da dahil olup da bir de üzerine 2-3 transfer ile kadro genişletilebilirse play-off+ bir tur başarısı işten bile değildir.

çok anlam çıkarılan maç, normaldir, daha yeni fener’e kupa kaybettik.

ama…

jakops, singo, sara, torreira, osimhen az eksikler değiller. yunus ve icardi de çok formsuz. icardi forma girecek gibi de durmuyor. ilkay de veteran topu oynuyor…

tamam kötü oynadık ama normal. karalar bağlamayalım. bugün hala bu ligin 1 gömlek üzerindeyiz. öyle de kalacağız. bugün sövenler bence bir nefes alın…

transfer süreci yanlış yönetiliyor eleştirisine varım ama o bugünle alakalı bir eleştiri değil, bugünün bahanesi var ama sezonun bahanesi yok. önemli olan avrupada bir tur atlarken ligi kaybetmemek, süreç daha yeni başlıyor.

10 numaraya peynir ekmek gibi ihtiyacımız var. yunus muadili olmayan tek topçu ve kötü oynadığında sıradanlaşıyoruz. 8-6 diye ortalık inlese de ben mertens, sneijder arıyorum.

santraforda icardi varken topun daha fazla ayakta kaldığı bir oyun oynamak gerekirdi. lemina ve torreira 3.bölgede, half space’lerde hayaletleşen oyuncular. neden sara gibi sürekli hareketli ve oyunu da kurabilen bir adamı kenarda oturttuk akıl alır gibi değil. oyunun açık ara en iyi bölümü torreira ve sara yan yanayken oynandı ancak hoca buna devam etmedi.

şu çok açık ki bu kupaya süt kupası muamelesi çekilmiş. oyuncuları hazır tutmak için belli süreler verildi. yunus berbatken sane’nin çıkmasını buna bağlıyorum.

ama doğru değil. mantıklı açıklaması olsa da değil. rakibine bu ivme ve özgüveni vermemelisin.

okan hoca durduk yere büyük bir eksi yedi.

bu takımda torreira-lemina birbirlerini, sara ve ilkay da birbirlerini yedekler. maça başlarken bu mantıkla başlanmalıdır. ekstra durumlar ya da maç gidişatı dışında bozulmamalıdır.

bu ciddiyetsizlik şampiyonluk kaybettirir. bu takıma acil bir kaptan lazım. korkutan, sarsan, ayıltan titreten cinsten.

we miss you muslera…

singo, jakops, lemina ve osimhen yokken denk gelinebilecek en zayıf kadrolardan biri kasımpaşa.

istanbul deplasman olmasa da futbolcuların christmas tatili öncesi ittirilmeye ihtiyaçları olacağını düşürsek maçın içeride olması avantajdır.

kafa patlatılabilecek bir durum yok, emre belözoğlu zayıf bir teknik direktör, okan buruk ile sırt sırta verip zamanında bizi yaralamışlıkları olsa da bugün okan hoca o zamanlar bize acımadığı gibi yine acımayacaktır torpilli bücüre.

icardi’nin gol atmasını, kutucu’nun sonradan girerek ekstra bir performans göstermesini, barış alper’in geriye destek olmasını, günay’ın da kalede kalmasını diliyorum.

sakatlık vermeden, cezalı duruma düşmeden bitirdiğimiz, tatlı bir galibiyet olmasını diliyorum.

maçtan önce ilkay’ın sakatlıktan döndüğünü atlamışım. rakibin fiziksel olarak çok sıkı olduğunu düşününce oyun rezalet bir oyun oldu ki aslında normal. ön görülebilir bir şeydi.

refleksi rakibe topu vermek olan bir takıma karşı berbat oynayacağımız kuvvetle muhtemeldi zaten ki lemina, osimhen, yunus, lemina ve üzerine jakops sakatlığı…

eren’in akıllara zarar saçma sapan cezası…

sallai, davinson, apo, barış ve sane’nin milli takımdan dönüşlerinde rotasyona girememeleri…

icardi’nin falının fallanması…

ilkay’ın sakatlıktan çıkmış olması...

