1-1 den sonra uzun zaman sonra ilk defa top oynadık biraz. zaten 2. gol de çok gecikmedi. 3 ü atacak fırsatları da yarattık. açıkçası takım 2. yarı maçı istedi.
ancak şöyle bir enteresanlık yaşıyorum. 2. yarı lemina'nın olmayışı ofans anlamında çok ileriye götürdü bizi. acaba lemina yerine başkası yunus ile değişse aynı etkiyi görebilir miydik?
35 yaşında başlayıp 40 yaşında biten bir maç. 3 puan çok değerliydi başta osimhen olmak üzere tüm takıma tebrikler fakat aklıselim galatasaray taraftarı bu oyunun kötü ve yetersiz olduğunu görmelidir. özellikle milli takım arasında iyi hazırlanan ve hedefe kilitlenmiş bir galatasaray izlemek herkesin hakkıdır. defolarımızı sık sık gösteren ve zorlu geçmiş maçtır.
okan buruk'un, 19 ekim 2024 antalyaspor galatasaray maçından bu yana oynanan 28 resmi maçta, 1 farktan daha fazla bir skorla kazanamadığı (ya da berabere kalıp mağlup olduğu) 26. maç.
bu istatistik bir dramdır, ve bu dramanın başrolü okan buruk, acilen görevi bırakmalıdır. ama kovularak ama istifa ederek. yoksa galatasaray camia genlerinde olan birçok önemli alışkanlığı bırakacak.
morata ve osimhen’in aynı anda sahada olması maçın son yarım saati ve geride değilsek gereksiz olduğunu gösterdi bence bu maç. morata orta sahaya gelip top dağıtıyormuş, o zaman bu işi direkt orta saha özellikli bi oyuncu yapsa olmuyor mu?
bu maç herkesin şunu tartışmasına neden olacak, torreira-sara-lemina orta sahası olmuyor mu? bence gayet olabilir, yüksek nabızda maç
izlemektense savunma güvenliğini ön planda tutup bulduğunu atan bir takım son 10 hafta için daha ideal, ama o bulduğunu atacak ileri üçlü osimhen-morata-bay değil tabiki. bu ileri 3’lüden bir şey üretmesini ancak 2025 model okan buruk bekleyebilir zaten. gerçi 90+’da topu muslera’ya dönüp, ahmet kutucu’ya şişirten sistem lemina, sara,torreiera’nın orta sahadaki rollerini nasıl oturtacak, o da meçhul.
ölü halimiz, inanılmaz taktiksel hatalar, okan hoca'nın artık kabak tadı vermesi ve galatasaray'ı doğramaya ant içmiş bir hakem performansına rağmen; geriden gelerek kazandığımız maç.
maçın başından sonuna kadar rezalet bir oyunla, büyük bir şans galibiyeti aldık. artık okan buruk’un maç sonu röportajlarını merak bile etmiyorum. çünkü ya herhangi bir oyun planı olmadığının farkında ve konuyu saptırıyor, ya da bunu bile farketmeyecek kadar kötü teknik direktör. ikincisi olmadığını bildiğim için, oyununun çözülmesini kendine yediremeyip ona buna bahane bulduğunu düşünüyorum. yaptığı değişiklikler ve oyuna giren oyuncuların bazılarının isteksizce salınması beni sinir krizine soktu.
frankovski midir nedir, hiç bir işe yaramayan bir herif.
ileride hiç bir üretim yokken mertens son 30’da neden girmez?
keşke hoca bu satırları okuyor olsa ve bu soruma cevap verse (o hani youtube’da konuk olduğu 500 kanaldan bir tanesinde hocayı eleştiren gençlerin birden karşısına hoca çıkınca ehe ehe moduna giriyorlardı. keşke şu an o pozisyonda olsam da hocanın yüzüne sorsam): ilk 45 dk boyunca sadece ve sadece half space denen bölgeden osimhen’e orta şişirme taktiği (?) sana mı ait yoksa taktiğin başkaydı ama futbolcular seni dinlemiyor mu? yoksa başka olan taktiğini alanyaspor mu oynatmadı?
her halükarda skandal bir 45’ti. gözlerime inanamadım. umarım böyle bir oyun bir daha izlemeyiz. bu sezon şampiyonluk gitse de gitmese de seneye takımda okan buruk olacak mı, sanmıyorum.
çok kritik virajdı, aldık.
tersi skor bizi çok büyük çıkmaza sokardı. artık önümüze bakma, toparlanma zamanı. hadi 5.yıldız.
ilk golü yediğimizde koç efendi eminim havalara uçmuştu. maçı geriden gelip alarak resmen can sıkıp takibe fenalık geçirttik. onlar düşünsün.
toplamda 7 sarı kart ve 1 kırmızı kartla(yedek oyuncumuza) bitirip maçı kazandık. acun ılıcalı'ya selam çaktı hakem bak ben yerliyim ve bol bol kart verdim diyerek. sallai de sarı kart gördü ve sanırım sarı kart sınırındaki oyuncularımızdan biri olacak antalyaspor maçında. ahmed cezalı duruma düştü.
alanyaspor sadece 3 sarı kart gördü(biri teknik direktörü).
şu dönüşü fener yapsa en zeki fener taraftarı: mükemmel dönüş, takım ikinci yarı uçtu, adeta goller geliyorum dedi.
ortalama bir galatasaray taraftarı: kazanılan sadece 3 puan, oyun umut vermiyor.