kendisi hakkımda olumsuz bir şey yazmak gerçekten içimden gelmiyor. içimden diyorum ki 2 sene üst üste rekorlar kırarak şampiyon olduk, 3. sü için mücadele ediliyor. elbet sorunlar zamanla çözülür diye düşünüyorum. sonra az, kiev, rigas ne bileyim prag maçları filan gözümün önüme geliyor. benim avrupa'da başarı beklediğim takım bu kadar aciz görünebilir mi diyorum? bakın daha bu takımlar ilk aşamada. avrupa hedefi olan takım bunları tecbüresiyle sahada koştura koştura yener. daha bu işin elit takımları var. 47 kere pozisyona giren poku gibi dağa taşa atmayan yıldızları var. bunu düşününce de ne yönetim ne okan hoca'nın bir gün daha fazla kalmasını istemiyorum. neticede makul bir şekilde düşünmeye çalışınca şuna ulaştım. sene sonuna kadar birlik olup 3. şampiyonluğu alalım. ondan sonra önce profesyonel bir futbol yönetimi ardından da takımı makine gibi oynatacak bir teknik ekip ile yola devam etmeliyiz.
bazı şanslar bazı insanların hayatında sadece bir defa geliyor ve işte gerçek kazananlar o anlarda bu mucizenin değerini iyi biliyorlar. bu sene futbol tanrıları okan hoca’yı seçtiler ve ona önce osimhen ve sara ikilisini, sonra ise inanılmaz rahat bir avrupa yol haritası verdiler.
bazen kozmos bana ne sunuyor ve ben buna şükredip kıymet nasıl gösteririm diye pozitif sorgulama yapmak gerekiyor. ama okan hoca bunu yapmadı maalesef. bekte kaan ve berkan kullanıp resmen içine etti avrupa macerasının. tottenham maçından beri avrupa’da galibiyet alamadı galatasaray.
kendisi kötü oynayan barış, fizik bittiği için top oynamayan mertens, oyuncu seçen ve bazı isimlere bilerek isteyerek pas atmayan kerem, yetenek fukarası berkan, takımı satan kaan, kafadan türkiye’yi bitirmiş muslera gibi isimlere bel bağlayarak bence galatasaray macerasını kendi kendine sona erdirdi.
ne yapılabilirdi? o yedeklerde gördüğümüz oyuncularımızın tamamı hazır kıta bekleyebilirlerdi. fb’ye bakın mesela. cenk aylar sonra yedek giriyor ama tabanca gibi hazır. mourinho’yu hiç sevmem ama disiplinse disiplin. tek saçma hatada o stoperi sildi gönderdi işte. bizde kaan kaç maçı sabote etti. hala son lig maçında son 10 dk sahadaydı.
bu adaletsizlik, alttan oyuncu yetiştirmeme, kötü antrenman, taktiksizlik, genel plansızlık, kararsızlık ve cesur olamama meziyetleri bizlik değil. başakşehir ile sezon sonu anlaşıp şampiyonluk yolunda bize rakip olabilir. belli ki hayattaki gayesi türkiye başarısı ile sınırlı. olabilir saygı duyarım. ama bize uymuyor bu vizyon. o da buna saygı duyup “conflict of interest’ dedikleri kavramı irdeleyerek ayrılmayı seçmeli.
biz galatasaray’dan milyon euro’lar kazanmıyoruz. sevgimiz ve desteğimiz kalpten. bu başarısızlık benim kabulum değil.
bir dile getirilmekten çekinilen durum da mourinho oyununun okan hoca’ya göre şimdiden daha oturaklı bir hale gelmiş olması maalesef. kimin ne yaptığı belli mourinho tarafında. derbiyi de 3 puansız geçerse artık sezon sonu beklenmeden gitmeli benim fikrim. madem evrenin sana sunduğu şansı hiçe sayıyorsun o zaman kusura bakmayacaksın hocam…
galatasarayımızın inatçı teknik direktörü.
kendisini son güne kadar savundum, 5 tane ofsayt entry'mden biri kendisini savunduğum entry'dir ama artık bu konuda kendine alan bırakmıyor. başarsızlığın bahanesi olarak manchester city'yi örnek gösteriyor, akıl alır gibi değil.
x
ben artık kendisini savunmaktan yoruldum. tercihleri, kendini geliştirmeyişi, veteranlara karşı ısrarı yoruyor. elinde osimhen gibi adam var fakat "uzun oyna, topu osimhen'e şişir" gibi zayıf ve ucuz bir taktikle oynuyor. mertens ve demirbay ısrarını, lemina yerine avrupa listesine cuesta'yı yazmasını söylemiyorum bile.
galatasaray böyle oynamaz, oynayamaz.
artık yavaştan galatasaray kariyerinin sonuna gelmekte olan teknik direktör. bu inadın, bir oyun varyasyonu bulamaman, transferde yapılan yanlışlar adım adım getiriyor ayrılığı. keşke eleştirileri biraz olsun dikkate alsaydın be hocam. yine de son bir şansın var diye düşünüyorum. derbiyi kazanıp, takımın eski havasını yakalamasını sağlayabilirsin. 5. yıldıza bu kadar yaklaşmışken elimizden kayıp gitmesin.
