bir süredir rüyamda gördüğüm ve her seferinde hüsrana uğradığımız maç. umarım eskilerin dediği gibi "rüyalar tersine çıkar".
bugün eğlenme, keyif alma, bayram günü. hedefimizi tutturduk, dünya devini evimizde ağırlıyoruz. kafa olarak bizden rahatı yok.
tribünde biz boğazı, sahada futbolcular dalağı, ciğeri, yüreği bırakacak bu maçta. rakibi ezeceğiz, ayaklar titreyecek.
bu maçtan sonra da anfield'a başımız dik gidip, başımız dik döneceğiz. turla ya da tursuz bu takımı tutmaktan hep gurur duyduk, bu turdan sonra da, ne olursa olsun yine duyacağız.
başarılar aslanlarım benim.
cl lig kısmında telafisi olan maçlar oynandı ama ikili eleme maçlarının havası ve psikolojisi farklı olur. anlık şans dağılımım %65 liverpool - %35 biz şeklinde. bu yönüyle en kötü turu rövanşa taşıyacak, bir başka deyişle rövanşı formaliteye çevirmeyecek bir skora razıyım.
bunları kendi görüşüme göre kötüden iyiye sıralarsam;
3 farklı yenilgi çok kötü (rövanşta liverpool gezisi yapılmış olur)
2 farklı yenilgi kötü (rövanşı formaliteye yakın hale sokar)
1 farklı yenilgi normal (çıkmayan candan ümit kesilmez)
beraberlik fena değil (şansımız azalarak devam eder; %20 gibi)
1 farklı galibiyet iyi (%35 --> %45 olur)
2 farklı galibiyet çok iyi (%35 --> %55 olur)
3 farklı galibiyet muhteşem olur. (%35 --> %65 olur)
yine de anfield başka bir arena, oraya 5-0 ile de gitsen kafanda hep bir acaba olur.
özetle, zaten son 16'ya kalarak bu sezonki cl hedefimizi önemli ölçüde yakaladık. bu turda 2 beklentim var;
1- öncelikle eşleşmeden keyif almak ve ikinci maçın son dksına kadar turu geçme ihtimalimizin olduğu bir düello izlemek
2- buradaki yıpranmanın lige sirayet etmemesi ve sakatlık yaşanmaması...
bu sezon geneline bakarsak iftar sonrası içilen sigara tadında maç. liverpool geçtiğimiz hafta wolves ile 2 maç yaptı, çok tempolu olmayan iki maç sonunda kendilerini yormadan istanbul'a geliyorlar. biz ise cumartesi günkü derbi sonrası, maçın bir yarısını 10 kişi oynadıktan sonra 2 gün dinlenme sonrası bu maça çıkıyoruz.
liverpool'un asıl hedef şampiyonlar ligi, genel olarak bizim taraftara göre de elenmenin normal ama fark yemeden elenmenin önemli olduğu bir de kazanırsak tadından yenmez kıvamında bir anlam taşıyor bu maç.
ilk maç sonrası arne slot bize çok bilendi. hatta o maç sonrası tekrar karşılaşırız diye hayali vardı ve gerçek oldu. buna benzer bir bilenme zamanında beşiktaş'ın liverpool'u yanılmıyorsam kendi evinde 2-1 mağlup etmesi sonrası acısı 8-0 ile çıkmıştı.
neyse ki maçı evimizde oynuyoruz ve böyle saçma bir senaryo beklemiyorum tabii ki. ama korkum liverpool'un ilk maçtan turu bitirmek istemesi ve o sonuçla sahadan ayrılması. takımdaki sarı kartlı sayısından dolayı olası mücadele ve müdehalelerde yumuşak kalabilecek olabilmemiz ve en azından 50-60 dk.dan sonra beşiktaş maçının yorgunluklarının hissedilmesiyle maçın kopabileceği korkusu.
kazasız belasız alnımızın akıyla çıkacağına inandığım, rövanş için defans hattımızın bozulmadan minimum kart cezasıyla skor avantajı veya dengede bir skorla çıkmayı hayal ettiğim maç. okan hoca juve deplasmanından dersler aldık demişti. bunu ilk beşiktaş maçında gördük umarım kendi sahamızda şov yapıp liverpool'u uğurladığımız bir gece olur.
maç için bende bir kadro bırakayım;
uğurcan
jacobs - abdulkerim - sanchez - boey
lemina - torreria
barış - sara - sallai
osimhen
tek arzum ve isteğim, içimizdeki irlandalılar'ın, türk takımı değilmişiz gibi bizi düşman belleyen federasyon'un ve elbette rakiplerin, imrenerek, hayranlık duyarak ve kıskanarak izleyeceği bir oyun ve anlayış ortaya koymak.
