çok çok üzüldüm çok yazık oldu ama daha maçın başından osimhenin kolunun kırıldığı ve hakemin en ufak bir uyarı vermediği, yaka paça dövülmemize ses çıkarmadığı, üstüne lang'ın güvenlik önlemi alınmış şantiye alanında bile yaşanmayacak saçma sapan ve bir o kadar da ciddi sakatlığı düşünülünce... ki öncesinde de hukuksuzca deplasman tribününün liverpool taraftarına satılması ile başlayan bir vampirlik var.
galatasaray hukuk göreve diyorum.
tamam elimiz ayağımıza dolaştı ama bizi doğramaya da günler öncesinden başladılar.
çelik gibi sinirler inşa edecek spor psikologları ile çalışıldığını/çalışılacağını umuyorum.

ha bir de
bizi ancak böyle yenebileceklerini düşünüyor olmaları bile gurur.
teşekkürler galatasaray.

(yine de uğur herkesin suratına tükürebilir onun böyle bi hakkı var)

tekme tokat dövüle dövüle sindirilip yenildik. mecaz falan içermiyor bu düşüncem. cidden bu kadar bariz sertliğe müsade edildiği, bırakın kartı faul bile verilmeyen 4-5 pozisyonun yaşandığı bir maç ben hatırlamıyorum. resmen liverpool’a herşey serbestmiş gibi maç yönetti hakem. bizim yanlışlarımız yokmu illaki var ama şu hakem yönetiminden sonra ne herhangi bir futbolcuyu ne teknik heyeti ne de yönetimi eleştiririm.
uefa tamam buraya kadar iyi geldiniz ama yeter liverpool-psg eşleşmesi daha çok rating getirir dedi resmen.
dünyada tekel olan hiçbir kurum tarafsızlığını koruyamıyor maalesef.
keşke cidden şu real falan yeni bir oluşum kursa da bu şerefsizler azalarak yok olsa.

hakem katliamına uğradığımız maç. liverpool'un penaltısı penaltı değil, szoboszlai sarı kart görmeliydi. torreira'nın ayağına sert şekilde basıldı, sarı kart olması gerekirken faul bile verilmedi. ilk goldeki korner öncesi gabriel sara'ya yapılan faul, ilk goldeki kornerde ise sallai'ye yapılan fauller görmezden gelindi. kontra atakta barış alper yaka paça çekildi, sarı kart göstermesi gerekirken faul bile vermedi. böyle deplasmanlarda sarı kartlık fauller çalınmayınca, en iyi oyuncunuzun da maçın başında kolu kırılınca mental olarak ayakta kalamıyorsunuz. liverpool'un real madrid'e karşı şampiyonlar ligi finali bu maça oldukça benziyordu. ramos, salah'ın kolunu kırmıştı ve liverpool da aynı şekilde varlık gösterememişti.

benim görüşüme göre maçı zaten marcinyak'ın yönetemeyeceği önceden belliydi. adamın ciddi sağlık sorunları vardı . bilindiği gibi maçı yöneten pawel raczkowski normalde şampiyonlar liginde maç yönetecek klasmanda değil yani elite kategori hakemi değil. dün yaşananları hakemin kararlarını gördüğümüzde hiçbir elite kategori hakemi bunun verdiği kararları vermez, veremez. çünkü itibarına gölge düşürmek istemez. ancak hakkında çeşitli skandal iddialar olan birkaç gün sonra ismini hemen hiç kimsenin hatırlamayacağı bi' isimin bu maça atanarak bu sağlanabilirdi. seyirci yasağını da göz önüne aldığımızda uefa bu konuda hemen her deliği kapamış. bize hiç şans bırakmamış zaten normalde de elenmek daha yüksek olasılıktı ama ufak bi' ihtimal bırakmamışlar bize. bizi ve bizim gibi takımları ''büyük'' takımlar için bi' meze adeta yemeği tatlandıracak bi' çeşni olarak görmeye ona göre muamele etmeye devam edecekler elbette. yoksa aleyhimize çalınan gibi bi' penaltıyı ben şampiyonlar ligi seviyesinde hiç görmemiştim ve muhtemelen de hiç görmeyeceğiz bundan sonra).

