osayi konusuna tamamen katılıyorum.o süratte bir oyuncuyu transfer etmek için on milyon dolarlar sayacağına 3 yıllığına 2'den toplam 6 milyona takım atletizmi ve sertliğini arttıracak bir oyuncu cepte kalacaktı. mert müldür'ün sırbistan şubesi mimovic ile bu gidişle daha çok siyahi oyuncu açık alanda bizim beklere 10 metre fark atıp, kalecimizle karşı karşıya kalacaktır.mukiele'yi alacak halleri yoksa tabii. osterwolde konusunda tamamen farklı düşünüyoruz ama. zira osterwolde kas ve fizik yapısı ile sol bek değil tam bir sol stoper. sol bekte oynamaya müsait bir esnekliği ve ani yön değiştirme özellikleri kısıtlı. zaten geçirdiği sakatlıklar da hep bu dönüşler esnasında yaşandı.sol bekte ferdi, brown gibi beli dönebilen,esnek oyuncular daha az sakatlanma riski ve daha çok katkı ile oynarlar. osterwolde'nin stoper performansına baktığımızda elimizdeki tüm stoperlerin önünde olduğunu rahatlıkla görüyoruz. cincon maçlarında icardi ve barış'ı nasıl yerlerde süründürdüğünü tekrar izlersen bana hak vereceksindir. 3 senedir osterwolde'nin asıl verimli olacağı bölgenin sol stoper olduğunu mahallenin delisi gibi tekrar eder dururum. nihayet spor yazarları ve yorumcular arasında duruma uyananlar çıktı. hatta mou bile ilk geldiğinde osterwolde için stoperde daha iyi olduğunu söylemiş ama ferdi'nin gidişi ile mecburen oynattığı sol bekte bilimsel gerçekler devreye girip torsiyon hareketinde ağır bir sakatlık geçirip sezonu kapatmıştı. osterwolde ani yön değiştirebilen tarzda fizik özellikler sahip değil ama bire bir koşularda ve temaslı ikili mücadelelerde geçilmesi hemen hemen mümkün değil. skriniar dahil, bütün stoperlerimizi toplasan osihmenin karşısında yetersiz kalır ama osihmen de osterwolde karşısında çaresiz. o nedenle "osterwolde sol bektir" takıntısından kurtuluıp daha rasyonel analizlerde bulunmakta fayda var bence. irfan can konusuna da katılıyorum.elimizde aynı tip 3 oyuncu oldu şimdi. asensio,irfan ve talisca aşağı yukarı aynı işi gören futbolcular.inşallah mou bunların hepsini birden oynatmaya kalkıp takımın atletizm ve dinamizmini aşağı çekmez. bunlardan sadece bir tanesini kaldırabilir takım. ve diğer oyuncuların iyi atletik özelliklere sahip oldukları takım kurgusunda da hepsi teker teker üst düzey performans sergileyebilecekleri ortamı bulurlar. koşanların koşularını çok iyi değerlendirebilecek potansiyelleri mevcut. ama bir arada oynatıldıklarında takımı yumuşatmaktan başka bir işe yaramazlar maalesef.
değerli adminim,yani "sonuna kadar mokoko" şey yani,klavyem sürçtü, "sonuna kadar mourinho" mu diyoruz ? 😄ee hadi bakalım. inşallah.yanılıp şu adam hakıındaki sözlerimi yutmayı ne kadar isterdim,kimse bilmez?
