hocanın çok saplantılı olduğunu düşünüyorum, oyuna, futbolculara vs. alışkanlıklarından kopamıyor. eğer kafasında birşeyi bitirdiyse de bunun geri dönüşü olmuyor. oyuncuların düşmesinin en büyük nedeni de bu, çoğu futbolcu da bunu biliyor ya takımdan kopuyor kerem demirbay nelson zaha ziyech batshuayi oliveira bunların bu kadar dramatik düşüş yaşamadı be sıfır katkı vermesi bir süre sonra bence bundan kaynaklı. aynı şekilde torreira davinson mertens icardi de düşüş olmasının nedeni de bu rahatlık.
eminim şu an ayrılsa ve sıfırdan yapı kursa iki sene sonra yine domine eder ama geçici olur. bu nedenle yanında güçlü bir karaktere ihtiyacı var kendisinin erden timur gibi, okan hoca tek başına herşeyi üstlenebilecek, radikal kararlar alabilecek kapasitede değil maalesef.
kendisine güvenenleri üzmeye devam etmektedir. burdan geri dönüp taraftarın güvenini tekrardan nasıl kazanır bilemiyorum ama sezon sonu ne olursa olsun avrupa serüveninin hesabı sorulmalı.
her eksik transferle çözülmez ki kendisine sunulan imkan imparator’a bile sunulmadı. bir şekilde her istediği bölgeye transfer yaptı yönetim. kusura bakılmasın ama yönetimin eleştirilmesini anlamıyorum ben. en azından 30 senedir galatasaray’ı takip eden bendeniz bunu anlamıyor.
2006-2007 sezonunda, şampiyonlar ligi arifesinde inamoto, carrusca ve tolga seyhan katıldı takıma. düşünün yani rezaleti. ribery kaçtı gitti 1 sene önce. 2010’da adnan polat yönetimi keita’yı gönderip pino’yu getirmişti. o sezon rezil bir top oynamıştık. ne bilim daha yakına gelelim, imparator’u gönderip torrent geldi takıma yahu. şu an adını bile anarken allah korusun dediğimiz isimlerle çatır çatır oynayıp avrupa liginde mağlubiyet almadı adam. dediğim gibi tarihte binbir türlü rezilliklerimiz var ama ben artık yönetimi eleştirenlerin kötü niyetli olduğunu düşünüyorum. okan buruk’u çok sevmeme rağmen söylüyorum ki bu durumun sebebi kendisidir, kimse değil.
0-3 yendiğimiz fenerbahçe maçına icardi ve torreira olmadan barış ve berkan’la çıkan, boey’i dünya yıldızı yapan, barış alper’i bek oynatarak performans alabilen, son derece pragmatist bir teknik adamken bu hallere düşmesini kabul edemiyorum. sevgili hocam; bu mudur yani?
ya bu takım forvetsiz, teknik adamsız, stopersiz oynayarak şampiyon oldu yahu. 2017-2018 sezonunda çöpe gönderilen donk ile şampiyon olduk hocam aloo. bu kadar transferkolik olmanı kaldıramıyorum ben. kadro kötü olsa neyse de sağlam bi omurgan varken, ileride süperstarlar cirit atarken halen bu şekilde davranman hoşuma gitmiyor.
bu kafayla gidilirse sezon sonu yine sil baştan kadro yapılanması olacak. muslera gidecek, savunmada bi tek davinson var, orta sahada torreira’nın durumu belirsiz, forvette icardi nasıl geri döner bilmiyoruz, osimhen gidebilir, morata’nın durumu da belli değil. şu şartlar altında tekrardan milyon eurolar harcanacak ve şimdiden söylüyorum, bu süreç kendisine bırakılırsa yine çuvallarız. çok net söylüyorum. dost acı söyler.
sportif direktör şart bu takıma. gerekirse kendisinin istemediği adamlar da gelmeli takıma. başı kesik tavuk gibi takımın amaçsız şekilde koşmasını kaldıramıyorum artık. b,c,d planı olmadan bu takım yine aynı şeyleri yaşatır avrupa’da. adım gibi eminim bundan.
kendisini çok seven biri olarak içimi dökmek istedim. eğer davranış değişikliğinde bulunmazsa sezon sonu arda turan’a merhaba deriz. kusura bakmasın. bizim ve diğer kulüplerin göndermiş olduğu çöplerle baya baya bi top oynatıyor adam. kusura bakma hocam. artık anlayışını değiştirmelisin.
