kamuoyunda öyle bir hava oluştu ki, mağlubiyeti geçtim, maç berabere dahi bitse sanki "okan buruk" (135) göreceğiz gibi sol frame'de, hatta hatırı kalmasın "okan buruk istifa" başlığında da bir (8-10) yazarsa şaşırmam.
bence kendimize gelip, son durumu ne olursa olsun bir ekol takımı olan ajax ile deplasmanda oynadığımızın farkında olalım önce. sezona ne kadar kötü de girseler, ajax her zaman ajax'dır.
elbette rakibi gözümüzde büyütelim, korkalım demek değil bu, sadece 0/3 da çekseler ajax'a köy takımı muamelesi yapmayalım, sonra çok üzülürüz.
öncelikle galip gelmek istiyorsak öyle 3-4 oyuncunun değil, takımın tamamının çok iyi oynaması şart. frankfurt maçında bu sezonki bireysel hata kotamızı doldurmuş olmamızı umaraktan o konuya girmiyorum bile.
son olarak ajax ekol olarak pasla çıkan bir kimliğe sahip. en son trabzonspor'un bile rahatça kırabildiği yalap şap bir ön alan presimiz vardı, aynı etkisizlikte olacaksa kalemizde bol pozisyon görmeye hazır olalım. ama bodo ve liverpool maçlarındaki gibi kesik kesik ama etkili baskılar yapabilirsek hem rakibi hataya zorlar, hem de gücümüzü daha ekonomik kullanarak maçın sonlarına kadar diriliğimizi korumuş oluruz. zira bu tip maçlarda maça nasıl başladığın kadar maçı nasıl bitirdiğin de neticeyi direk etkileyecek önemli bir unsur...
(bkz: 1 kasım 2025 galatasaray trabzonspor maçı)
(bkz: 22 ekim 2025 galatasaray fk bodo/glimt maçı)
muhtemelen beşiktaş'ın top oynamaya çıkıp aptal saptal hatalarla 10 kişi kalacağı, fener'in güle oynaya kazanıp havaya sokulacağı maç olacaktır.
göztepe maçında da, beşiktaş maçında da yazmıştım; bizim bu maçlarda önceliği gol yememeye vermemiz gerek bence. bu, defans yapalım anlamına gelmiyor elbet. zaten istesek de yapamıyorız ya. bunun anlamı şu; göztepe ve beşiktaş maçlarındaki gibi, sırasıyla, rakip cezasahasına doğru taç atarken bir anda atılan uzun bir topla rakip kalecimizle karşı karşıya kalamamalı, rakip hücumda canı istemediği için rakibi takibi bırakan oyuncumuz olmamalı. bizim akıllı, sabırlı ve azami dikkatli olmamız gerekir, golü bir şekilde buluruz, yeter ki yemeyelim.
(bkz: 26 ekim 2025 galatasaray göztepe maçı)
yine ancak bizim yiyebileceğimiz saçma sapan bir golle geriye düştük. rakip cez sahasına doğru taç attıktan 7-8 saniye sonra topu kendi kalesinde gören kaç takım vardır acaba. tamam bodo maçı, liverpool maöo konsantrasyonu olmasın da, bu seviyeye de inmesin bir zahmet.
şu maçlarda saçma sapan goller yiyince 2 taneyi bulmak kolay olmuyor. allah'tan rakip de bize bir gol ikram etti de skoru eşitledik.
sonraki kırmızı kartta açıkçası sarı biraz ağır oldu gerçi ama umarım ikinci yarıda fazla gecikmeden üstünlük golünü atarız.
tempolu geçen avrupa maçları dönüşü en son oynamayı isteyeceğim takımlardan biri bu sezonki göztepe. enerjik, atletik, fizik gücü yüksek ve geçiş hücumlarını süratli ve etkili yapabilen bir takım. en az önümüzdeki hafta oynanacak trabzonspor maçı kadar zor nir maç.
bu nedenle bu maçı iyiden çok ekonomik oynamak zorundayız, sahada eksilmeden oynamalı, skor olarak geri düşmemeliyiz, gol yemediğimiz her senaryoda en az bir golü buluruz diye umuyorum. torreira'nın olmaması büyük eksiklik. lemina ve sara'nın yükleri birer kat daha artmış oldu. umarım okan hoca torreira'nın eksikliğinde osimhen - icardi çift forvet romantikliğine girmez.
öyle bir durumda üstte bir kat olarak belirttiğim ekstra yük binmesi durumu birkaç daha da fazla olur.
netice olarak, icardi'si, sane'si, barış'ı (kaldığı sürece) hepsi bizim oyuncumuz ve çok değerliler, lakin bizim bireysel mutluluk ya da tatminden çok, sonucunda galibiyeti getirecek doğru oyunlara ve doğru/formda isimlere ihtiyacımız olacak...
göztepe geçiş oyununu iyi oynayan bir takım. umarım okan hoca mantık (osimhen) ve duygu (icardi) birleşimi yaparak zaten bodo maçıyla aşırı yıpranmış olan orta sahayı bir de sayıca azaltarak göztepe'nin ekmeğine yağ sürmez. zira takımın fiziksel düşüş emarelerini yüksek konsantrasyonla oynanan liverpool maçının hemen arkasından oynanan beşiktaş maçında net şekilde görmüştük.
çok sayıda yüksek konsantrasyonlu cl maçlarından sonraki süper lig maçlarımızda
ana stratejiyi önce gol yememe üzerine kurmak daha doğru geliyor bana, zira bir şekilde golü bulabiliriz diye düşünüyorum, yeter ki geri düşüp 2 gol bulmak zorunda kalmayalım...
(bkz: 30 eylül 2025 galatasaray liverpool maçı)
(bkz: 4 ekim 2025 galatasaray beşiktaş maçı)
(bkz: 22 ekim 2025 galatasaray fk bodo/glimt maçı)
hem milli ara sonrası olması hem de singo ve davinson'un aynı anda olmamaları bizim adımıza büyük dezavantaj. en az 1 gol bulacağımızı düşündüğümden, savunmada çok sağlam durup, gereksiz riskler almayıp önceliği gol yememeye vermeliyiz.
tam 0-1 olsun, bizim olsun maçı...
her milli ara sonrası olduğu gibi bizim adımıza fazlasıyla kısır ve çokça sinirleneceğimiz bir maç olacak gibi gözüküyor tahminimce, üstelik karşımızda kamburunu üzerinden "atan" bir başakşehir ve iyi kötü teknik direktörlük yapan bir nuri şahin olacak.
özetle 0-1 olsun bizim olsun maçı...
hakem-makem değildir, galatasaray'ı durdurma, yavaşlatma amaçlı kullanılan bir aparattır.
(bkz: 4 ekim 2025 galatasaray beşiktaş maçı)
iç sahada mı oynuyoruz yoksa inönü'de mi, ayırt etmek zor, ant içmiş belli ki.
(bkz: 4 ekim 2025 galatasaray beşiktaş maçı)