hocam,daha önceki yazında özetlemişsin.sezon başından beri anlattıklarım ile aynı doğrultuda düşünen ve modern futbol prensiplerine uygun analizler yapan renkdaşların olduğunu bilmek en azından rahatlatıcı. o yüzden teşekkür ederim sana.müsaade edersen ufak ilaveler yapayım.amrabad'ın stoperlerin arasına çekilmesi sadece fred'in arkasında orta sahada bir kara delik bırakmakla kalmıyor, aynı zamanda stoperlerin oyuna girmesini ve takım boyunun kısalmasını da engelliyor.amrabad araya girince sağ ve sol stoperler mecburen sağ ve sol bek mevkiine açılıyorlar.eee?!? sonra amrabad efendi bir sağ stoper,bir sol stoper yan pas gevelerken rakip oyuncular da sallana sallana gelip alanı daraltıyorlar. alan darlınca da amrabad efendi son çare olarak kaleciye geri pas veriyor, kaleci de can havli, ile ileriye şişiriyor. ileri de ossihmen gibi topu indirecek,tutacak,rakip stoperi kucağında taşıyacak güçte bir santrasitesiz olmadığı için bu toplar squash duvarına çarpmış gibi rakip atağı olarak geri dönüyor.eee?! * ne anladık bu işten? ahmet konanç zevzeği ve saz arkadaşlarına göre amrabad efendi pas hatası yapmıyor. sevsinler yapmadığı pas hatasını. oralarada pas hatası yapsa zaten anında gol olacak. pas hatası yapma lüksü olmadığı için garanti oynamak durumunda. ama bu şekildeki oyun kurgusunda kazandığımız herhangi bir avantaj olmuyor. sadece 2-3 dakika vakit geçirmiş oluyoruz.gelelim geçen senenin oyun kurgusuna. herkes ismail'den 6 numara olarak bahsediyor ama geçen sene biz 6 numara ile oynamıyorduk abiler. iki sekiz numara ya da bir 7,5 bir de 8 numara gibi oynuyorduk.bunun bize 3 avantajı vardı; 1-takım boyu kısaldığı için rakibe çok korkunç bir baskı oluşuyordu ve kaptırılan topların geri alınma süresi çok kısalıyordu. bu durumda çok mesafe kat etmek zorunda kalmadıkları için oyuncular kuvvetten ve oyundan düşmemiş oluyorlardı. 2- fred oyunu çok daha rahat yönlendiriyordu. topu rakip kaleye yakın yerlerde aldığı için daha kuvvetli kalıyor ve daha çok asist ve skor üretebiliyordu. 3-orta saha bloğu öne taşındığı için bu bloğa yaklaşan stoperler de oyun içinde aktif duruma geliyorlar ve oyun kurulmasına daha pozitif etkide bulunabiliyorlardı. bu tür kurguda turan sofuoğlu hocamıza bile ihtiyaç duyulmuyordu. zira önde yapılan baskıda rakibin neresinde gedik açılırsa yakınlarda oralara sızacak bir oyuncumuz oluyordu. symanski, ismail, fred, irfan, ferdi, osayi. bu kadar çok tehdit altındaki rakipler de mutlaka baskı altında hatalar yapıyorlardı,açık-gedik veriyorlardı.amrabad,mou'nun onu oynatış bölgesi ve biçimi nedeniyle takımın kimyasını bozup içine etmiş oldu son tahlilde.amrabad'ın en etkin oynadığı maçlara bir bakın. arkasında ismail var. amrabad onun önünde trabzon maçında 3 puanı kurtardı, kayseri maçında yılın golü füzesini gönderdi. bu bizim pas hatalı ismail kardeşimiz sadece fred'i değil,önünde kim oynarsa rahatlatıyor vesselam. buna symanski ve amrabad da dahil. milli takımdaki performansı da ortada. bütün bunları metin şentürk görüyor bir tek bizim dünyanın en kariyerli hocalarından mourinho görmüyor. gerçekten de yuh artık.
hocam, güzel söylüyorsun da gel şimdi bunu ahmet konanç ve halı saha profesörü spor yorumcusu,kanat önderlerinin beynini yıkadığı taraftara anlat. taraftar halı saha ekolüne öyle alıştırılıp ikna edildi ki; hala talisca,dzeko,tadic gibi oyunculardan medet umuyor.sezon başında bu zevzek spor yorumcuları amrabad geldiğinde "ismail çok pas hatası yapıyor.kenarda izlesin amrabad abisini,feyz alsın. 6 numara nasıl oynanır öğrendin" diye zırvalayıp dururlarken, mourinho sanki bu yetersizlerden akıl alıyormuş gibi geçen senenin uzak ara en iyi ikilisi ismail-fred ikilisini değiştirerek takımın kimyasını bozdu. sen de zaten anlatmışsın. herkes fred'in form düşüklüğünü "kendine iyi bakmıyor"a bağlarken biraz modern futboldan anlayanlar amrabad'ın fred'i ne duruma düşürdüğünü hemen görebiliyor.