alkmaar eşleşmesinin ilk maçında yaptıklarıyla dehşete düşmeme sebep olan hoca. üzerinden iki maç geçmesine rağmen hala o maçta sahada olmadığını düşünüyorum. nasıl o kadar fazla yer değiştirir bir hoca. o futbolcunun bir alan hakimiyeti var. o sahanın her yerini nasıl aynı kabul edersin. tamam bir arada oynamadı bu takım ama böyle bir maçın içerisinde mi denedin ne yaptın? bir dostluk maçı alırdık ya illaki. bu ne acele.
avrupa'da başarısız olan teknik direktör. ben şahsen kupa beklemiyorum. beklediğim şey rfs ve kiev gibi takımları yenmesi, elfsborg gibi takımdan 3 tane yememesi gibi basit şeylerdi. bunların hepsinde başarısız oldu. belki de avrupa tarihimizdeki en kolay fikstürde ulaştı bu başarısızlığa. sezon nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın yollar ayrılmalı. avrupa arenasını ciddiye almayan hocanın bu takımda yeri yok.
alkmaar maçında günay tercihinin arkasında muslera'yı koruma güdüsü olduğunu düşündüğüm hoca. muslera'nın derbi öncesi hedef olmaması için bu kararı aldığını düşünüyorum. günay'ın performansını kendisi bile hesap edemedi. muhtemelen şu an muslera-günay konusunda kara kara düşünüyordur.
(bkz: 20 şubat 2025 galatasaray az alkmaar maçı)
maç ve okan buruk'la ilgili değerlendirdiğimiz video şurada;
youtu
sadece cuesta transferi üzerinden kendisini değerlendireceğim. nelson’a mobbing uygulayarak gönderip, yerine cuesta’yı almak korkunç bir hata. hadi aldın, az alkmar ile oynayacağımız eleme için lemina yerine cuesta’yı kadroya bildirmek ise hatanın ötesinde bir karar. bu iki hata bile sene sonunda okan buruk ile vedalaşmanın zamanının geldiğini gösteren gelişmeler. vallahi galatasaray taraftarı futbolu bilir, gerektiğinde okan buruk’tan da iyi bilir lemina olayında gördüğümüz gibi.
derbiye yine mertens ile başlayacağı yönünde haberler dolanan kişi, şahıs.
umarım ne yaptığını biliyorsundur.
(bkz: 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı)
fenerbahçe maçında hata yapacağını sanmadığım teknik direktör.
futbol şansı rakipten yana olmazsa, 5-6 net pozisyondan ıkına ıkına 1 gol çıkarmaz düzgün bitiricilik sergilersek ezer geçeriz.
hata yapmak insan doğasında olan bir şeydir. lakin aynı hataları art arda ve ısrarla yapmak, ya yapılan hatayı fark etmemek ya da takıntı haline getirmek ve inatlaşmak anlamına gelir. ikisi de kötüdür, zira yaptığın hatayı fark etmemek senin yetkinliğinin sorgulanmasını gerektirir, diğerinde ise hatayı görüp de bir inat ve takıntı uğruna yapıyor olmak senin sıra ile hedeflerden uzaklaşmana neden olur.
(bkz: uefa avrupa ligi'nden elenmek)
okan hoca şampiyon olduğu son 2 sezonda dominant oyun karakteri ile yerel lige adeta ambargo koymasına rağmen bu sezonki victor osimhen piyangosu ile geride 3'lü mü yoksa 4'lü mü oynamalı konusunda karışan kafasına ligin bu zamanına kadar maalesef çözüm üretemedi. bir diğer husus ise 2 sezondur yaşının çok üzerinde katkı veren mertens'in çok çok bariz olan zamanla düşmesi durumuna karşı sezon başında bir öngörüde bulunamadı ve ikame bir isim gündeme hiç gelmedi.
bugün galatasaray futbol takımı kasım'24 sonundaki bodrum maçıyla başlayan süreçte saha içinde gittikçe performans vermekten uzaklaşan bir yapıya büründü ve yaklaşık 3 aya yakındır bu bu düşüş devam etmekte. bu süreçte elbette maçlar da kazanıldı ama oynanan oyundaki dominantlığımızı maalesef yitirdik. özellikle yaşı 37 olan mertens'in de içinde olduğu bir ön taraf ile önde baskı yapmaya çalışılan birçok maçta rakip biraz pas yapabilme ve pasla çıkıp bizim presi kırma yetisine sahipse, ve buna torreira'nın da o baskıya katılıp alanını boşaltması eklenince, kalemizde daha önce hiç görmediğimiz kadar pozisyon görmeye ve dünyanın en komik, en basit gollerini yemeye başladık. maalesef kendisi buna bir çözüm üretemedi.