bu isteği ve mücadeleyi ortaya koyarsak skor zaten gelir ama temizinden bir 2-0 kazanırsak ingiltere seyahatimiz çok daha keyifli olacaktır.
armayı ve formayı onurlandırın skordan bağımsız bizi güzel temsil edin. liverpool daha önce bir istanbul takımını yenemedi bu seriyi sürdürmeliyiz.
buram buram 6 nisan 2000 galatasaray leeds united maçı kokan maçtır. tarih tekerrürden ibarettir.
yine bir ingiliz takımı, grup aşamasındaki 1-0'ın intikamını almaya geliyorlar, bütün liverpool takımı ve taraftarı turu geçeceklerine inanıyor, turu çantada keklik görüyorlar ve ilk maç bizim sahamızda. tertemiz bir galibiyetle ayrılacağımıza yürekten inanıyorum. gönül ister ki juve'ye yaptığımız gibi 5 atalım ama o kadarından emin değilim.
allah yardımcınız olsun
onu bunu bilmem ama ben çok zevk alacağımı düşünüyorum. italyan, alman, ingiliz fark etmez düsturuyla bakıyorum artık.
ilk 16 güzel bir prestij oldu bizim açımızdan. ve bu sene herkes biliyor ki sami yen'den rahat çıkış yok. turu geçemeyebiliriz ancak onlara da rahat tur vermeyiz.
allah sakatlık vermesin, allah utandırmasın.
uğurcan
sallai sanchez abdülkerim jakops
lemina
sane torreira sara barış
osimhen
ne olursa olsun sane buraların topçusu. burada artık hünerini sergileme zamanı. mücadeleden kaçmıyor, doğru zamanda doğru pasları da atıyor. takım arkadaşları yetenekli olsan 10+ asist yazacak adamdı. bu maç kendisi de biliyor artık bir şeyler daha yapmak zorunda.
ztk maçlarında bile deliler gibi heyecanlanan ben, bu maç için anlam vermekte zorlandığım tuhaf bir huzur içerisindeyim.
tottenham hotspur ile eşleşseydik, literal anlamda "tarihin en kötü tottenham'ı" ile oynayacağımız için yine stresli olacaktım. acaba bu fırsatı elimizin tersiyle iter miyiz, avantajlı bir kurayı hiç eder miyiz, vitor pereira'nın fener'e yaşattığını igor tudor da bize yaşatır mı gibi çeşitli başarı kaygılarına, beklenti anksiyetelerine girerdim ama rakibimiz liverpool. hani teknik ekibinden tutun, nerdeyse tüm futbolcularına kadar arena atmosferini öve öve bitiremeyen, taraftarlarının içten içe bize hayranlık beslediği liverpool.
biz tarihteki en çok para harcadığımız dönemdeyiz ve başarı beklentimiz var kabul, ama böyle takımlarla sürekli mücadele edebilmek için bütçeyi ve sistemin temel taşıyıcılarını en az 7 yıl devam ettirebilmek gerekir. her ne kadar grup aşamasında kazanmış olsak da liverpool turun mutlak favorisi, ama biz de az anasının gözü değiliz. işte tam bu noktada; teknik ekip, oyuncu kadromuz ve taraftarımız için mükemmel bir vitrin fırsatı var elimizde. sanırım bu anlamsız huzurumun kaynağı da bu. başaramazsak zaten beklenen olur, şampiyonlar ligi'nde bu sezon kazandığımız saygınlık ve özgüven ile önümüzdeki sezonlara çok daha motive gireriz. şampiyonlar ligi'nin ön koşulu olan ligi koyalım ligi işini berrak kafayla, dinç bedenlerle yaparız. ama olur da eğer liverpool'u elemeyi başarırsak, pastanın üstündeki çilekten daha özel bir senaryoyla yolumuza devam ederiz. iyi polis kötü polis önermesinin tersine, iyi polis ve çok daha iyi polis seçeneklerine çıkan bir yol ayrımındayız. iyi futbolla ve ortada skorlarla elenmek hiç kötü bir senaryo değil ama iyi futbolla juventus sonrası liverpool'u da elemek harika bir senaryo. teknik ekibinden oyuncularımıza ve taraftarımıza kadar galatasaray armalı herkes üzerindeki baskıyı bu bağlamda indirgeyip ruhunu ortaya koyduğu sürece yolun sonu aydınlık.
allah'ım, sen bizi muzaffer kıl.
forvet arkasında yunus ile hayvan presi başlangıcı yaparak taraftarı da maça dahil edip, liverpool’u dumura uğratacağımız bir maç başlangıcı umut ediyorum. netice ne olursa olsun, bu takımla gurur duyuyoruz, gurur duyturtacak bir futbol olacağından da şüphem yok.