9-0 bitecek maç uğurcan ve rakibin bilmem kaç faul ve ofsayta takılan golleri yüzünden mucize oldu ve 4-0 bitti.
maçın özeti budur. 3 pas yapamadan ezildik.
bunu kabullenmeyip, başka yerlerde bahane aramak bu kulübün gelişimine vurulacak en büyük darbe olur.
okan hocanın böyle düşünmediğine eminim.

gs Vector Logo

ne olursa olsun, sakatlanmış, sakatlığından dolayı yanına doğru düzgün pas bile atamayacak, hiçbir kafa topuna çıkmayacak haldeki bir adamı 40 dakika sahada tutma kepazeliğini gördüğümüz maç. isterse dünyanın en iyisi olsun. ilk yarıda bu kadar hırpalanmasaydık belki ikinci yarı bu kadar da kötü olmayabilirdi.

başlarken yedek kulübemizde sane, lang, icardi ve ilkay'ın olduğu maç. yanlış zaten burada başlıyor. buradan en az 2 oyuncunun 11'de olması gerekirdi. bunlar galatasarayda liverpool maçında yedek kalacak oyuncular değil. özellikle sane ve lang. dün sallai ve barış tercihi yanlıştı. ikisi de ne kadar çalışkan olsa da yeteneksiz futbolcular. topu ayağında tutamayan futbolcular. böyle deplasmanlarda bize daha teknik, oyunu pasla da açabilecek oyuncular lazımdı. okan hoca ise anfield'da defans yaparak çıkabileceğini düşündü.bizim de kalemizde hakan arıkan olsa beşiktaşın 8-0 hezimeti çoktan tarih olmuştu.bu seviyede bu hakem olmadı orası da doğru ama bu seviyede okan hoca da bekleneni veremedi bu da bir gerçek.

maçtan önce yorum yapmak istemedim çünkü maçın akışını değiştirebilecek çok fazla oyuncu tercihi vardı. kafamda ihtimallere boğuluyordum. ayrıca minik detaylar belirleyecekti maçı. analizi zor bir maç önüydü, bunu bir cebe koyalım.

kadro açıklandığında sallai sağ açık kararına “bence” yanlış desem de yüksek sesli bir hata olduğunu düşünmedim. nitekim 8.dakikadaki sakatlığı dolayısıyla osimhen’in oyundan düşmesine rağmen dikkatsiz penaltı ve yine dikkatsiz apo’nun hatalı pası sonrası salah karşı karşıya dışında ahım şahım bir pozisyonu yok liverpool’un.

ancak sonrasındaki akışta ciddi kötü rötuşlar var. ilk yarı bittiğinde osimhen sakatlık nedeniyle oyundan çıkarken sağ tarafa sane, sol tarafa sallai en uca da barış geçmeliydi. bu sayede oyuna başladığın ve bence berbat bir düzen de olmayan şekilde devam edebilirdin. artı sane-boey uyumunu kullanarak biraz topu tutabilir ve atletizmden fedakarlık etmeyebilirdin. sane-noa arasında ciddi atletizm farkı var geniş alanda. bununla beraber boey’in sallai’den defansif anlamda kat be kat iyi bir bek olduğu, hem pozisyon alma hem de ileride fazla adamla kalma anlamında aşikar. yediğimiz gollerde hep sallai dalgınlıkları var. 2.golde ekitike uyutuyor. 3.golde ofsaytı bozuyor.