bu modern futbol cahili kanat önderlerinin oluşturduğu taraftar kitlesi hala "aykut geri gelsin" güzellemeleri yapıyor. ulen dünyada aykut'un taktiğinin babası zaten bizde. kafanız basmıyor mu bir türlü. değişen bir şey olmayacak. bir de aykut'un ön plana çıkan oyuncular ile kompleksi ile uğraşacağız, sanki başka derdimiz yokmuş gibi.
halı saha sevicisi haline gelen taraftar nasıl eğitilir,nasıl kamouoyu oluşturulur, bilemiyorum? modern futbolun gereği olarak takımın gücünü,agresifliğini,süratini,atletizmini arttırmadan şampiyon olamazsın. bu eldeki 5m2 futbolcuları ile ancak ortada sıçan oynar, halı saha coca-cola kupası kazanırsın.taraftarın kafasının buna basması gerekiyor bir şekilde artık.sen rakibini teknik oyuncuların ile yenemezsin. bunu açık ve net görüyoruz. senin teknik oyuncularını atletizm ve sertlik ile durduyorlar. hakemler de buna müsaade ediyor zaten. sen elindeki tekniği nasıl kullanacaksın? cinconu dize getirdiğimiz zamanlarda elimizdeki kadroya bakın. tamamen çöp,tekniği zayıf,pas hatası yapan,orta açamayan oyunculardan kurulu kadro.geride osayi,dziku,osterwolde,ferd, onların önündeki ismail-fred hattını geçebilen takım yoktu.geçen sene rakiplerin maç başına gol pozisyonu üretimi 0,70 civarlarında kaldı.maç başına 1 pozisyon bile etmiyor. amrabadlı kurguda düşmeye oynayan takımlara karşı bile zaman zaman mahkum oynuyoruz.taraftarın artık bu salakça dolduruşlara gelmeyi bırakıp takımın gücünü,hızını,süratini,atletizmini arttıran oyunculara sahip çıkması lazım.rakipleri döve döve yenmeden başka çaremiz yok. rakipteki eren,barış,sanchez gibi oyuncuları bize bedavaya verseler orta özürlü,çok pas hatası yapıyor,çok gol kaçırıyor diye çöp ilan ederiz. elimizde onlardan daha kuvvetlileri var ama futbola küstürüyoruz.yedek kulubesinde çürütüyoruz. işin daha kötüsü ahmet konanç gibi zevzekler bir de osayi gibi bir atleti bedelsiz cincona peşkeş çekmeye çalışıyor her fırsatta.bu taraftardan bir cacık olmaz.yönetim tam bu taraftara layık bir yönetim.zevzeklerin aklına uyup halı saha ekolü isteyen taraftara uygun kadrolar kuruluyor. bu gerçeklerle yüzleşmenin zamanı geldi artık bence.futbolcular,td,yönetim.. hepsi yetersiz,hepsi suçlu. ama taraftar da onlar kadar kötü artık.
var.ahmet konanç.bir de üzerine osayi'yi bedavadan cincona peşkeş çekme peşinde.yerine de mert müldürün sırbistan şubesini istiyormuş paşam.takıma aynı tip oyuncuları doldurunca şaane olacakmış.bu halı saha profu kanat önderlerinden illallah geldi.....
yapay zekayı gerçekten dürüstçe kullanırsan aslında insanın işini kolaylaştırır. ancak ona ne verdiysen onu analiz eder. öngördüğün bir sonuca ilişkin veriler ile donatırsan tabii ki o cevabı alırsın yapay zekadan.
