liverpool'un alisson; frimpong-konate-van dijk-robertson; gravenberch-jones; salah-szoboszlai-gakpo; ekitike 11'iyle çıkmasını beklediğim maç. ama bu 11'den 3-4 farklı oyuncu bile olabilir, ellerinde gerçekten iyi bir kadro var. wirtz, isak, mac allister gibi isimleri yazmadım örneğin. supersub olmaya doğru giden chiesa, müthiş sol bek kerkez, wonderkid adayı rio ngumoha ve çok yönlü conor bradley de var.
biz bunlarla nasıl baş edeceğiz?
bugünkü basın toplantısında hoca üstü kapalı olarak osimhen'in oynamayacağını söyledi. boyle bir durum olacaksa (bkz: 30 eylül 2025 galatasaray liverpool maçı)nda ya sallai ya da barış alper ileride olmalı. maçı yarı sahaya yıkıp icardi'yi aktifleştirme imkanımız diger maçlara oranla çok düşük.
kazanmak elbette gönüllerde yatan ama buradan kırılmadan çıkmak sezonun kalanı için çok önemli olacak. okan hoca'nın kredisi için, takımın özgüveni için özellikle de ligdeki beşiktaş maçı öncesi karakterli bir oyuna çok ihtiyacımızın olduğu maç.
yenilmek kolay, ama ne olur bu sefer karakterli bir oyun, çalışılmış bir şeyler görelim. gol yiyince dağılan takımdan, gol yiyince orta saha boşaltan kenar yönetimiden ziyade.
taraftarlardaki bu maç ile ilgili karamsarlığı hayretle izliyorum. liverpool yenilmez mi? her maç kendine özel. yüksek konsantrasyon ile kendi evimizde oynayacağımız bir maç ayrıca rakip 3 günde 2. deplasmanı oynayacak. bu maçta baskılı oyun ile en azından oyununun başında üstünlük kuracağımızı düşünüyorum, ilk 11'de icardi oynar diyorum ilerde oynayacaksak zaten atletizme ihtiyaç yok forvet hattında. maçtan 1 farklı galibiyet veya gollü beraberlik bekliyorum yenileceğimizi hiç düşünmüyorum.
bu sene liverpool’u birden fazla kez izleme fırsatı buldum. kendilerine yeni isim önerim honeypool ya da clutchpool olurdu ta ki palace maçına kadar. sürekli maçları 1 farkla ve aşırı dominant oynamayarak kazanan bir takım. kendi liglerinde bile istatistiksel olarak dominant değiller. birinci olmaları prime barcelona vibe’ı veriyor olabilir ama kesinlikle öyle değiller.
bunun yanı sıra defansta verdikleri açıklar aşırı derecede fazla. yani iyi planlanmış kontra hücumları sayesinde çok rahat gol bulabilirsiniz.
çok fazla taktik detaya giremeyeceğim bu maç hakkında ama liverpool’a karşı oynanması gereken oyun o kadar açık ve belli ki yani söylemek abes kaçar. belliyse niye tek mağlubiyetleri palace’a karşı derseniz orda da biraz kalite farkı ve slotun balından kaynaklı deriz. ilk hafta semenyo’nun attığı gollerden yenilmesine rağmen burnley’in oyununa kadar her takım neredeyse hemen hemen aynı şeyleri denedi liverpool’a karşı fakat clutch anlarını kaybettiler.
bizim taraftar liverpool taraftarı ile yer değiştirse slot’un hali içler acısı olabilirdi. harcanan onca paraya rağmen elde oyun olarak tatmin edecek hiçbir şey yok sonuç dışı.
sözün özü, bence yenilmeyecek bir takım asla değil. yeneceğimizden hiç umutlu değilim çünkü okan hocanın avrupa tercihleri çok kötü. bunun yanı sıra belli ki kaderine hoca olarak avrupada yazılı bir başarı yok gibi galatasarayla. bir türlü tutturamadı dikişi.
sorun liverpool’a yenilmek olmaz. fakat premier ligin başından beri liverpool’a karşı oynanan bir oyun var ya da oynanacak oyun belliyken eğer galatasaray bunu sahaya yansıtmakta başarılı olamıyorsa ciddi teknik heyet sıkıntısı var demektir.
hayırlısı.
taraftarın ve sözlüğün fazla gerildiği maç.
en azından bir puan çıkaracağımızı düşünüyorum.
liverpool'a o sahayı dar etmeyecek,
son düdüğe kadar boğazını yırtmayacak,
ayık değil, sarhoş kafa ile gelecek,
futbolcusunu son ana kadar desteklemeyecek
taraftar stadyuma,
son nefesine kadar mücadele etmeyecek,
bu taraftara kendisini affettirmek istemeyen,
formanın hakkını vermeyecek
futbolcu da otobüse binip maça;
gelmesin!
frankfurt maçından sonra taraftarın umutsuz olması, beklentisi çok düşük tutması normal. hayal kırıklığı yaşamaktan bıktı taraftar.
açıkça söyleyeyim, benim de hiç umudum yok. kazanırsak ya da puan alırsak ne ala. onurlu bir mücadele verelim yeter ki. frankfurt maçındaki mücadele rezalet ötesiydi.
diğer yandan liverpool buraya sadece kazanmaya gelmiyor, farklı kazanmaya geliyor. onu da söyleyelim
bakalım neler yaşanacak?
(bkz: no way out)
bu maçta hücumda top kaybı yapıldığında hemen yugoslav faulüne başvurmak lazım. gerekirse kart görme pahasına da olsa buna başvurmak lazım. liverpool dünyanın en iyi hızlı hücumuna çıkan takımı.
tabiki de en önemlisi hücumda top kaybı yapmamak gerekiyor. liverpool'un hızlı hücumlarına kameraman bile yetişemiyor.
herkesin merakla beklediği maç.
açıkçası bu maçtan galibiyet veya beraberlik gibi bir beklentim yok, malesef. sezon başından beri oynadığımız oyun, bireysel performansların kötü olması ve okan hocanın avrupadaki performansı beklentimi temellendiren etkenler.
gel gelelim bu maç sonucu kötü olursa yangın yapılacak (çok çok kötü olsa bile), sonucu iyi olursa da methiyeler düzülecek maç değil. beklentileri doğru konumlandırmak gerekiyor bence. bizim rakibimiz liverpool değil (lütfen galatasaray avrupa fatihidir, reali yenmelidir, barçayı tokatlamalıdır gibi yorumlar olmasın, oralarda çok uzun zamandır yokuz, var olamıyoruz malesef). bizim rakibimiz frankurt'tu. bizim rakibimiz ajax, bodo, usg, ve belki monaco. liverpool'a karşı müthiş top oynayıp yenilmekle kötü top oynayıp yenilmek arasında benim açımdan fark yok. ama asıl rakibimiz dediğim takımlara karşı oynanan oyun ve skorun benim için önemi büyük. frankfurt'ta sınıfta kaldık. umarım diğerlerinde kalmayız.
umarım kazanırız tabi orası ayrı, çünkü frankfurt'u yenseydik bile, ilk 24'ü garanti altına alabilmek için, her durumda süpriz bir galibiyete ihtiyacımız vardı.
başarılar takıma ve okan hocaya.