şu akıp giden sane, formda ilkay, osimhen, torreira ve singo'yu ne zaman aynı anda 11'de izleyebileceğiz ya vallahi bu hayal ile yanıp tutuşuyorum.
fifa'da bilgisayara karşı oynarken bir zaaf bulmuş da sürekli aynı şeyi yapıyor gibi sane aynı noktadan dalıp dalıp duruyor, al da at dercesine pas veriyor ama bir türlü kaleciyi aşamadık.
gol asist katkısı olmadı diyoruz da sane için daha ne yapsın hakikaten.
uzun bir süre sıkıcı geçse de son 5 dakikada, icardi kafası, barış'ın şutu gibi birkaç güzel pozisyon yakaladık. tabii en net olan sane'nin harika getirip ilkay'ın defansa takılan şutuydu. bir gol atsak gerisi gelecek gibi.
45+3 itibari ile galatasaray'ın beklenen gol istatistiği 1.3 iken başakşehir'in 0.
0.01, 0.05 gibi oranlar çok görmüştüm ama 0 ilk defa gördüm. 0.
helal olsun lan, helal olsun, bambaşka bir duygu, bambaşka bir takım, bambaşka bir camia
maç başında yazacaktım yetişemedim, diyecektim eski galatasaraylılar bilir ki bizim takım avrupa'da kimsenin duymadığı takımlara ezilir ama büyük takımlarla kafa kafaya oynar. gene beni yanıltmadılar.
futbol bu. ikinci yarıda her şey olabilir. ama gerçekten keyif ve heyecan dolu bir ilk yarıydı. tek sorun 20-25 dk izliyorum bakıyorum maçta 5 dakika geçmiş orada bir sorun var sanki.
gerçekten fenerbahçe'nin futbol serüveni bir senarist tarafından kurgulanmış gibi.
en üzücü ne olması gerekiyordu o oluyor, müthiş bir olay.
yunus'un girdiğinden beri değiştirdiği şey topu savunma arkasına havadan atmak yerine yerden atmaya başlamak. sonuç inanılmaz faydalı oldu.
peki biz neden sürekli topu şişiriyoruz havadan, diğer oyuncularımız yerden pas vermeyi bilmiyor mu?
30 puan fark da atsan ligin en zayıf takımına bu kadar kötü oynayıp bu kadar kötü puan kaybetmenin izahı yok. maç 20 dakika daha oynansa gene gol atamayacaktık niyetimiz yoktu buna.
karşı karşıya pozisyonlarda şut çekmek yasaklandı mı neden her kaleyi gören pozisyonda şut yerine kimse olmayan bir noktaya doğru pas veriyoruz. bir de defa barış, bir defa osimhen kaleye net vuruş yapabilecek pozisyonda kimse olmayan noktaya pas attılar.
nasıl olsa yeneriz rahatlığı korkunç bir rehavet. buna bir çözüm bulunmalı.
aşırı manasız ve bunaltıcı bir baskı yiyoruz. resmen gol yemek için davet ediyoruz rakibi. bu esnada topu ileride tutma becerisi olan tüm oyuncuları oyundan alıp rakibi daha da davet ediyoruz.
osimhen forvet, bats forvet, forvet çıkardım forvet aldım gibi bir şey değil ki bu. osimhen rakip stoperleri yerinde tutan, fiziksel olarak yıpratan ve topu gelirse topu rakip yarı alanda tutabilecek biri. bats'in faydalı olabilmesi için oyunu zaten rakip yarı alana yığmış olmamız gerekiyor. kendisine giden toplar duvara çarpmış gibi geri geliyor.
her maç son 10-15 dk böyle izlenmez ki ama.
kerem demirbay bizim takımdan birinin küçük kardeşiymiş de ayıp olmasın da maça çağırılmış gibi oynuyor.