bir çuval inciri berbat ettiğimiz maç. herkesin elek yaptığı malmö ve elfsborg’a bıraktığımız dört puan şu an elimizde olsa ilk sekizi garantilemiştik. gerçekten bazı şeyleri kabullenmek çok zor. keşle jellert biraz daha dişini sıksaydı, keşke topu ayağında tutabilen yegane oyuncumuz sara çıkmasaydı. keşke okan hocam değişiklikleri yaparken biraz da bunları düşünseydi. yazık oldu.

saçma sapan mevzulardan ötürü farkında olamadık ama son yılların en epik galibiyeti bu. maçtan önce yaşanan gündemden ötürü hakem cephesinde bir miktar temkinli olunacağını hatta yarım puan da bize yönelik bir yönetim olacağını düşünüyordum. eyyam sever çünkü böyle tipler. fakat maçın başından son anına kadar öyle şeyler yaşandı ki gerçekten sanıyorum fenerbahçelilerin de önemli bir bölümü şaşkınlıkla takip etti. durumu şöyle özetleyeyim mesela. normal bir maçta tek hata olarak balde'nin sallai'ye attığı tokat atlanmış olsa epey yangın çıkar. ben maç sonu turgut doman isimli şahıs hakkında girdiğim entryde hatalarını sıralarken balde'yi unutmuşum. öyle bir maçtı bu. rakip hakemler ve dahi var hakemi dahil sahada 15 kişi oynuyor. 15. dakikada tecrübe eksikliği yaşayan futbolcunun hatasıyla 10 kişi kalıyorsun. ona rağmen ayakların titremeden maçı alıp geliyorsun. gerçekten çok epik bir hikaye oldu. metehan atıldıktan sonraki bir 10 dakikalık bocalama haricinde ilk dakikadan son dakikaya kadar oynanan muhteşem futbol. helal olsun size takım. helal olsun size maçta cahilce eleştirdiğim okan hocam. bu vesileyle özür de dilerim. yani sabaha kadar yazacak şey var maçla alakalı. ligin en sert deplasmanına ideal 4 savunmacının 3 tanesinden yoksun çıkıyorsun. bakın çok fark edilmedi ama metehan atıldıktan sonra savubma sallai-sancez-berkan-barış hattından oluşuyordu. mevkisinde görev yapan tek oyuncu sanchez. buradan 10 kişi ile 1-0'dan döndü takım. maçtan önce girdiğim entry'de "fişi çekme değil ama balyozu indirme maçı" demiştim. öyle indirdik balyozu hem de. malesef ki şu galibiyetin sinerjisini yeterince köpürtemedik malum meselelerden ötürü. halbuki karsi tarafa bombayı bırakmıştık ama mourinho'ya da nefes oldu olaylar. netice itibariyle galatasaray büyük bir mesaj vermiştir. durdurulamaz bir imaj çıkarmıştır. balyozu da rakibinin beynine indirmiştir. tekrar tekrar kutluyorum bu karakterli takımı.

mükemmel top oynamış ama lig liderinin yememesi gereken (birisi kesinlikle muslera hatası) iki gol yiyerek beraberlikle sahadan ayrıldığımız maç.

teknik analize de gerek yok.
thiam denen arkadaşın ilk yarı 4 sarılı hareketi var.
sallai, berkan ve en son thor 3 net sarı... atılmadı. üstüne penaltı sonrası gelişen atakta sanchez'in yapmadığı bir faulden sarı görmesi eyyamın kralı.

barış'ın penaltısını ekleyince üzerine ilk yarıda normal bir hakem olsa rakip 10 kişi, takım penaltı atmış ve maç belki 1-1 olmuştu. kalecimizin iğrenç ötesi bir gol yemesini ekliyorum. dümdüz dursa kucağına gelecek topta sıfırdan terse yatmak...

28 şut 28 şutta 4,35 xg bulmuşsun.
şut başına 0,16 xg... 0,11 ve üzere gol olması gereken şut kategorisine giren bir ortalamaya sahipsin. 14 tane isabetli şutun var, big chance'in 10... 10 ulan 10!!

maç skoru 2-2.
demirbay'ın kaçırdığı golün xg'si 0,47

yani atamadın. kaleci mükemmel oynamadı. sen üzerine vurdun. barış alper'in 3-1 yapıp fişi çekeceği pozisyonda gol atsa maç kopacak. üzerine vuruyorsun. vurmayacaksın.

sonuç itibariyle, sene de iki kere yaşayacağın bir şey oldu.
yapacak bir şey yok diyerek devam edeceksin.

