liverpool, çok iyi oyunculardan kurulu bir yıldızlar topluluğu. ancak yenilmeyecek bir takım da değil. 29 eylül 2025 newcastle united arsenal maçını dikkatle izleyenler ev sahibinin pivot forveti alman woldemote'nin o boy ile orta sahada nasıl adam kovaladığını, nasıl savaştığını görmüştür. işte bizim de önceliğimiz 30 eylül 2025 salı akşamı bu olmalı. evvela hiç kibir yapmadan rakibin bizden çok daha iyi, çok daha kuvvetli ve favori olduğunu kabullenmeliyiz. top rakipteyken herkes topun arkasına geçmeli, osimhen bile. arkadaşı 2-3 kişiye karşı tek başına savaşırken seyreden futbolcu galatasaray'dan uzaklaştırılmalıdır. bu maç kavga etmeden, ayağımıza yorgunluktan kramplar girmeden, 130 km koşmadan ve inanmadan kazanılacak bir maç değil. bu maç, galatasaray için namus maçıdır.
maç öncesi oluşan bu olumsuz havanın bir konuda olumlu etki etmesini bekliyorum: bu maça “etkinlik” olarak gelecek kişi sayısını azaltması. az kamera, az sosyal medya, az gurbetçi inşallah.
yani daha az şov, daha fazla tribün, daha fazla galatasaray. orada olacağız. tek beklentimiz korkmadan, çekinmeden oynayan galatasaray. liverpool bizim rakibimiz değil. “geride duralım, temkinli oynayalım” diyerek puan alabileceğimiz bir takım da değil. biz de o takım değiliz zaten. çıkalım kozlarımızı paylaşalım, kim kimi üterse.
umarım okan hoca olası liverpool mağlubiyetinde bile kafa açacak 3-5 tane tipe bakıp karakterinde olmayan işlere girmez. bildiğini oku hocam bu maçta. bu maçlar senin alanın zaten. yanındayız.
şampiyonlar ligi heyecanının ufaktan sarmaya başladığı maç. taraftarın genelinin aksine ben umutsuz değilim. sonuçta jupp derwall'in galatasarayın adının olduğu her yerde umut vardır sözü gerçekliğini hala koruyor.
konumuza dönersek bu maça özel birkaç beklentim olacak takımdan, teknik heyetten ve taraftardan.
1- temaslı oyun. hakem clement turpin oynatmayı seven bir hakem. o yüzden sert ve temaslı oynamalıyız.
2- yedeklerden gireceklerle beraber 16 oyuncumuzun da en az rakip kadar mücadele etmesi gerekir. her oyuncu ciddiyetini 90 dakika korumalı. topuk pası vb. gibi varyete işleri yapılmamalı. oyuncu değişiklikleri zamanında olmalı.
3- eğer oynayacaklarsa sane, barış, sara ve lemina'nın maçtan önce kulağı çekilmeli. son haftalarda baya diplerdeler.
4- muhtemel on birlerde orta sahada torreira- ilkay- yunus 3'lüsünü görüyorum, inşallah doğru değildir demekle yetiniyorum. ilkay'ın içerdeki kolay maçlar dışında orta ikiliden birinin olmaması gerektiğini düşünüyorum. eee kim oynayacak? diye sorulacak tabii. gününde bir lemina ya da kaan olabilir diyorum ben ama orası hala soru işareti.
5- taraftarda kızgınlıkları, küskünlükleri bir kenara bırakacak takımına sahip çıkacak.
5'li savunma oynama düşüncesinden vazgeçtim ve geçen senenin ikinci yarısından sonraki oturmuş sistem ve kadrodan devam etmeliyiz.
