bu maçı kazanırsak sezonun çehresi değişir. ilk 16 ihtimali doğmasından başka, lige etkisi de çok sert olacaktır. son dönemde sallanıyoruz ama henüz süper kupa harici kaybedilmiş bir şey yok. puan önemli ama kazanmak çok şeyi çözecektir. inşallah ruhunu koyan, sahada her şeyini veren bir takım görürüz. rakipleri titretecek olan da budur.
önde basmaya çalışıp, yüksek tempoda oynamaya çalışırsak hezeyan yaşarız.
atletico bizden çok daha diri bir ekip. bizim aksimize yedek kulübesi de var üstelik. biz yukarıda bahsettiğim oyunu 90 dakikaya yayamayız. liverpool mücadelesindekine benzer kontrollü bir oyun oynamamız gerek.
bu maçta alınacak 1 puan dahi altın kıymetinde şuan.
ilk golü yesek bile oyunu tutmamız gereken, sakin kalıp akıllı oynamamız durumunda istediğimizi almak için hiçbir sebebin olmadığı mücadele.
haydi aslanlar!
hasta da olsam tribünden destekleyeceğim maç.
fikstür çekildiğinde bu maça 3 puan yazmıştım. ne kadar kötü de olsak bu maça hala 3 diyorum.
'yenilirsek taraftar saçma sapan eleştirecek' diye üzülen renkdaşları gördükçe, sinirimden kendimi pataklayasım geliyor.
fenerbahçe yönetimi türkcell süper kupa finali için transfer sezonu açıldığı gibi 2 transfer indirdi - bakın transferlerin iyiliğini/kötülüğünü tartışmıyorum.
galatasaray yönetimi ise - bugün tarih 21 ocak, hem şampiyonlar liginde teknik traktörün takımı soktuğu 'ölüm/kalım' pozisyonu için tedbir alamıyor, lakin lig için gerekli tedbirleri de erteliyor.
bugün ya galibiyet/beraberlik alınır ve transfer sezonunun sonuna kadar sene başında yapılan rezil planlama elden geldiği kadar rektifiye edilir;
-ya da topluca istifa edilir: yönetim ve teknik heyet kol kola. biri oteline, diğeri simitçisine, öteki de manavına gider.
ortası yok.
galatasaray sizin oyuncağınız değil - galatasaray'ın yatırımlarını, oyuncularının kariyerlerini ve olası gelirlerini çöp etmeye kimsenin hakkı yok.
sadece 2 transfere 100 milyon € harcayıp, şampiyonlar liginde grup aşamasını geçemiyorsanız, sizin o koltuklarda oturmaya hakkınız yok.
bazı 35+ taraftarlar aşırı romantiğe bağlıyor. kendilerini biraz pragmatizme davet ediyorum.
devir değişti. 'ya başarılı olursun, ya da yol verirsin'
(edit) şampiyonlar ligi için transferler yetişmedi demiyorum. transfer yapsak bile zaten yazamıyoruz, eyvallah.
eleştirdiğim konu bu sezonun avrupa macerasını yanlış planlama ile çöp edilmesi.
tek farklı yenilgi halinde gemileri yakıp orta sahayı boşaltıp puan peşinde koşmamamız gereken mücadele. tek farklı ve iki farklı yenilmek arasında bile büyük fark var bizim için. zaten 3-4 fark yersek city'den puan almamız şart olur.
kimse kusura bakmasın ama yazın 120 milyon euro para harcamışken, üstelik kontenjanda fırsat varken kadro rotasyonunu dar tutmayı tercih ederek, şampiyonlar ligi'nde ilk 24'e giremeyip ligi de fenere verirsek ne hoca ne yönetim koltuğunda kalamaz. koltuklar her zaman oturmak için değil, doğru zamanda kalkmak için de vardır. galatasaray kimsenin babasının çiftliği değil, kimsenin de cebinden para koyup transfer yaptığı bir yer değil. galatasaray'ı iyi yönetecek ve şampiyon yapacak birileri muhakkak bulunur. muhafazakar bakış açısından kurtulmamız gerekiyor, kimse galatasaray'dan büyük değil. galatasaray bugün şampiyonsa x isim sayesinde değil, x isim bugün şampiyonsa galatasaray sayesindedir. başarılar galatasarayım.
yine en kritik maçlara en kötü halimizle çıkıyoruz. 2 ay önce ilk 8 konuşurken şimdi ilk 24ün dışında kalmak sözkonusu.
tipik türk takımı zihniyetindeyiz maalesef. her zaman son maça kalır işimiz her zaman. anasının deresinden mineral suyu gelmeden çözülmeyecek olasılıklara kalır hep işimiz. her sene böyle.
bir arkadaşımdan aldığım bileti bu akşam otobüsle samsun yollarında olacağım için geri vermek zorunda kaldım. peder bey poposundan minik bir ameliyat geçirecek. doktorların söylediğine göre rahat bir operasyon ama insan bir geriliyor tabii...
neyse... beyler benim yerime de bağırın. tam sesiniz tükenirken "aceaceace fenerli babası ameliyat olacaktı diye gelemedi" diyip 1 kez daha ekstra bağırırsanız kafi.
şu maçı kazanalım da ben babamdan "süper kupa düper kupa" goygoyu çekmek zorunda kalmayayım.
galatasaray'da kaos ikliminde çıkacağımız bir ölüm kalım maçı. etihad deplasmanını saymıyorum, city bizi yenmek zorunda çıkacak maça.
korkarım ki, okan buruk avrupa'da ölüm kalım maçına çıkıyorsa o maçta ölüyor arkadaşlar.
hoca bu algıyı kendi işledi maalesef. city ve atleti maçlarından toplam 1 puan alabilirse her şeye rağmen avrupa'da yola devam edecek; ama okan buruk bu 1 puanı bir şekilde alır diyebilen, içi rahat olan var mı? açıkça söylüyorum; bugün istediğimiz neticeyi alırsak galatasaray genleriyle alırız; b planı olmayan kadro müteahhiti okan buruk sayesinde değil.