sara’nın maç eksiği…

torrik’in yalnızlığı…

bu maçı 0-0’a bağlayıp rakibi tecrübemizle alt etmemiz gerekiyordu ancak oyun ezberimizde topu ayağımıza almak yok. beceremiyoruz. dolayısıyla oyun formatı topu rakibe veren takımlar bizi oyun olarak çok zorluyorlar. ilkay derman olabilirdi ancak ayakta kalamadı. fiziksel form futbolun birinci önceliği.

buradan hareketle pazartesi için endişeli renktaşlarıma şimdiden gönül rahatlığıyla belirteyim; sağ bek de olmasa, sol bek de olmasa fenerbahçe’ye 5 gün dinlenmiş çıkacağız. onların kadro derinliği çok daha fazla ancak bu maçtan çok daha farklı bir futbol oynayacağız. tabi ki sahada kimlerin olduğu önemli olacak ama çok daha iyi oynayacağız…

son sözüm böyle kafa kafaya bir maçta rakibin uzatmalarla 45 dakika 10 kişi oynamasını engelleyerek, arda gibi gencecik pırlantasını yok yere oyundan atan o.ç.* ispanyol’a… sanıyorum art niyetlisin. golü atan arkadaşa vermediğin kırmızı kart bir yerlerinden çıkacaktır… en çok sana kızdım, yoksa böyle bir oyuna, hele ki bu şartlarda. şaşıracak bir şey yok.

galatasaray okuması çok kolay bir takıma dönüştü. ne yaptığı belli. sürprizsiz. rakip topu tamamen bize bırakacak. ilkay’ın varlığı barış ve sane’yi daha efektif kılacak. sekenlerde ekstra hatalar yapmazsak vasat bir oyunla 3 puan en iyi senaryo. oyun olarak hiçbir şey beklemediğim maçtır. tüm oyuncular milli maç ve gençlerbirliği maçından yorgun. sallai, torreira, oynarsa jakops ve/veya lemina ve ilkay’dan gelecek performanslar maçın akışını belirler.

rakibin belli bir düzeni var ve bu düzen bize ters gelen bir düzen. topu rakibe bırak, sert ve sıkı kal, uzun at, sekenleri topla…

en güvendiğim şey önce rakibin beceriksizliği sonra ilkay… gerisi maç günü performansı. şans bugün bizimle olmalı. amin…

davinson yok, jakobs ve singo şüpheli, aslında ilk 11’in 3 savunmacısı yok. lig 2.siyle oynarken istenmeyecek senaryolardan. bununla beraber 3’ü de hızlı, savunma hem eksik hem biraz yavaş olacak, baskı kalitemizi düşürebilecek bir faktör.

umarım en azından jakobs sağlamdır ki onuachu’ya atılan uzunlarda asıl tehlike onun servisleri olacak. seken ve sarkanları bekler toplamalı. eren bu konuda zaafiyet gösterebilir. defansif meziyetleri jakobs’a göre çok zayıf.

öyle uzun uzun izlemedim ama savic, folcarelli ve okay’ın ayakları yavaş, bodo version 2 gibi bir performans ile önde kapacağımız toplar etkili olabilir. fatih tekke’nin bize aşırı önlem alarak “topu ayağınızda gevelemeyin” diyeceğini, dese bile 10 maçtır devam eden ezberi oyuncuların hemen bozabileceğini sanmıyorum. yunus, barış, sane, osimhen ve torreira çok patlayıcı isimler. topu kapıp en az bir golümüz var.

şampiyonlar ligi öncesi ilk golü hızlı bulduğumuz, düşük viteste 2.golü ikinci yarı başı ya da ilk yarı sonunda bulduğumuz bir maç olsa tadından yenmez. rakip çok tehlikeli olsa da topu ayağında birazcık tutma alışkanlığı olan takımlara karşı her zaman üstündür okan buruk’un baskı oyunu, 4.sezonunda git gide mükemmelleşti, oyuncu kalitesi de arttı. o nedenle kolay bir galibiyet bekliyorum, istiyorum.

geçen hafta sara dedik, uzaktan dedik tuttu. bu maçyunus’tan man of the match, asla güvenmesem bile barış’tan “burnum sürtüldü” performansı bekliyorum.

sakatlık, kaza, bela olmadan bitsin, tek arzum budur…

sara’nın öne çıkmasını bekliyordum zira geride asla pas yapmayan ve baskı yemeyen takıma gol atabileceğimiz yöntemin uzak şutlar olduğunu düşünüyordum, maalesef sete oturmakta zorlanıyoruz. onun dışında çok uzun zamandır dinlenmişti, bugün hareketini yapmalıydı… şükür yaptı ve golden sonra rakibin düşmesi kendisinin de motivasyonuyla mutluluk verici bir şekilde bitirdi maçı.