bu federasyonun atamayı illa bizi doğrasın diye yaptığını düşünmüyorum. ali şansalan'a bir fırsat sunuyorlar. ya kendi kariyerini bitirecek, ya da fenerbahçe taraftarı ile barışacak. zaten hata yapmadan düzgün düdük çalarsa bu cincon camiası için büyük felaket olur. fetösarayın beklediği yönetimi göstermez ise bu konu da kapanır. ali şansalan kendi tercihini kendi yapacak şimdi. ya kariyerini bitirecek ya da fenerbahçe taraftarı ile barışıp hakemliğe devam edecek. başka çaresi yok.
ahmet konanç gibi şampiyonluğu kazanmamız için gerekli olan gücü ve enerjiyi hissedecek, bunu rakibde hissettirerek sindirecek, rakibi döverek tribünleri coşturacak bir kadro mühendisliğine kafası basmayan kanaat önderleri sayesinde taraftar profilimiz de değişmeye başladı maalesef. 5 metre kare içinde harikalara yaratan, ama süratli mesafe kat etmeyeni statik oyuncular ile ancak boyurları 40 metreye 20 metre halı sahalarda oynanacak cocal-cola kupalarını kazanabiriz. bu gerçekle yüzleşmemiz, bu modern futbol gerçeğini sindirerek kamuoyunu bu yönde oluşturmamız gerekiyor.
geçen sene bize genel takım enerjisi ve üstünlüğü sağlayan oyunculara bakalım; osterwolde, dziku, becao, osayi, ferd, ismail. bu dinamiz içinde sivrilip ayak uyduranlar ise fred,symanski,irfan can,dzeko,tadic. şimdi bakaıyoruz;osterwolde ve becao sakatlıktan dolayı, ferdi de mourinho'nun durumunu fark edip transferin son günü apar topar kaçmasından dolayı kadroda yoklar. düz mantık ne der? başarılı bir kurgu bozulmamaya çalışılır. elde olmayan nedenler bozulursa da eşdeğer özellikte futbolcular ile takviye edilmeye çalışılır. osterwolde,beção eksik bizim mou'nun birinci alternatifi samet akaydın. ferdi eksik yerine mert müldür ya da kostic alternatif. bu saçmalıklar yetmiyor, osayi ve ismail'i futboldan küstürüp takımdan uzaklaştırıyor. sonra spor yorumcusu gezçinen yetrsizlerden fred,symanski,irfan can geçen seneki kadar formda değiller. bakmıyorlar kendilerine. akılları futbolda değil" şeklinde yüksek zeka?!? ürünü yorumlar dinliyoruz. birşey değil, bunlara inananların oluşturduğu bir de ciddi kamuoyu var maalesef. kimse ismail-fred iklisindeki uyumun anahtarını çözemedi bu "yüksek kalite spor yazarlar" arasında. amrabad'ın takımın kimyasının nasıl içine ettiğine ayamadı bir türlü.yeni transferler içerisinde bizim derdimize ilaç olacak tipte oyuncu yok maalesef. orta özürlü olarak nitelendirdiğimiz osayi'nin çabukluk eksikliğini kapatabilecğimiz bir adamımız yok. orta özürlüymüş?? lanet gelsin ortasına. sanki yaptığı ortalarda ön arka direk, penaltı noktası,ceza sahası yayı paylaşımı yapabilecek kapasite,atletizm ve akılda futbolcumuz var.en nasyri'ye ön arka direk paylaşımını öğretemezsin bu saatten sonra. dzeko ve tadiç'in bu konudaki futbol zekaları yeterlidir ama düşündükleri bölgeye gidecek atletizmleri yoktur. iyi orta açar diye koyduğun mert müldürü karşısına alan her zenci forvet yürüye yürüye geçer. ama bunu ahmet konanç gibi zevzekler görmez. neymiş efendim? "iyi orta açamıyor" . elinin körü artık. defans hattımıza bakıyoruz; rize maçına mourinho'nun öngördüğü takım kurgusuna en yakın kadro ile çıktık. ne oldu? karşı takımdaki 3 siyahi futbol her aldıkları top