fernando muslera sonrası karanlık dönem yaşamaktan korkan milyonlarca taraftardan biriydim ama uğurcan'ın varlığı ve şu ana kadarki büyük maçlarda ortaya koyduğu performans bana tarifsiz bir güven veriyor.
muslera gibi 10 küsur yıl takımda kalan, kaptanlık yapan, şampiyonluklar kazandıran bir ismi, bizlere bu kadar kısa sürede unutturabilmiş olması, ne kadar büyük bir kaleci ve bizim adımıza ne kadar doğru bir transfer olduğunu gösteriyor.
umarım kendisi de minimum 10 yıl kalecimiz olur.
25 şubat 2026 juventus galatasaray maçında attığı gol ile getirdiği turu bir kenara koyarak söylüyorum mükemmel mücadele etti. defanstan çıkardığı kafa topları, rakip 3. bölgede taç kullanırken gelip topu kapması, ön alandaki presi, maçı ve turu istemesi ile takımın her şeyi olduğunu bir kez daha gösterdi.
ilk maçtaki* performansı ve rövanş maçındaki golü/mücadelesi ile turun bizim için x faktörü oldu.
lakin şimdi sağda solda bazı yorumlar görüyorum: "seneye takımdan ayrılmaya karar verdiyse bu maçta vermiştir" şeklinde. bu konudaki düşüncem osimhen galatasaray'ı takım arkadaşları veya teknik direktör veya görevdeki yöneticiler için değil; gördüğü sevgi, galatasaray renkleri ve taraftar desteğinden dolayı sevdiği için ben böyle bir ihtimal olduğunu düşünmüyorum. nitekim oyuncular değişir ama galatasaray adı ve taraftarı baki kalır.
25 şubat 2026 juventus galatasaray maçında attığı gol ile getirdiği turu bir kenara koyarak söylüyorum mükemmel mücadele etti. defanstan çıkardığı kafa topları, rakip 3. bölgede taç kullanırken gelip topu kapması, ön alandaki presi, maçı ve turu istemesi ile takımın her şeyi olduğunu bir kez daha gösterdi.
ilk maçtaki* performansı ve rövanş maçındaki golü/mücadelesi ile turun bizim için x faktörü oldu.
lakin şimdi sağda solda bazı yorumlar görüyorum: "seneye takımdan ayrılmaya karar verdiyse bu maçta vermiştir" şeklinde. bu konudaki düşüncem osimhen galatasaray'ı takım arkadaşları veya teknik direktör veya görevdeki yöneticiler için değil; gördüğü sevgi, galatasaray renkleri ve taraftar desteğinden dolayı sevdiği için ben böyle bir ihtimal olduğunu düşünmüyorum. nitekim oyuncular değişir ama galatasaray adı ve taraftarı baki kalır.
25 şubat 2026 juventus galatasaray maçında attığı gol ile getirdiği turu bir kenara koyarak söylüyorum mükemmel mücadele etti. defanstan çıkardığı kafa topları, rakip 3. bölgede taç kullanırken gelip topu kapması, ön alandaki presi, maçı ve turu istemesi ile takımın her şeyi olduğunu bir kez daha gösterdi.
ilk maçtaki* performansı ve rövanş maçındaki golü/mücadelesi ile turun bizim için x faktörü oldu.
lakin şimdi sağda solda bazı yorumlar görüyorum: "seneye takımdan ayrılmaya karar verdiyse bu maçta vermiştir" şeklinde. bu konudaki düşüncem osimhen galatasaray'ı takım arkadaşları veya teknik direktör veya görevdeki yöneticiler için değil; gördüğü sevgi, galatasaray renkleri ve taraftar desteğinden dolayı sevdiği için ben böyle bir ihtimal olduğunu düşünmüyorum. nitekim oyuncular değişir ama galatasaray adı ve taraftarı baki kalır.