önce maçı dengede tutma düşüncesinde olmalıyız. tottenham maçı gibi basıp atak yapma düşüncesi bizi felakete götürür. liverpool'un en iyi yaptığı şey hızlı hücum. olur da geri düşerse sane-ilkay'ı alıp hızlı geçiş hücumu düşünebiliriz. olur da öne geçersek de yunus-sallai değişikliği yapıp daha sağlam dururuz.
icardi-sane-ilkay takımın düzeniniz bozdu. singo'yu stoper kullanmak da bozdu. eski sisteme dönmek lazım.
uğurcan
singo-davinson-apokerim-jakops
torreira-lemina
yunus-sara-barış
osimhen
zor maç. puan beklentim yok.
lemina, nzonzi, seri orta sahamız varken psg'ye karşı da puan beklentim yoktu. ancak öyle bir futbol oynadık ki 0-1 mağlup olduk ama herkesin başı dikti. prime psg vardı karşımızda. savunmada luyindama ve marcao soluk aldırmadı kimseye. yine aynısını beklemem suç değil. hem de daha iyi bir kadromuz var.
korkaklar için değil burası. yine aynı şekilde içeride dışarıda münih maçlarımız var. kimsenin beklemediği oyunlar ve sonuçlar çıktı ortaya. herkes elinden gelenin 3 fazlasını yapmak zorunda.
allah yardımcımız olsun.
haşatımızı da çıkartsalar, bizi madara da etseler, destek tam destek ki oyuncular utansın öyle bir destek ayrıca, bizim rakiplerimizin bunlar, şu an bu seviyenin uzağındayız fakat çıtayı bıraktığımız yer her daim belli olmalı...
(bkz: 30 eylül 2025 galatasaray liverpool maçı)nda 90 dakika karakter koyalım yeter.
galatasaray gibi oynarsak kazanırız. ancak okan hoca avrupa maçlarında rakiplere önlem alacam diye galatasaray'ın dna'sını bozuyor. bırak hocam onlar sana önlem alsınlar. sür takımı sahaya benim oyunum bu de kendi oyununla rakibi yen. rakibin oyununu bozmaya çalışma.
bildiğimiz üçlü orta saha ve dörtlü savunmamızla oynasak keşke. anlamsız deneyler yapıp ilk maçta frankfurt’tan beş yedik. benzeri bir senaryoda beş golü mumla ararız benden söylemesi. bilmiyorum premier league izleyen var mı ama ilk 5 maçında liverpool 90+ dakikalara kadar yorulmadan hız ve aksiyon futbolunu hiç bırakmadı. biz ise ligimizin salaklığından dolayı dikkat seviyesi 65-70 dakika kadar süreklilik gösteren bir takımız. bize çok ama çok ters bir rakip maalesef.
koşmayan paragöz barış, kabız olmuş yan sanayi sane, yetenekleri sıyrılıp atılmış donuk sara, formsuz aüper yıldız osi, bir türlü toparlayamayan aşkın olayım icardi, sakatlığın eşinde lemina gibi tuhaf bir kadromuz var. aşırı derecede formsuz isim var kadroda. nasıl olacak bilemiyorum.
galatasaray adının olduğu yerde umut vardır ama bu seferki başka. takımın mevcut mental, sakatlık ve kondüsyon durumu içler acısı. götü boklu frankfurt'tan bir anda 5 yiyen bir takımı liverpool ne yapar hiç düşünmek istemiyorum. olumlu konuşmak isterdim ancak yarın akşam en iyisi erkenden yatmak.
---------------sane----------------------
-barış----------sara-------------sallai---
-----------torreira---ilkay----------------
--jakobs--abdülkerim--sanchez--singo--
---------------uğurcan--------------------
icardi'nin fiziki durumu osimhen'in sakatlığının belirsizliği düşünülürse bana kalırsa bizim oyunumuz forvetsiz 4-6-0 olmalı. kompakt kalabalık bir orta saha. bekine yardım eden kanatlar. ileride kontra kovalayan hızlı forvet.
ilkay ara pasıyla barış ya da sane'yi görür. sara'nın kullanacağı duran toptan sanchez ya da apokerim 1 tane tıklatırsa amenna. osimhen formda ve fit olsa sane yerine osimhen yazardım o kadar.
ne savunmayı beşlemek ne de hunharca önde basalım düşüncesi bence fayda etmeyecek ama bu oyunların hiçbiri için hiçbir hazırlığımız olmadığı için 4-2-3-1 oynayalım gitsin, futbol şansı da yanımızda olursa ne ala işte.