ile içimizden geçtiler.ne direnç gösterbildik, ne de ayaklarından tek top alabildik. mou efendinin beğenmediği evdönüştürmeye çalıştığı geçen senin kadro yapısındaki osayi,dziku,osterwolde,ismai,becao,ferdi önünde bu kadar rahat dans edebilirler miydi? düşünüp dürüstçe bir cevap verin. rakibimize bu hamlede geç kalma ile, rakibi sinirmek içim gerekli kuvvetteki eksiklik ile,bu yavaşlık ve düşük enerji ile nasıl üstünlük sağlayacağımızı düşünüyorsunuz? geçen sene evlerinde 10 kişi ile yendiğimiz maçı teknih oyuncularımızın becerisi ile mi aldı? icardi ve barış alperi yerlerde süründüren,yıkıp geçen osterwolde,osayi,ferdi ortada mertens'i sindiren ismail'in enerjisi ve kuvvet üstünlüğü ile aldık. 10 kişi oynamamıza rağmen maç 2 gün daha sürse maçı gene biz kazanırdık. bu kadar keskin vekesin örnekler gözümüzün içine bakarken hala ders alamamış olmak gerçekten çok acı veriyor. bunu bir de mourinho gibi bir hocanın yapıyor olması bütün umutların yok olmasına neden oluyor. yürürlükteki modern futbol ilkelerinin başında gelen atletizm,süratli mesafe kat etme,ikili mücadelede fiziki üstünlük sağlayıp rakibi sindirme,takım boyunu kısaltarak takımın genel direnci ve enerjisini yukarıda tutma gibi unsurlardan vaz geçip tekniği iyi,atletizmi zayır,statik oyuncuların tercih edildiği bir kadro mühendisliğinden şampiyonluk çıkarmanın mümkün olamayacağı gerçeği ile yüzleşmemiz gerekiyor. mourinho'nun ne yapmak istediğini geröekten anlayabilmiş değilim. hatada ısrar bu kadar olmaz.mantıklı değil.
takım boyunu kısaltmaya yönelik arayışlar içine girdi. şimdi bir 6 ay da bu arayışlarla geçip bize kurdeşen döktürecek. ama kadro planlaması yanlış. biz bunun aynı örneğini jesus ile yaşadık zaten. takımı öne çıkararak rakibi boğan,göze hoş gelen oyun oynatmasına rağmen kadro içinde yer alan oyuncuların atletizm ve sürat eksiklikleri sebebiyle çok güzel bir oyun oynana sezonu kaybettik. önümüzde daha yakın örnekler ve pratikler olmasa yine de bu arayışı makul karşılayabilirim ama geçen seneki kadromuz ve 2 senedir cincon kadrosu orada kabak gibi duruyor. insan tenezzül edip bir göz atmaz mı? geçen senenin kadrosunun ve cincon kadrosunun bize yegane üstünlüğü takım dizamizmi ve enerjilerinin yüksek olmasıdır. yoksa kadroları bireysel olarak incelediğimizde bizdeki kadar yıldız yok hiç bir takımda. ancak rakipler atletik ve dirençli olduğunda bu teknik sadece parlaması beklenen yıldız gibi saklı kalmak durumunda kalıyor.teknik ouuncularımız ancak rakibin izin verdiği ölçüde parlayabiliyorlar. tekniğin eksik kaldığı yerde rakibi döverek yenmen gerekir. tekniğini kabul ettirmen bazen mümkün olmayabiliri ancak senin kadrondaki oyuncuların gücü,atletizmi yüksek ise her zaman işe yarar. takım süratle geçen seneki ikili mücadele canavarı,önde baskı uygulayan,kısa sürede gole giden enerjik,süratli yapısından uzaklaşıyor. bunun tek suçlusunun mourinho olması ise inanılmaz gerçekten. geçen sene ilk geldiğinde "takımın yegane eksikliği hücum süratimizin yeterli olmaması" diyen adamın geçen 6 aylık süre içinde takımın atletizmini arttırmayı bir kenara bırakıp statik tipte oyuncular ile kadro yapılanmasına gitmesininin rasyonel bir açıklaması yok bende.
