adamin umurundami tam tersi iyiki osimheni almislar dedi...
gol attığımız serbest vuruşta kırmızı kart verilmemesi ve erenle yapılan müdahalede penaltı verilmemesi şampiyonluk yarışı bittiği halde hakemlerin galatasaray düşmanlığının bitmediğini gösteriyor.
25-26 sezonuna yabancı var ile başlamalıyız.
büyük bir kariyerin son durağı oldu galatasaray ama mertens asla sadece son durağını oynamadı, burayı sahiplendi, yaşadı, yaşattı. ailesiyle, özellikle ciro’yla verdiği görüntüler zaten bizi duygusal olarak çoktan yakaladı, sahadaki futboluyla da bu aidiyeti fazlasıyla pekiştirdi. müthiş bir karakter, gerçek bir profesyonel ve çok iyi bir insan. galatasaray tarihine adını yazdırdı. veda zor olacak. dilerim ciro da bir gün onun gibi bir yol seçer ve bizim yollarımız yine kesişir.
sadece bir kaleci değildi bizim için. kalesini korumanın ötesinde, bu takımın ruhunu taşıyan, saha içinde ve dışında örnek bir lider oldu. belki de onun varlığı, bizlerin en karanlık anlarda bile “biz buradan döneriz” diyebilme cesaretiydi. sadece eldivenleriyle değil, karakteriyle de korudu bu camiayı. onunla geçen onca yılın ardından, muslera’sız bir galatasaray’ı düşünmek zor. ama ne olursa olsun, onun mirası kalacak. teşekkürler muslera. teşekkürler efsane eldiven. her şey için.
kare as:
1. osimhen
2. davinson
3. torreira
4. yunus
muslera attığı golden sonra neden sarı kart gördü hiç anlamadım. abartılı bir sevinci de olmadı. haftaya göztepe deplasmanında oynayamayacak. belki de galatasaray kariyerindeki son 2 maçın birini çalmış oldular. sara da sarı kart görüp cezalı duruma düştü. sara'nın yaptığı hareketin mislini ve daha tehlikeli bir yerde kayserisporlu oyuncu osimhen'e yaptı ama kart görmedi mesela. bu maçta hakem bize kart göstermekte çok hevesliydi.
yunus akgün'ün harikulade pasıyla barış alper yılmaz'ın golü:
x
yine yeniden başrolde yunus akgün ve rekortmen victor osimhen:
x
gidişi, girişi,gelişmesi ve dönüşü ile çok temiz, rahat deplasman maçımızdir. yalnız her trabzon deplasmanında karşılaştığım gelişmeler beni şaşırtmaya devam ediyor. şehrin yerel halkı, erkekler yerel lehçeyi kullanırken kadınlar gayet normal bir konuşma tarzıni- türkçeyi benimsiyorlar. ayrıca bir şehrin tamamen ayni takımı tutması, başka bir takımı düşünmemesi benim nazarımda büyük saygı uyandırıyor. stad yolunda maça beraber giden 4 lü 5 li kadın taraftar arkadaş gruplarına denk geldik. tribünlerini pek takdir etmem ama bu durum benim nazarımda takdire şayandır.
attığımız ilk golde, belki asisti sara yaptı ama bana kalırsa o gol ya da asisti tribüne yazar. tüm tribun en az 50 60 dk herkesin katılımı ile bagirdi. hiç düşmedik. meşaleler sonrası tecrübeli galatasaray tribüncusu o golün geleceğini zaten biliyorduk. zira bu takım his takımıdır.
simdi kuzeydoğu turumuzdan sonra hafta içi kupa finali için güneydoğu turuna kalan saatleri sayıyoruz. bu sezon deplasman rekorumu( yurt içi + yurt dışı) egale etmis veya kırmış olabilirim. şampiyonluk şahsi meselemdir bu sezon ki.
(bkz: yıllardir seninle geldik her yere)
konsantrasyon kaybı ve sivas’ın kümede kalma refleksi ile zor geçeceğini hissediyordum.
ancak öyle bir takımız ki, sivas’a top göstermedik. ilk yarıda bulduğumuz 4 golle fişi çektik. vitesi 3’e bile takmadık neredeyse. tebrikler okan buruk, tebrikler aslanlar.
3 puana ihtiyacımız olan maçtı ve biz bu 3 puanı alırken hem güzel oynadık, hem net pozisyonlara girdik hem de farklı kazandık. şampiyonluk yolunda kalan maçlarda özgüvenimizi yüksek tutmamızı sağlayan bir maç oldu. bütün takıma tebrikler.
şampiyonluk yarışında stresin yüksek olduğu şu haftalarda böyle rahat oynayıp farklı kazanmamış olmamızın yanı sıra bizi en çok sevindiren de şüphesiz takımda herkesin ortaya pozitif katkılar koymuş olması. sanıyorum frankowski dışında herkes çok verimli oynadı.
davinson, abdülkerim, eren: çok kritik müdahaleler yaptılar, faydalı oynadılar. eren yine gram aksamadı.
sara: kornerleri çok etkili kullandı ve gollerde payı büyük.
torreira: yine golcü kimliğini konuşturdu. parlamaya devam ediyor.
lemina: maçın belki de en iyisiydi. geriden topla çıkışları, sahipsiz topları kapması ve morata'ya yaptığı asist ile kusursuza yakın oynadı.
sallai: çok özgüvenli oynadı. topu ileride tutması, adam eksiltmeleri, sorumluluk alması dikkat çekti. golünü de attı.
yunus akgün: tabela katkısı yapamamış olsa da kötü değildi. 2. yarının başında da topu direkten döndü.
victor osimhen: yine galibiyeti en çok isteyen oyuncularımızın başında geliyor. maçın hemen başında yunus'un bir tık yavaş gelen pasından dolayı direğe takılmıştı. sonrasında ise kornerlerden bulduğumuz gollerde aslan payı kendisine ait. attığı golde de yine ekmeğini taştan çıkardı. rakibin üzerinden aşırtıp kontrol edip vurma denemesinin aynısını daha önceki maçlarda da denemişti fakat kaleciye takılmıştı (sanırım bodrum* maçıydı).
alvaro morata: sonradan girip şans bulduğu kısa sürede net 2 gol yazmış olması onun adına da bizim adımıza da sevindirici.
kaan ayhan: devre arasında franky'nin yerine girip çok sağlam oynadı ki uzun zamandır süre bulamıyordu. son golde de asisti yaparak tabela katkısı da verdi.