diyelim ki beni dinledin ve sane-osi yaptın, yine 2.golü yedik. hemen lang-sallai yaparsın. biraz daha topu tutmaya çalışırsın. defans hattından fedakarlık yapmadan ama… boey singo apo jakops sabit. o da tutmazsa lemina-torreira’dan birini hatta apo’yu çıkarıp yunus’u alırsın… ki daha da fazla oyunu tut.
tutamazsan da en kötü bu olacaktı zaten…

ama biz önce lang-sane gibi pres namına zayıf 2 adamla başladık. yetmedi, sallai’yi beke çektik. sonra torreira’yı oyundan aldık. buna çok şikayet etmedim, sara’nın 8’e geçmesine, ama lemina’yı stopere, singo’yu orta sahaya çektik… akıl tutulması bence…

sonrasında lang’ın sakatlığıyla tur bitti zaten…

yani yine bir “çorbaya dönüş” yaşandı. sahadaki oyuncular reaksiyon veremiyorsa kenara bakmaya başlarlar. orta sahan sürkilese olmuş. osimhen sakatlanmış. hamleni yapman gerekiyor. olmadı, pekş tamam, penaltı kurtararak soyunma odasına hype’lı girmişsin. livepool evinde bastıracaktır. mantıklı, neden yaptığını bildiğimiz bir hamle yapman gerekiyor. orta saha berbat haldeyken lang-sane aynı anda, hem de en uca barış’ı atarak, beke de savunma anlamında daha zayıf bir savunmacı çekerek oyun oynamayı beklemek, liverpool’a sivasspor muamelesi çekmektir. maça hazırlanmamaktır. bu seviyeyi anlamamaktır.

her hocanın olur hataları, yüksek ses ile eleştirmek değil derdim ama böyle bir maçın müsebbibinin saha içi hatalar olduğu, yeterince çalışmamızdan kaynaklandığı, teknik kadronun kötü maç hazırlığı yaptığı kabul edilmeli. bizim takım sarı gördüğünde, eksik kaldığında, beklenmedik sakatlıkta, oyun kötü giderken, bir iki kötü şey üst üste yaşandığında sabırsız ve daha kötüsü plansızca takımın çorbaya dönmesi konusu okan buruk’un seviye atlayamadığına dair göstergedir. juventus ve bu maç çok açıkça ona ciddiyet ve plan konusunda gelişim göstermesi gerektiğine dair açık mesajlar vermiştir. “seviyeni anla planlarını yap”

hepsi bir yana yineleyeceğim 2 konu var ki bu seviyeler özelinde de değil, konyaspor bile ağzımıza bastığında ortaya çıkan zaafiyetlerin önüne geçmek adına elzem.

1. si takım lemina-torreira gibi 2 adet 6 numarayla defanstan anlamlı çıkamıyor. topu oynayamıyor. takım statikleşiyor.
2. bu takıma ekmek peynir gibi bir modern 10 numara lazım. daha önce anlattım ama bu tip maçlardan sonra bahsetmek farz oluyor ki, şut atan, faul alan, top süren, hem yetenekli hem lider hem de zeki bir adam istiyor takım, çağırıyor…

sara’yı 8’e, asıl mevkisine evirip, barış & osimhen kalacaksa, asensio gibi bir 10 numaraya ihtiyacımız var. ince işleri çok keskin yapabilen bir adam…

eğer barış ya da osimhen hatta 2’si birden gidecekse szobozlai gibi çift yönlü 10 alarak bir üst seviye futbol oynayabiliriz. takım net olarak sezon başından beri bu 2 hamleyi istiyor. bunu istiyor.

sara 10 oynar, oynamaz demiyorum ama sara gibi bir 8 numaraya daha ihtiyacımız oluşuyor. kendisi gibi bir 8 varken faydalanmamak çok saçma olur, zira 2 sara ile bu kez de kilitli maçları daha zor çözebiliriz bunda ligde kullanışsız...

bence basit hatalarla dolu bir teknik adam performansı izledik, iyi hazırlanılmamış ve overthinking’e düşmüş bir hoca performansıydı. daha önce hiç oynamayan sallai-boey icadından anlamak lazımdı…

lig şampiyonluğunu olumsuz etkileyebilecek bir performanstı, burada silkelenme için oynayacağımız maç ligin 2.en güçlü oyun oynamayan takımının evinde. hem de milli ara sonrası olacak. geri dönüşü zor bir sürece girdik. karamsarlıktan ıya da inanmadığından değil ama durum tespiti yapıyorum. allah yardımcımız olsun. bu maçtaki gibi ekstrem sakatlıklar vs olmasın, nazar çıkmış olsun inşallah…