(#4082069)

yukarıda maçtan önce yazdığım entry'nin sadece ilk paragrafını bile okumanız yeterli. sadece galatasaray taraftarı değilim ayrıca yaşıyorum her zerresini hissediyorum ve biliyorum. yine savruk başladık ve ilk saçma sapan atakta gol yedik. böyle deplasmanlarda gol yemekle başlamak ciddi bir handikaptır. az teknik direktörü bizim ön alan baskımıza çalışacaktır dedim keza öyle oldu pres ile kazanılmış bir topu ben pek hatırlamıyorum. golü de ıkına ıkına attık. kötü top oynamıyoruz. maça hakimmiş gibi gözükmemiz tamamen alkmaar'ın tercihiydi topu bize bıraktı. yine de turnuvanın favorisi olduğumuzu hissettirdik mi tam emin değilim. kötü oyun oynamadık. baktığımızda 20 ye yakın şut var. golü yine orta kafa gol şeklinde attık. uzaktan daha fazla etkili şut çekmemiz gerekiyor.

barış'ı yermek istemiyorum bizi geçen sene çok maçta kurtardı. ama barış klasik bir türk oyuncu mentalitesi yaşatıyor bize. istikrarsızlık, konsantrasyon kaybı, odak eksikliği, basit hatalar ve düşük ıq lu hareketler. şu john arias mıdır nedir o elemanı kanata çekmemiz lazım fluminenseden. gabriel sara'yı etkin kullanamıyoruz. elimizde cevher var. uzaktan şut atabilen ara pası, çalım orta her türlü işi yapabilen ama yine etkisiz kullanıyoruz. sara'ya daha fazla sorumluluk verilmeli. nelsonn ile fikrim hala aynı 8 10 demeden satmak lazım. değeri daha fazla düşmeden.

önümüzdeki malmö maçı çok kritik mutlaka kazanmamız gerekiyor. zira ilk 12 sıradaki takımların puanı birbirine çok yakın. hiç hissettirmeyen kıçıkırık andarletch ve fcsb bile 10 puanı var. bizim her türlü bunlardan daha yüksek puanda olmamız lazım. olası bir puan kaybında kendimizi ilk 8 dışında bulup saçma sapan play off oynayabiliriz. geçen sene ki prag eşleşmesi gibi saçma sapan elenip hayallerimizi suya düşürmememiz lazım. onun için ilk 8 ve mart ayına atmak kendimizi çok önemli. malmö deplasmanından korkuyorum. rakip bizden çok aşağıda ama klasik kuzey takımı. koşarlar ederler bir şekilde bize gol atıp yine kitlerler bizde kıvranıp kıvranıp gol ararız. kesinlikle kazanmamız lazım. soğuk falan demeden kazanmamız lazım. ajax maçına ilk 8 i garantileyip çıkmamız lazım. leş top oynayan fener bizden 3 puan geride. kumaşımızı belli edip fenerinde en az 5-6 puan üstünde bitirmemiz gerekiyor.

özellikle ilk yarı lakayıt görüntü vermiş olmamıza katılmakla beraber işin sancılı bir noktaya gelmesi biraz da bir türlü 2. golü bulamamızdan kaynaklandı. osimhen'in değerlendiremedikleri, ziyech'in instagram'daki futbol sayfalarına malzeme verecek kadar boş kaleye kaçırdığı gol, rakip kalecinin çıkardığı toplar derken çok kolay hale gelebilecek galibiyeti biz kendimiz zor hale soktuk. 89. dakikadaki pozisyonda top direğin içine çarpıp girse çok can yakan bir puan kaybı yaşayabilirdik.

okan hoca'nın maç sonu demecinde dikkat çektiği üzere çimlerin uzun bırakılmış olması, sulanmamış olması gibi art niyetli çabalara rağmen bodrumspor'u puansız bırakmış olmamıza ekstra sevindim.

volkan demirel ise maç sonu demecinde yine düzen, yapı vs diye ağlıyordu.
bakalım fenerbahçe'ye karşı kaybettiğinde de benzer tavrı sergileyecek mi, merak konusu.

hoca'ya ve takıma tebrikler.
maalesef şu stadyumda, şu zeminde, motive olabilmek kolay iş değil. yine de istekli oynadık, net fırsatlara girdik ve galibiyeti 1-0 da olsa almayı başardık.

dursun özbek: "eğer türk futbolunda bir yapı varsa, zaten galatasaray’a karşı bir yapı var. insanlar bunu evirip çevirip başka bir formata sokmak istiyorlar, bu çok net."

"mauro icardi, çok önemli bir oyuncu. verdiği katkılar herkesin göz önünde zaten. ayrıca icardi, bir galatasaraylı olarak, belli bir jenerasyonu galatasaraylı yapmıştır. sempatisiyle ve futbolda gösterdiği başarısıyla bir jenerasyonu galatasaraylı yaptı."

osimen'i o yavşaklar kendi vizyonları ile mi buldu ?

onlara teklif edildi ama biz daha salak olup daha fazla ödeme potansiyeline sahip olduğumuz için tabi ki bize de teklif edildi ama bizim silik istemedi gereksiz gördü yavşaklar ise tabi ki transfer ettiler

bunu yavşakların scouting başarısı gibi anlatman manalı


apo'dan sonra davinson'un şutunun da direkten dönüp, osimhen'in rövaşata ile tamamladığı bir versiyonu kafamda dönüp duruyor. çok mu şey istiyorum bilemedim.

25 yil once kupaya giden yoldakine benzer bir oyunla kazandik. o zaman da galatasaray her maci domine eder, gelen gideni tokatlardi. ben yillardir bu kadar gurur duymamistim. bravo aslanlar.

« / 11 »
Kayıt Ol