bence halihazırda manu'dan daha beter ve umutsuz durumdayız. manu yarın öbür gün yükselişe geçebilir. bunun önünde bir engel yok. siz beşiktaş'a dair böyle bir umut besleyebiliyor musunuz? beşiktaş önümüzdeki 10 yıl içinde en az 1 kez şampiyon olur diyebiliyor musunuz mesela? ben diyemiyorum.
küçük insanlar küçük düşünür. "şenol güneş şampiyon yaptı", "sergen yalçın şampiyon yaptı" gibi tabirleri kullanan spor medyasının da payı var bunda. beşiktaş şenol güneş'i, sergen yalçın'ı şampiyon yaptı. onlar beşiktaş'ı değil.
bilime inanan kim varsa hepsi gidecek bu kulüpten. barındırmazlar...
yine spor medyası galip geldi. taraftar mağlup oldu (farkında olmasalar da)
keşke atiba olayı doğru olmasa. atiba gibi zeki birini sergen'in yanında görmek beni mahvedecek. atiba'nın beşiktaş'ta teknik kariyerinin bu şekilde başlaması da çok yazık olacak. yüzü eskiyecek, olumsuz imajla başlayacak.
bence unutmuş değiller, görmüyorlar. akılla değil, duyguyla hareket eden bir güruhtan bahsediyoruz.
- bunlar senin subjektif futbol görüşlerin. bir boşluk yaratmıyor yani. hepsinin de cevapları verildi. aynı kısır döngüde sıkışmaya gerek yok. bu bir teknik-tartik savaşı değil. adam savunma-adam yerme savaşı.
- tam tersi sergen'in hemen gelmesi ve ilk maçlarda puan kaybı yaşaması işine gelir. zaten herhangi bir hedefin olmadığı sezonda eğer seri galibiyetler ile başlarsan o olmayan beklenti var olmaya başlar. ardından sezonun 20. 25. haftasında yarıştan koparsan yüzün zaten eskimiş olacağı için "başarısız oldu" damgası yersin. ama ligin başında puan kayıplarıyla yarışta geri düşersen yüzün daha yeniyken ses çıkaran olmaz. "kendi takımı değil, yeni transferler birbirine daha alışmadı, takımın morali çok bozuk eski dönemden kalan psikoloji var." vs. vs. gibi sebeplerle mazur görülür. ardından zaten beklenti olmayan bir sezonu rahat rahat tamamlar. olacak olan da bu zaten.
- beşiktaş'ta "yönetimden biri" diye bir şey yok. serdal adalı tek başına yönetiyor kulübü. kongre üyesi olmanıza rağmen bunu görememenize şaşırdım. sergen'i yokladıkları falan yok. anlaşma önceden yapılmış. maç bittikten 30 saniye sonra candaş haber giriyor. karar önceden alınmış. maç bittikten 1 saat sonra atiba'nın sergen yalçın'ın ekibinde olduğunu söylüyorlar. ne ara konuşuldu, ne ara ikna edildi, ne ara bu planlama yapıldı? sergen'in yardımcılarının hepsinin boşta olması... zaten haftalar öncesinden ekibini topladığını yazıyor hesaplar. her şey çok açık. bu bir komplo teorisi değil, gözlerimizin önündeki bariz bir gerçek.
bana hiç kimse bu işin bu kadar hızlı geliştiğini açıklayamaz. dünyada örneği yok. bu düpedüz önceden planlanmış bir iş. hatta öyle bir iki hafta önceden değil, aylar öncesinden. transferlerin hocanın fikri alınmadan yapılması zaten bunun göstergesi. sergen ile çok önceden anlaşılmış ve ole'nin bileti kesilmiş. fakat yönetim transferleri eylül ayına kadar sarkıtmayı planladığı için ve temmuz-ağustos aylarında kritik avrupa maçları olduğu için sergen bu zorlu dönemde eksik kadroyla takımın başına geçip ikinci beşiktaş döneminin başlamadan bitmesini istemedi. yönetim'in de işine geldi. eksik takımı daha da eksilterek ole'nin kucağına verdi ve kötü sonuçlar gelince günah keçisinin kellesi alınıp camia rahatlatıldı, sergen'e de konforlu bir çalışma alanı sağlandı. avrupa yok. ligde şampiyonluk beklentisi yok. sergen'in şuan yapması gereken tek şey yeni transferlerin gelişiyle güçlenecek ve eksik mevkiisi kalmayacak takımı ligde üçüncü yapmak. bunu yaptığı sürece zaten kendisinden beklenen her şeyi başarmış olacak. sonra bir sonraki sezona da takımın başında başlayabilecek.
mevzu bundan ibaret. serdal adalı zaten ilk seçimde seçim vaadi olarak verdi sergen'i. beşiktaş'a gelince yapacağı ilk iş buydu. fakat sergen gelmedi. gelmeyince de ole'yi getirdi öylesine. muhtemelen yemesi kolay olur diye de düşünmüştür güler yüzlü, kibar biri diye. sergen'in keyfi gelince de yol verip gönderdi şimdi 1 sene gecikmeli olarak istediği şeyi gerçekleştirdi adalı.
bence önümüzdeki 10 yıl boyunca beşiktaş'ı sadece şenol güneş ve sergen yalçın yönetsin. biri gidince diğeri gelsin ama üçüncü bir kişinin adı asla konuşulmasın. bu şekilde bir mukavele imzalansın. herkesin kafası rahat olsun. taraftar doysun sergen yalçın ve şenol güneş'e. taraftar doyup tatmin olduktan sonra belki futbol'a dair bir planlama vs. yapılabilir.
güya taraftarın sevdiği isimleri oraya koyup takım için taraftarın gözünde kredi yaratacaklar.