sonunda söyleyeceğimi baştan yazayım; bu seneyi de heba ettiğimizi düşünüyorum. müneccim değili, tarot falı açmıyorum,vahi falan da gelmiyor, sadece modern futbol prensipleri ve bizdeki kadro planlamasına bakarak gerçekçi bir analiz yaptığımda bu gerçeklerle yüzleşmek durumunda kalıyorum. yıllardır dejavu yaşamaktan gına geldi artık. mourinho'nun bizde yaratacağı travmanın daha önce yaşadıklarımızın da önüne geçeceğinden endişeliyim. bu çapta bir hocanın bizim gördüğümüz,tesbit edilmesi çok basit hususları göremiyor olmasının rasyonel bir açıklamasını bulamıyorum. kendi söylediğini kendi yalanlar şekilde hareket edip çözümsüzlüğü daha fazla arttırmasını da hazmedemiyorum. dünya çapında kariyer sahibi olduğu için teknik direktörlüğünü eleştirmeye cüret etmek haddim olmaz ama bu kadar tutarsız ve üstünkörü bir tutum takınmasını çok talihsiz bir durum olarak görüyorum.
işin teknik analizi gayet basit:
türkiye liginde tipik 6 numara ile rakibi boğan, çabuk sonuca giden,hamle üstünlüğü olan,skor tehdidi yaratan bir oyun oynayamazsın. olmaz. nokta.
amrabad ile en zayıf rakiplere karşı bile takım boyunu uzatan,defans ile ön bölge arasındaki alanda rakibe kolay geçit verip atak olgunlaştırmasına müsaade eden, düşmeye oynayan takımlara bile mahkum oynayan bir kurgudan fazlası olmaz.
tipik 6 numara ile bir kurgu yaratmak istiyorsan bu sefer onun yanındaki diğer oyuncuların çok süratli mesafe kazanan,ikili mücadele kaybetmeyen, rakibe fizik üstünlüğü sağlayıp sindiren ve takım boyunun uzamasından fiziksel olarak etkilenmeyecek nitelikte olmaları gerekir. mourinho eğer bu modern futbol gerçeğine uygun olarak bir dönüşüm sağlama çabasında olsa bu kurguyu oturtmak için zamana ihtiyacı olduğunu düşünür ve umutla beklerdim. ama kadro planlaması inanılmaz şekilde uygunsuz ve kötü. zaten takım boyunun uzamasından olumsuz etkilenen tadic,dzeko,irfan can,fred,symanski,mert gibi oyuncuların yanına kadro planlamasında talisca ile destek olacağını düşünüyorsan bu halı saha profesörü zevzek ahmet konanç'tan daha ileri bir seviye olmaz. teknik oyuncular becerilerini sergileyebilmeleri için kendilerini fiziksel anlamda destekleyecek takım arkadaşlarına ihtiyaçları vardır. bunların etrafındakiler ne kadar dinamiz ve atltik ise teknik oyuncular da o oranda parlar. bir savaş sadece komutanlar ile kazanılmaz. komutanların idare ettiği güç ile kazanılır. bu gücü de askerler oluşturur. komutansız güç de işe yaramaz. ama hedefe ulaşmak için ne kadar az komutan, ne kadar çok savaşçı olurda rakibe karşı o kadar avantajlı olursunuz. ordunun dinamiğini artıranlar statik duran komutanlar değil, dinamik askerlerdir. askerlerin dinamizm de ordunun genel direnci için çok önemlidir. fazla statik,az dinamik kurgu ile maç savaş kazanılmaz. işte bu paradigma da modern futbolun vazgeçilmezidir. nu şekilde baktığımızda içimizde umut ışığı oluşturacak bir gelişme göremiyoruz. mou efendi amrabad gerçeğini anca 6 ayda anlayabildi. !