özellikle en az 3-4 kilit oyuncunun olmadığı son az deplasmanında yapması gereken maçı bir şekilde idare edip beraberlik ya da en kötü bir farklı mağlubiyet ile istanbul'a dönmek iken, başlama düdüğü ile o yarım yamalak takımın ma-aile baskıya gitmesi, evet bunu çift ayaklı bir kupa maçının ilk ayağında başlama vuruşu ile birlikte yapması, kendisinin stratejik plan yapma yetkinliğinde kafamda birçok soru işareti oluşturdu.
(bkz: 13 şubat 2025 az alkmaar galatasaray maçı)
keza normal lig maçlarında da önde başlayıp, skoru yakalayıp, sonradan takımın gücünün tükenmesi ile çoğunlukla sonunu güç bela getirdiğimiz, bazılarında getiremeyip 2 gollü, hatta 3 gollü avantajları koruyamadığımız örnekler de oldu. demek ki dedik, önde basmak kadar bu takımın gerektiğinde topa basmayı da, oyunu tutmayı da öğrenmesi gerek, bunları yapamadık.
ha, baktığımızda avrupa ligi hayal kırıklığı, evet, ancak bu takım ligde hala hem de 6 puan gibi ciddi bir farkla lider ve en yakın rakibi ile yarın kendi sahasında maçı var. kazanırsak 9 puan + ikili evaraj + daha önemlisi karşı tarafa psikolojik yıkım gibi çok çok ciddi avantajlar elde edeceğiz. ama kaybedersek fark kağıt üzerinde hala 3 puan olacak ancak psikolojik momentum büyük oranda rakibin eline geçecek, oradan tekrar toparlanmaya geçmek çok zor olacak.
(bkz: 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı)
sonuç olarak, okan hoca stratejilk düşünmeli, bunun örneklerini ligin ilk yarısındaki derbide verdi, ilk sezonunda jesus'a karşı oynanan 2 maçta da verdi, yani bunu yapabildiğini gösterdi. yarın da topla tüfekle saldırmadan, yani gereksiz yerlerde alan boşaltıp parselasyonu iyi yapan rakibine gereksiz alan teslimleri yapmadan, eğer basılacaksa hep beraber, yok beklenecekse yine hep beraber yapmak, yani kompakt, birbirine olabildiğince yakın ve dar alanda oynamak, gücümüzü maçın geneline yaymak, sahaya müdahaleleri zamanında ve doğru yerlere yapmak çok çok önemli. tabi oyuncuların bitiricilik konusunda azami dikkatli olmaları, vuruşlarda, pozisyon almada, topu ayaktan çıkarmadaki zamanlama .....vs. bunlar da çok çok önemli.
doğruları yaptığımızda saha dışı faktörler haricinde kazanamamamız için bir neden yok...
geldiğimiz noktayı normalleştiren hocamız.
buna inanılmaz itirazım var.
bizde başarı ölçütü nedir?
avrupadır. bu tartışmasızdır hatta.
avrupa liginin en pahalı kadrolarından birine sahipken, taraftar desteği bu kadar fazlayken,
alkmaar gibi avrupa orta sıralardaki takıma rezil şekilde elenmek bana koyuyor açıkçası.
kiev, malmö rfs maçlarını saymıyorum bile.
hele ki young boys maçlarına girmeye yüreğim yetmiyor.
ama şöyle sakin kafayla duruma bakıyorum,
şu takım avrupa liginde en az çeyrek final oynamalıydı diyorum. ondan sonrası elensin hadi, şanssızlık; anlık hata dersin içine sindirebilirsin bir şekilde.
bu şekilde rezil olarak elenmek adama inanıl az koyuyor. sonrasında yaşadıklarımız daha da acı verici. ligi referans gösterip 6 puan önde olmanın ifade edilmesi çok kötü.
biz 70-80 muer u kimsenin izlemediği, ligde şampiyon olsak topu topu 7-8 meur yayın hakkı adalacağımız yere harcamış olma düşüncesi beni mahvediyor. bunun taraftarın gözünün içine bakılarak söylenmesi en hafif tabiriyle insanları kandırma oluyor.
şu takım mücadele etmeden elendiyse,
disiplin eksikliği hat safhadadır.
üzerine fenerbahçe maçına dikkatler çekiliyorsa rakibine benzemeye başlamışsındır. bu kabul edilemez.
fenerbahçe’ye mağlup olalım. gidelim avrupa başarılı olalım, şampiyon olalım. galatasaray taraftarı bunu içine sindirmiştir.
bunu okan hoca da çok iyi biliyor. ama bu şekilde rezil olurcasına elendikten sonra konuyu değiştirme çabası, içine düşülen durumdan bahsetmemesi normalleştirmeye çalışması kabul edilebilir değil.
galasataray yarın fenerbahçe’yi yenler yenilir. yendiğinde başarılı ilan edilecekse buna itirazım var. şampiyon olsa bile bence caride bu sezonda başarısızdır. nokta.