lige odaklanalım safsatası umarım sadece taraftar arasında vardır.
alkmaar kim? 15 dakikada iki gol atsak helva gibi dağılacak genç oyuncuları olan bir takım.
geriden gelip darma dağın etsek bunun pazartesiye yansımayacağını mı düşünüyoruz? futbol sadece fiziksel değil, mental bir spor aynı zamanda. alkmaar'ı 4-1'den gelip eleyecek bir galatasaray karşısına hem de arenada, pazartesi çıkmak biraz göt ister.
ele alkmaar'ı, kazan derbiyi. vura vura git.
40 yildir galatasaray'i yakinen takip eden biri olarak avrupa'da neuchatel zaferi disinda birak 3 farki, 2 farki bile cevirdigimizi hatirlamiyorum. hatta tek farki bile cevirmisligimiz kac tane var, emin degilim. o yuzden isimiz cok zor.
ayrica genelin aksine macin basindan cok sonunun daha kritik olduguna inaniyorum. dengeli bir oyun ilk yari sonuna dogru ya da ikinci yari basinda bir gol ile70-80'lere girip ikinci ve ucuncu gol icin riskleri orada almak daha mantikli geliyor.
sadece galatasaray degil, diger turk takimlarini da dusununce, bu tip durumlarda erken gol panigiyle oyunlar macin basindan kaosa donuyor ve sakin kalan her rakip eninde sonunda golu buluyor. o yuzden denge ozellikle macin basinda cok onemli. soyle dusunmek lazim; az alkmaar ligimizde oynayan bir takim olsa, galatasaray ic sahada ne oynardi, aynen onu oynamak lazim. normal kosullarda zaten 1-2 farkla yenecegin bir takimi macin sonlarina dogru baski altina alip fark arayabiliriz.
diger turlu golu her turlu yer, 1-1 falan bitirir, derbiye doneriz.
son gelen hava tahminleri ve akom uyarılarına göre istanbul'a uzun zamandır gelecek en büyük kar fırtınasının başlangıç gününe denk gelmesi beklenen maç.
tahminler doğru çıkarsa kar o gün başlayacak ve 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçından sonraki güne kadar durmayacakmış.
nedense bizimkiler çok sessiz. hiç öyle gaza gelmeler falan yok. okan hoca bile çok fazla bu maç hakkında konuşmadı. sinsi sinsi tarih yazacağız sanki.
1 gün kalan maç.
kadroya dair tek düşünce berkan mı, demirbay mı sorunsalı.
muslera
cuesta-davinson-abdülkerim
sallai-torreira-demirbay(berkan)-barış
mertens-sara
osimhen
en azından barış alper yılmaz’ın dinlendirilmesi gereken maç. adam her maç, olur olmaz her mevkide koşturuyor.
çoğu kişinin içten içe bir nebze de olsa umut beslediği, bir o kadar çoğu kişinin ise young boys maçı gibi olur diye düşündüğü avrupa maçımız.
ben maça gerçekçi yaklaşma taraftarıyım, bu nedenle yarı rotasyon yapmalıyız diye düşünüyorum.
her şeyi geçtim bu sezon kaç tane maçı farklı kazanabildik ki? anadolu maçlarını bile 1 farkla kazanmaya okey şekilde ilerliyoruz.
en son farklı kazandığımız maç 22 aralık 2024 kayserispor galatasaray maçı, ulan ben bu maçı unutmuşum bile.
ondan bir önceki farklı kazandığımız maç ise 19 ekim 2024 antalyaspor galatasaray maçı.
son dört ayda kupa maçını saymazsak farkla kazandığımız hepi topu iki tane maç var, bu takımlar da zaten ligin en çok gol yiyen beş takımından ikisi.
anamızın liginde bile zorlandığımız şeyi 4 yediğimiz avrupa takımına karşı yapabileceğimiz inancını hiç ama hiç taşımıyorum.
zaten bizim avrupa maceramız kiev maçıyla bitmişti, kabul edelim ve yolumuza devam edelim derim.
bu yüzden rotasyonumuzu yapalım, fb maçına diri çıkalım istiyorum.
çıkmasını istediğim 11:
günay
cuesta-davinson-apo
jelert-berkan-demirbay-sallai
yusuf-mertens
osimhen
yurt dışı bahis sitelerinde alkmaar galibiyetine 4 oran verilen maç.
tüm oklar galatasaray galibiyetini gösterse de, fark çok zor.
bir şekilde elesek önümüzdeki turlarda ne halt edeceğimizi düşündüren maç. frankowski ve lemina'nin olmadığı yerde tottenham maçından sonra kurduğumuz hayaller çoktan bitti. bu sene o hayallere de gerek yok artik. ocak ayında içine edilen transfer sürecinden sonra şu maça as kadroyu yormaya gerek yok. elinde tek sağlam santrafor osimhen var oynamamali!
bir avrupa kupası maçı öncesi bir galatasaray taraftarının lig maçını önceliyor olması ve rotasyon beklemesi anca kültürel yozlaşma ile açıklanabilir.
bu turu geçersek zaten eleniriz, sonraki turda bizi yaşatmazlar vs. net bir akıl tutulması. bu gerçekçilik falanda değil.
biz hangi ara bu hale geldik gerçekten anlamak güç?