yıllardır süren hasretin nihayete erdiği (şampiyonlar ligi eleme turları), sabahın köründen beri karın boşluğunda o tarifi imkansız "kıpır kıpır" hisle dolaştıran maçtır.
üstelik bu öyle "aman takım daha form tutmadı" denen kuzey takımlarına karşı oynadığımız sancılı ön elemelerden falan da değil.
yapman gereken bir dünya iş, çözülmeyi bekleyen binbir çeşit sorun, hayatın o bitmek bilmeyen telaşı... hepsi ama hepsi seremonideki o marşın başladığı andan maçın bitişine kadar birer hikayeden ibarettir. çünkü zihinde osimhen çoktan ikinci golünü atmıştır.
bazıları için sadece bir futbol maçı, bizim içinse kimlik beyanıdır. bizim dnamızda avrupa var kardeşim.
(bkz: biz uefa takımı değiliz biz şampiyonlar ligi takımıyız)
3-0 kazanacağımızı hissettiğim maç. bu hissime aslında olabilir diyen mantığımsa tam kadro, fiziksel olarak iyi durumda tam konsantre olan bir galatasaray’ın zaafları olan juventus’u ön alan baskısıyla sudan çıkmış balık yapacağımızı söylüyor. imza bir avrupa maçı bekliyorum. üstelik 60 sonrası fiziksel ve teknik olarak yanıt verecek bir kulübemiz de var.
hayattaki hatırladığım ilk anımda babamla galatasarayla maçı izliyordum. ben geldim 37 yaşıma, babam 72 yaşına, ilk defa beraber stadda galatasaray maçı izleyeceğiz. o yüzden benim için yeri bambaşka bir maç. şu an oteldeyim birazdan çıkıcaz stada doğru yola. bilirsiniz erkek çocukların babalarıyla biraz farklı bir ilişkisi olur. biz de tamamiyle bambaşka insanlarız. şu hayatta iki ortak noktamız var sadece. atatürk ve galatasaray. her galatasaray maçını beraber izleriz, ilk defa beraber stadda olacağız. yensek de yenilsek de sırf adamın gönlü olsun diye hayatımın en güzel günü bugün diyeceğim, eğer yenersek çok daha muhteşem olur.
izmirden sabah çıktık yola. yolda mola verdiğimizde susurlukta filan her yerde otobüslerle insanlar maça gidiyordu.
umarım muhteşem bir atmosfer olur, yıllar boyu zihinlere kazınacak bir galibiyet alırız.
çocukluk aşkımsın galatasaray…
juventus oğlanlarının siyah-beyaz dünyalarına kıpkırmızı bir renk katacağımız karşılaşma. bu özgüven ezeriz, rahat kazanırız, biz daha iyiyiz özgüveni değil. musallat olacağız, hırpalayacağız, pes etmeyeceğiz, bıktıracağız özgüveni. gerçek galatasaray futbolcularını ve mücadelelerini göreceğimiz turun ilk ayağı olacak. juventus'a merhamet gerekecek, zira galatasaray etmeyecek.
yenemiyorsak da yenilmeyelim mentalitesine sahip şampiyonlar ligi eleme maçı. juventus korkunç bir fikstürden geçiyor. hafta sonu yarısını 10 kişi oynadıkları inter maçı, hafta sonu oynayacakları como maçı ile bu turun dönüşünde roma maçı var. sadece yorgunluk değil, kafa olarak da üst üste bu kadar sert maça çıkmak kolay iş değil, o yüzden sakin kalmak lazım maçta. pek bizim tarzımız olmasa da kendimizi biraz daha ikinci yarıya saklarsak dağıtabiliriz juventusu. barış, singo ikilisi yedekten son yarım saat girse baya bir hırpalarlar gibi juve’yi.
ben oyuncularımızı gözümde çok mu büyütüyorum bilmiyorum ama iki takımın oynaması muhtemel 15 futbolcusuna söyle bir bakınca bizden güçlü olarak göremiyorum rakibimizi. formda bir ugurcan, davinson, singo, torreira, sane, osimhen her türlü juve formasını gayet kapar. gününde bir sara, yunus, barış, lang, jacobs her türlü juve kadrosunda oynayabilir. şampiyonlar ligi seviyesinde takımımızın en büyük düşmanı olan gevşeklik ve maç seçme sorunlarının olmayacağını öngörerek gayet kazanabiliriz gibi geliyor bu maçı. bundan önce juve ile maç yaptığımızda hep rakipte bizde olmasını gıpta edebileceğim sürüyle topçu olurdu. şu an öyle ozel bir takım değil, sadece iyi bir takım var. umarım şans yanımızda olur şu girmeyen toplar bu sefer girer ve 20.45 kuşağında tüm dünya bir kez daha cimbomun ayak seslerine şahit olur. maçtan 2-3 gün sonra bile dünya basınında bizim konuşulduğumuz günleri görmeyi çok özledim...
kafa kafaya maç. rakip yorgun, moralsiz, şansız…
ciddiyet 30 sn bile bırakmamamız gerekiyor, çok sıkıntılı bir takım, asla ama asla oyundan kopmuyorlar. açık veriyorlar, kötü bitiriyorlar ama iyi top oynuyor, iyi mücadele ediyorlar.
vurduğumuz gol olsun.
kadro beklentimi daha once yazmistim ama son bilgiler isiginda düşüncem değişti biraz.
singo mutlaka orta sahada oynamalı. thuram ve locatelli'yi torreira tek başına tutamaz. singo'nun sag bek oynamasını zaten istemiyoruz. defans hattında sallai davinson apokerim ve jacobs ile çıkar orta saha da singo biraz geride durup hava toplarını alarak ve hizi/fizigiyle bu iki oyuncuyu durdurmaya calisir. önünde torreira ilk toplara müdahale, pres ve mümkün mertebe thuram'a topun gelmesini engellemeli. sara'da kanatlara top dagitimi, ara/uzun paslar ile forveti topla buluşturma ve mumkunse uzaktan sutlar ile tehlike yaratır.
attiginiz her sut gol, yediğimiz gol ofsayt olsun insallah.
allah'ın izniyle olağanüstü taraftarımız ve inanmışlığımızla rakibi yeneceğimize inandığım mücadele. sahada onlardan daha iyi olduğumuz bölgeler var. kalede daha iyiyiz. savunma hattında eşit ya da onları bir tık önde görürüm. orta sahada thuram oynarsa onlar önde oynamazsa eşit. kanatlar ve forvette de net biz üstünüz. saçma sapan bir hata yapmayıp liverpool atletico performansı, inanmışlığını yansıtırsak kazanabiliriz diye düşünüyorum. babalar sahneye çıkacak. osi, oynarsa sane, sara özellikle coşacaltır.