yahu hocam canımız ciğerimizsin, başardıkların için minnettarız da yani neredeyse her müdahalende takım daha kötü oluyor.
yönetime konuşmuyor diye kızıyoruz, konuşunca daha çok kızıyoruz ya, seninki de o hesap, müdahele etmediğin için kızıyoruz, ettiğinde daha çok kızıyoruz.
3-0 önde olduğunda, rakip takım kötü ötesi olsa dahi takımı sahada güçsüzleştirdiğin anda hemen meyvesini (!) veriyor yaptığın değişiklikler, ve golü yiyiveriyoruz, o zaman kulübeni zenginleştireceksin, hatta zenginleştirecektin.
her maçta aynı şeyi yaşıyoruz, yani anlatayapsor gibi kötü ötesi bir takıma karşı şu maçın 2. yarısının istatistikleri böyle olamaz, olmamalı.
ilk yarıyı 2-0 değil 28-0 da bitirsen olmamalı. biraz dişli takımlar 2-0, 3-0 dinlemiyor, alıyor gidiyor oyunu göstere göstere.
(bkz: 13 aralık 2025 antalyaspor galatasaray maçı)

3 yıldır kurduğu dominasyon, üstelik böyle aciz bir yönetimle, az buz iş değildir.
şu anki düzende hatalarıyla sevaplarıyla galatasaray taraftarının kırmızı çizgisi olması gereken figürdür. galatasaray taraftarı gerektiği zaman kendi eleştirisini en sert şekilde yapar ama hocasının arkasında da sonuna kadar durur, ite çakala yem etmez...

antalyaspor kötü ötesi bir takım, lakin biz de son haftalarda üretemeyen, kabız bir futbola evrildik, tipik aralık-ocak ayları galatasaray'ı, eksik yapılan yaz transferleri, cl maçları ile kırılan kadro, bir yandan afrika kupası'nın hasarları....vs.derken bu kadar kötü olan antalyaspor'a karşı 0-1 kazanırsak ne ala...

artık bahisti, tff'ydi, oydu, buyduyu bir tarafa bırakıp havasına girilmesi gereken maçtır.
fener maçından sonra 3-4 gündür haklı olarak yaşanan skandal hakem yönetimi için esip gürlüyoruz hemen her platformda. lakin reaksiyon verilecekse o maç bu maçtır. çıkıp iyi oyun ve en az 2 farklı net bir galibiyet ile yeniden dosta güven düşmana endişe vermeliyiz...

oyuncusunun, taraftarının, camiasının son üç yılın verdiği tarafımızdan paketlenme ezikliği ile sırf bizi yenebilmek için yarın oynayacakları avrupa ligi maçına u19 ile çıkıp fark yemeyi dahi göze alabilecek kadar aç köpekler gibi bizi beklediği bir maç olacak. dolayısıyla maçı sinir harbine döndürme çabaları olacaktır.
hakikaten gerek şanssızlık gerekse de yanlış stratejilerin sonucu olan zor bir döneme geldik, bu zorluğun ilk bedelini maalesef dün akşam cl'de ödedik.
bu maça gelirsek, sakat ve cezalı sayımız maluö, bu nedenle bireysel hatasız (olmazsa olmazımız), akıllı, sakin ve ekonomik oynamak durumundayız, lider dönelim kafi bana, zira 4 gün sonraki samsunspor maçı da en az bunun kadar önemli...

boy ortalaması 1,88 m olan bir takımla oynayacağız, korner dahil gereksiz duran top şansı vermememiz gerek. ilk psv maçlarını biraz izlemiştim, deplasman oyununu iyi oynuyorlar, bu nedenle ataklarımızı bir şekilde, taca dahi gitse şutla sonlandırabilmeliyiz, gereksiz top kayıpları ile geçiş oyunlarına müsaade etmemeliyiz. cl arenasında bireysel hata lüksümüzün olmadığına değinmiyorum bile.
akıllı, panik içermeyen hızlı oyunlarla sonuca gidebilmeliyiz, zaman zaman sete döndüğümüzde paslaşmaları tadında bırakarak atakları bir şekilde sonlandırabilmeliyiz, ve de sahada eksilmemeliyiz.
en az liverpool maçı kadar konsantre olup odaklanabilirsek en kötü yenilmeyiz, bu arenada 1 puanlar da çok kıymetli...

şahsen son ederson - organ mevzusuna yazdıktan sonra artık başta ben olmak üzere 30 saatliğine fener'i, kupon-bahis işlerini, ederson'u....vs. bir kenara bırakıp tüm unsurlarımızla, teknik kadro, oyuncu grubu ve taraftarıyla tam konsantre olmamız gereken maçtır. ilk amaç öncelikle gol yememek olmalı, bir şekilde 0-0'a bile razıyım, zira rakiplerimizden biri ilk 24 yolunda, golü de buluruz bence bir şekilde, iş ki 2 tane, 3 tane atmak zorunda kalmayalım.
bireysel hata yapmadan kontrollü bir oyunla galip gelmeye, olmadı en kötü 1 puanı almaya bakalım.

muhtemelen daö yönetimi sağına soluna avel avel bakarken bir bakacak yasin kol'u atayıverecrkler maça.
bu nedenle bu hafta idmanlarda hatırı sayılır bir süreyi 10 kişilik takımı 11 kişiye karşı oynamayı çalıştırmaya ayırmalı, bu işin şakası yok.
uğurcan da idmanlardan sonra bir 15 dakika penaltı çalışmalı.
durum bu maalesef...
(bkz: 1 aralık 2025 fenerbahçe galatasaray maçı)

elbette sahaya girip golü o atmayacak, ama golün bulunacağı organizasyonları o planlayacak, o çizecek, o uygulatacak. bu takımın tek gol bulma planı önde 3-4 oyuncunun rakibi hataya zorlaması olmamalı, rakip mala bağlar da ikram ederse ne ala, ama baskı görmemek içim uzun oynayan takımlara karşı istisnasız şişiyoruz.
şimdi gençler maçının istatistikleri geldi tv'ye entriyi yazarken, 31 kere rakip ceza sahasına girmiş, 18 şut denemesinde bulunmuşuz, bir yönüyle ne doyurucu bir istatistik değil mi, rakibi ezmişiz, okan hoca ne yapsın! ama değil işte, hep bireysel zorlamalar, hep ite kaka, şöyle düzgün bir organizasyonla yaratılan doğru düzgün tehlikemiz yok. aksi gibi ceza sahamıza 3-4 kez giren takımlardan itina ile gol yememiz de cabası.
bu ara ciddi şekilde formsuz hocamız...
(bkz: 22 kasım 2025 galatasaray gençlerbirliği maçı)

basiretsiz daö yönetimi sayesinde muhtemelen sahada ciddi dayak yiyeceğimiz, orta ve var hakemlerinin de buna çanak tutacakları maç olacaktır.
fiziksel olarak direnç koyacak 3-4 oyuncumuzdan sallai kesin yok, osi, singo ve lemina'nın da olmama ihtimalleri hiç de az değil. müthiş kadro mühendisliğimiz sayesinde yerlerine konacak adamlarımız da yok.
işimiz iş anlayacağınız...

« / 15 »
Kayıt Ol