bu şartlarda beraberliğe fitim ancak çok durgun ve manasız paslaşmalarla dolu bir oyunumuz var, üretkenlikten uzak. bu manasız paslaşmalar ve hareketsiz oyun maalesef 1-1'den çok 0-2'yı daha mümkün kılıyor. zor bir 45 dk bizi bekliyor.

galip gelip milli araya rahat girmek elimizde. takım liverpool maçında çokça yıprandı ama kazanılan moral o yorgunluğu pozitif enerjiye çevirmiştir diye umuyorum.
elbette liverpool kadar olamaz ama beşiktaş takımı da rafa, cerny ve el- bilal gibi toplu-topsuz seri oyuncularıyla geçişleri iyi yapabilen bir takım. bu nedenle liverpool maçı planının ana şablon olarak bu maçta da uygulanması gerektiğini, kayıtsız şartsız önde basmak yerine baskıyı 2. bölgede yoğunlaştırmanın daha iyi olacağını düşünüyorum.
okan hoca'nın icardi ve sane konusunda olaya duygusal değil rasyonel bakması gerekiyor. çünkü her tercihinde övgü ve acımasızca eleştirinin arasındaki ince çizgide dolaşıyor. unutmamalı ki adı ne olursa olsun kişilerin mutluğu ya da tatmini galatasaray'ın başarısından daha önemli değildir.
(bkz: 30 eylül 2025 galatasaray liverpool maçı)

liverpool göz açıp kapayıncaya ceza sahamızda bitiyor. ikinci yarıda savunmada aynı konsantrasyonla devam edilmeli. ikinci yarıda ne kadar dayanırız bilemiyorum ama herhangi bir oyuncumuz yorulup da rakibi idareten savunma moduna girdiği anda patlarız. bu nedenle okan hoca'nın önceden bunları sezip anında müdahale etmesi şart, bu maçta kenardan müdahalede saniye gecikmenin cezasını kesecek bir rakip var karşıda, diğer maçlara benzemez...

dayanamıyoruz önde basma konusunda, maalesef iki pasla çok rahat presi kırıp arkada eksik yakalanıyoruz.
şu maçta önde basmayın, arkada eksik yakalanmayalım bir zahmet, hele ki öndeyken...

umarım okan hoca o küser mi bu kırılır mı duygusallığına kapılmadan sahaya fiziki dayanımı olabilecek en güçlü takımla çıkar ve dengeli bir oyun oynatmaya çalışır.
sonucu ne olur bilinmez ama beklentim ve isteğim, inşallah en kötü puan alırız ama yenileceksek de bunun kötü oyun, yanlış kadro-taktik seçimi ve bireysel hatalar yüzünden değil, gerçekten gücümüz yetmediği için olmasıdır.
aynı bayern maçı gibi;
(bkz: 24 ekim 2023 galatasaray bayern münih maçı)

bilsem ki takımın genel durumu iyi ve akıllar 4 gün sonraki liverpool maçında diye görüntü böyle, sineye çeker laf etmem ama maalesef üstteki cümlenin tek doğru olan kısmı 4 gün sonra 30 eylül'de liverpool maçının olması. ve hemen öncesinde takımın görüntüsü hiç hayra alamet değil. sara, sane gibi oyuncuların faydadan çok zararları var.

negatif basmak için tüm şartlar müsait;
- fener'in morale ihtiyacının olması.
- tüm basının ağız birliği etmişcesine 6. haftada 6 puan fark oluşmasından mütevellit ligi erken bitirtmesi
- bizim henüz ritmimizi bulamamış olmamız.
- takımın özellikle ileri uçta yunus-icardi-sane'nin, orta alanda bunlara ilkay'ı da eklersek, aynı anda sahada olduğunda sertliğimizi ve atletizmimizi kaybediyor oluşumuz,
- son olarak zorbay küçük'ün kuvvetle muhtemel küçük kahramanlıklar peşinde koşacak olması

....vb. gibi faktörlerle kağıt üzerinde çok zor olan maç.
umarım okan hoca deplasmana uygun sertlikte bir kadro ve dizilim tercihinde bulunur.
ez cümle, 0-1 olsun bizim olsun maçıdır.

çok üzüldük, kızdık, sinirlendik ama unutulmaması gereken bir gerçek var ki o da futbolda dünün olmadığı, hayatın ve yarışmanın devam ettiği.
konyaspor sezona iyi başlayan takımlardan, ilaveten yaşanan travma ve moral bozukluğunun olumsuz etkileri elbet olacak, bu da maçı daha bir zor kılacak olan faktörlerin başında gelmekte. bir zorluk da maçı yönetecek hakemin fırsatçı bir tip olması, demek oluyor ki kendisine arayacağı fırsatlar verilmemeli.
okan buruk'tan başta bu maç olmak üzere temel olarak 3 beklentim var;
ilki, sola geçtiğinde "sakar şakir" 'den farkı kalmayan davinson'u yerinden oynatmaması,
ikincisi, duygusal davranıp forma verdiği icardi'yi aşırı zorda kalmadıkça fit hale gelene kadar yanında oturtması ve o mesajı kendisine kırmadan dökmeden vermesi,
üçüncüsü ise işler sarpa sarıp gol lazım olduğunda orta sahadan adam çıkarıp forvete oyuncu sokmakla gol şansımızın artmadığını, aksine orta sahayı rakiplere teslim ederek oyunu iyice rakiplere verdiğimizi, özellikle şampiyonlar ligi'nde cezanın anında kesildiğini artık anlaması.
maça dönersek, kazanmamız rakipleri ciddi anlamda demoralize edecektir, bunun bilinciyle dikkatli oynayıp kazanmamız gereken maçtır. özellikle iç saha maçlarında tulum çıkarmamız olmazsa olmazlarımızın başında gelmelidir. var olan kredilerimiz kesinlikle ama kesinlikle iç saha maçlarında kullanılmamalıdır...

sonucu itibarıyla fena yanıltmış maçtır. paşa'nın fener'den puan alması kıyamet alameti gibi birşey. ne diyelim, hayırlara vesile olsun...

erken gol ve kırmızı ile operation completed.
hadi hayırlı traşlar....

« / 15 »
Kayıt Ol