çok net bir şekilde %50’mizin osimhen olduğunu gösteren bir başka maç. berbat oynarken yoktan bir gol var etti, bir de kırmızı aldırdı. hem mücadelesiyle hem de skorlarıyla takımı yukarı çekti. aksi halde maçı bu seviyede bir rahatlıkla kazanma şansımız yoktu.

ne yazık ki maça yine setsiz ve planlarımız zayıf bir şekilde başladık. maç başından belli ediyor hocanın açıklamaları kendini, “bekleri birebirleri zorlayacağız, 3.bölgede yeteneklerimizle oynayacağız, dribling kabiliyeti” minvalinde konuştu. yani set beklemeyin dedi. burası üzücü.

ancak maça müdahaleleriyle 11’e 10’da avantajını çok iyi kullandı. barış-icardi değişikliğini hızlı gerçekleştirmesi şaşırttı. açıkçası aklıma gelmemişti böyle bir şey yapacağı. fiziksel olarak dövüşmek yerine, akılla alt etmeyi hızlıca aklına getirdi. ben her zaman olduğu gibi bi 15 dakika bekler diye düşünmedim değil.

peşi sıra lemina’yı stopere çekmesi, kaan ayhan’ı ön liberoya çekerek şut ve pas yeteneklerini kullanırken, ağır kalması dolayısıyla arka tarafta yaratabileceği riski ortadan kaldırdı. davinson’un da sallanan halinden kurtuldu. haftaya trabzonspor maçında lemina’nın stoper oynama ihtimaline karşın deneme, ısınma yapmış oldu. gerçi onuachu varken mantıklı mı tartışılır ama yerinde bir müdahale idi.

dennis ve ismail köybaşı değişikliği bize avantaj sağladı açıkçası, bu da bence kritikti maçı kolaylamamız adına, rakibin hatalarından biriydi.

ucuz yırttığımızı düşündüğüm bir maç, sakatlığı, hatası, kırmızısı… ama bunu sağlayan şey osimhen gibi bir süper kahramanımızın olması bence. allah kendisinden razı olsun. ivme gerektiğinde hep orada.

hem maçla alakalı hem maç dışı, icardi belki ağırlaşmış, zaten ağırlaşmıştı, daha da ağırlaşmış… fakat güçlenmiş, herkes kilo diyor ama sanki güçlü gibi görüyorum. bence koordinasyon eksikliği var, yeni vücuduna alışması zaman alacak. sonrasında yine kaliteli dönecek. inanılmaz bir yetenek, onun da bize verdiği büyük ivmeyi unutmadan son ana kadar desteklemeye çalışmak lazım. en azından takıma karşı olumsuz bir hareket yapmadığı sürece…

liverpool ve bodo maçlarından farklı olarak topla hiç oynama derdi olmayan diri bir rakip ile oynayacağız. torreira’yı en az arayacağımız maç olması nedeniyle mutluyum, tabi ki üzüldüm babasına, olmamasının en az zarar vereceği maçlardan biri bu, saha içi anlamında söylüyorum.

topu şişirecekler. sekeni alacağız. oradan sonra pas kalitemiz, topsuz hareketimiz oyunun kalitesini belirleyecek. bu noktada maalesef hiç gelişkin değiliz. yunus çok yorgun ki bu tip maçlarda bence olduğundan çok daha önemli.

sara’nın duran top kabiliyeti çok kıymetli olabilir. icardi’nin tilkiliği de öne çıkabilir. fiziksel bir mücadeleye girersek çok sıradan bir maç olacaktır ki beklentim bu yönde.

duran top, karambol vs kovalayacağız. hata kovalayacağız. yorgunluğumuzdan faydalanmak isteyeceklerdir. ancak çok daha kaliteli takım olduğumuzu düşünüyorum. her şey ters gitse bile en fazla berabere kalırız.

« / 7 »
Kayıt Ol