şöyle bir maçtan sonra dilimiz varmasa da teşekkür ediyoruz takıma. dersleri ciddiye alması gerektiğine dair son mesajdı hocaya. bir daha böyle bir deplasman hezimetinde kalifiye hocalığı tartışılır maalesef. ben seneye bomba bir takım kuracağına inanmak istiyorum. umarım güzel şeylere vesile olur. hepimize geçmiş olsun.

insanı futboldan soğutan, hayata küstüren maç. düşünsen olmuyor, yazmasan içinde büyüyor. koca gün juventus deplasmanı mı, yoksa bu maç mı daha büyük rezaletti diye düşünüyorum, galiba bu onu da geçti. yenen 4 gol, 1 ofsayt, 1 faul ile 2 iptal gol, 1 kaçan penaltı, 1 direkten dönen ve uğurcan’ın çıkardığı niceleri. kötü gününde de olsan, hakem yanlı da yönetse, aksilikte yaşasan böyle bir performans bu seviyede kabul edilemez. liverpool’a anfield’ta elbette farklı yenilebilirsin ancak son 16 turunda iki takım arasında en büyük uçurum bu maçta oluştu. evet newcastle 7 yedi ama 18 kez rakip ceza sahasına girmişler. bizim 1 isabetli şutla, ki o da cılız bir vuruş, maç tamamlamamız olacak iş değil. okan hoca’nın juventus deplasmanını en kötü oyunumuz olarak nitelemesinin ardından bu oyun bize hiç ama hiç yakışmadı.

en hafif tanım ile ve sahada kendi yaptıklarımıza bakarak konuşacaksak sahada hiçbir varlık gösteremediğimiz, hiç hatırlamak istemediğim, özetini daha izleyemediğim maç.

gs Vector Logo

#4402921

macin bitisinden sonraki hislerimi bir turlu entry haline getiremiyordum. asalet cok guzel ifade etmis, tesekkur ederim kendi adima.

yani evet yenildik, ezildik, cevap veremedik. bu konu osimhenin pozisyonuyla %90 alakali bir durum bence. cunku okan hoca buraya defans yapmaya gelmedik demisti. yani ilk baskiyi atlattiktan sonra bizim presimiz baslayacakti. sadece 5-6 dakika sonrasinda ilk baski sonecek ve biz dengeleyip bana gore goller de bulacaktik. bana gore gececektik bu turu. sakatsa niye cikmadi diyenleri de anlamiyorum, cunku ana planimiz oydu ve %0.000002 ihtimali bile olsa olur mu acaba diye bekledik. ben bekledim.

ancak ortada hakem ve les gibi bir camia oldugunu da es gecmememiz gerekiyor. les gibi bir teknik direktor ve futbol adami, daha dogrusu acziyet icerisindeki ‘arne slut’ basta olmak uzere, bize karsi kompleksi oldugu belli olan ve kendisi de kisisel aldigini da aciklayan szsoboslai onderliginde tam bir kotu kazanan kadrosuyla karsilastik. bunlarin bu planli mucadelesine, gercekten bu seviyede 4. hakem bile olmamasi gereken siradan bir adam bunlara odul gibi ne kart cikardi ne de standard yakalayamadi. verdigi penalti standardina gore yedigimiz gol kesinlikle faul. bunlar olmadan ezilmemizi ve maci konusmak imkansiz benim adima.

ben bu maci boyle hatirlayacagim. alacagimiz bir tane ders var; onun da zaten farkindaydik ve bu macta cozmeye calisacaktik. avrupa deplasmaninda siniyoruz ve takima saha icinde bu ortamlarda liderlik eden birine ihtiyacimiz oldugu belli oluyor. bence seneye bu sorunu da cozecegiz. cunku sorunun buyuk bir kismi da buralari tecrube eden oyuncu eksikligiyle alakali.

son soz; bu kimsenin boynunu egmesi gereken mac degil. bu sezon da oyle bir sezon degil. alnimiz ak. basta hocaya, oyunculara ve stada giden emekcilere sezon icin tesekkur ederim.

gs Vector Logo
« / 842 »
Kayıt Ol