(bkz: 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı)
nasıl ki tottenham galibiyeti onda yanlış bir algı yarattıysa ilk yarıdaki fb deplasman galibiyeti de benzeri bir algı hatasına yol açmış olabilir. fb ve mourinho ligin ilk yarısına kıyasla çok daha hazır ve tetikte bekliyorlar. bilmiyorum fb maçlarını izliyor mu ama gidişat iyi değil maalesef.
lig için şu an elinde olan kadro, son iki maçtaki avrupa ligi kadrosundan fersah fersah ileridedir. hamle seçeneği de yine avrupa'daki seçeneklerinden çok çok daha iyidir. dün mecburiyetten 11 başlattığımız ve sonradan oyuna soktuğumuz birkaç kişi bugün lig maçlarında sadece hamle oyuncusu olur. (mertens, berkan, cuesta, metehan, berat vs.)
artık avrupa planlamasında kulüp olarak nasıl sınıfta kaldığımız açıktır. lig içinse hocamız tabiricaizse kendi kaderini kendi yazacaktır. elindeki geniş kadroyu iyi kullanabilir ve yaz transfer döneminde iyi bir transfer ve sistem geliştirirse 96-00 gibi bir lig ve avrupa dominasyonunu yeniden kazanır.
... ya da kerem demirbay, berkan, mertens vs. inadıyla kendini bitirir. seçim kendisinin. futbolun doğrularını çok zorlamasın yeter.
bizi tarihin en kolay fikstüründen çıkartmayı başaramayarak çakallara madara etmiştir. sayesinde kaç gündür fb'li trollerin ''türk hakemlerinin olmadığı yerde hâllerini görüyorsunuz'' algı operasyonuyla uğraşıyoruz. bunlarla da sen değil, biz uğraşıyoruz. çünkü sen zaten dünkü maçın ardından kahkahalar eşliğinde stattan ayrıldın senin için sorun yok.
senin her maç öncesi ''bilbao da finale çıkacağız, orada olacağız'' dediğin yerde, braga bir gol atsa ilk 24'e giremeyecek olan takım bugün son 16'ya kalıyor, senin takımın ise elendi gitti.
galatasaray taraftarı geçmişe değil bugüne bakar. türkiye liginde bizi iki senedir mutlu ettiğin doğrudur. pazartesi akşamı da bizlere bir özür borcun vardır. eğer yabancı hakemin yönettiği bir maçta değil mağlubiyet, berabere dahi kalırsan istifanı ver, suratını görmek istemiyorum. ama eğer kazanırsan bir şansı daha hak edersin.
tek becerisi takımı yüksek tempoda koşturabilmesiydi. şimdi onu da yapamayınca bütün defoları ortaya çıkan teknik direktör.
eleştiri başka, linç başka, hakaret başka...
eleştiriyi sonuna kadar hak ederken, hakareti kesinlikle hak etmeyen hocamız. ben de çok eleştiriyorum. dünkü maçta günay güvenç'i ne oldu da oynattı, 30 milyon taraftarın gördüğü şeyi ne oldu da dün gördü diye ben de soruyorum. tam derbi öncesinde kendine böyle bir ikilemi neden yaşattı, mesela kiev maçında oynatsaydı sadece dünkü maç büyük ihtimalle hiç oynanmayacaktı. mesela derbide muslera'yı oynatsa da oynatmasa da eleştirilecek. sadece bu karar zamanlaması bile adamın depresyonda falan olduğuna ikna ediyor beni.
(bkz: 20 şubat 2025 galatasaray az alkmaar maçı)
bize güzel günler yaşattı, zaten fenerbahçe'ye yenilirse, şampiyon olsa da gider, buna eminim. belki namağlup şampiyonluk sadece onu kurtarır, bunu görüyorum. ancak bu adam resmen boşanma sonrası bunalım yaşıyor. ilk etapta çok özgüvenliydi, yükseldi, yükseldi, hovarda hovarda takıldı, şimdi de hüznü çekiyor. erkeklerde böyle cereyan ediyor süreç gördüğüm kadarıyla, hocamda da bunu görüyorum. saçma kararlarını ona veriyorum. berbat bir yönetim olduğu için de kendisine destek olacak ve bu halinden onu sarsacak kimse yok.
(bkz: 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı)
okan buruk belki kötü hocadır, depresyonda falan da değildir, onu bilemem. ama her şeye rağmen şu aşağılama kültüründen yorulduğumu bu vesileyle beyan etmek istiyorum. yapmayın. sizsiniz yetersiz. yetersiz adam galatasaray'a hoca olup bu kadar rekor kıramaz.
geldiği sezondan günümüze en çok yitirdiği özelliği pragmatizmi. ilk geldiği sezonda her oyuncudan bir şekilde verim alıyordu. formasyonda inat etmiyordu. mesela seferovic ileri uçta üretken olmayınca onda ısrar etmeyip gomis babayla ligin ilk haftalarında ayakta kalmayı başardı. bugün olsa gomis ilk on sekize bile alinmazdi her halde. bu pragmatik şahin tarafına dönerse bir çok eksiğini kendi kendine farkedip düzelecektir. sadece kendisini hoca olarak galatasaray hocası yapan meziyetlerine dönüp bakması gerek.