25 şubat 2026 juventus galatasaray maçında attığı gol ile getirdiği turu bir kenara koyarak söylüyorum mükemmel mücadele etti. defanstan çıkardığı kafa topları, rakip 3. bölgede taç kullanırken gelip topu kapması, ön alandaki presi, maçı ve turu istemesi ile takımın her şeyi olduğunu bir kez daha gösterdi.
ilk maçtaki* performansı ve rövanş maçındaki golü/mücadelesi ile turun bizim için x faktörü oldu.
lakin şimdi sağda solda bazı yorumlar görüyorum: "seneye takımdan ayrılmaya karar verdiyse bu maçta vermiştir" şeklinde. bu konudaki düşüncem osimhen galatasaray'ı takım arkadaşları veya teknik direktör veya görevdeki yöneticiler için değil; gördüğü sevgi, galatasaray renkleri ve taraftar desteğinden dolayı sevdiği için ben böyle bir ihtimal olduğunu düşünmüyorum. nitekim oyuncular değişir ama galatasaray adı ve taraftarı baki kalır.
25 şubat 2026 juventus galatasaray maçında attığı gol ile getirdiği turu bir kenara koyarak söylüyorum mükemmel mücadele etti. defanstan çıkardığı kafa topları, rakip 3. bölgede taç kullanırken gelip topu kapması, ön alandaki presi, maçı ve turu istemesi ile takımın her şeyi olduğunu bir kez daha gösterdi.
ilk maçtaki* performansı ve rövanş maçındaki golü/mücadelesi ile turun bizim için x faktörü oldu.
lakin şimdi sağda solda bazı yorumlar görüyorum: "seneye takımdan ayrılmaya karar verdiyse bu maçta vermiştir" şeklinde. bu konudaki düşüncem osimhen galatasaray'ı takım arkadaşları veya teknik direktör veya görevdeki yöneticiler için değil; gördüğü sevgi, galatasaray renkleri ve taraftar desteğinden dolayı sevdiği için ben böyle bir ihtimal olduğunu düşünmüyorum. nitekim oyuncular değişir ama galatasaray adı ve taraftarı baki kalır.
13 şubat 2026 galatasaray eyüpspor maçındaki sacha boey tercihinden dolayı bu maçta da sağ bekte boey başlayacak kanaatindeyim. savunmada kenan yıldız karşısında çok daha güçlü ve savunma bilgisi yüksek bir isme ihtiyacımız şart zaten.
bunun dışında orta sahadaki üstünlük ve yakaladığımız pozisyonlardaki becerimiz sonucu belirleyecektir.
osimhen, torreira ve lang gibi italya'yı ve juventus'u bilen oyuncularımız liderliğinde kusursuza yakın bir oyun ortaya koymamız gerekiyor. turun anahtarı şüphesiz bu maçtan geçiyor. güzel bir skorla kazanırsak italya seyahatimiz çok daha avantajlı ve keyifli olabilir.
göreyim benim aslanlarımı!
sahada muazzam bir galatasaray'ın olduğu, erken bulduğumuz gole rağmen maçı koparmak için uzun süre beklediğimiz ve seyir zevki yüksek bir karşılaşma oldu. özellikle ilk yarı tam anlamıyla domine ettik ama buna rağmen devreye girerkenki skor sadece 1-0'dı.
kasımpaşa'nın hiçbir oyun planı yoktu sahada. rakibin hem bu kadar geri çekilip hem de ceza sahasında bu kadar rahat pas yapabildiğimiz maç çok nadirdir. buna rağmen 1-0 gibi tehlikeli bir skor varken hiç paniğe kapılmadan, rakibin maçın içine girmesine müsaade etmeden, 0-0'mış gibi istek ve iştahla oynadık.
bütün takım kusursuz oynadı ama ön taraftaki oyuncularımızı ayrı yere koymak lazım.
yunus: attığı goldeki kusursuz first touch'ı sayesinde barış alper'in insan üstü koşusunu sonuçsuz bırakmadı. 2. golümüzde de baskı yapıp topu kazanan ve sara'ya asisti yapan isimdi.
barış alper: kusursuz oynadı. maç boyunca kanadı otobana çevirdi. 2 tane asistle de yine büyük pay sahibi oldu.
sane: takıma ve oyuna iyice alıştı. yunus'un gelmesi de kendisini bence rahatlattı. yunus karşı karşıya pozisyonda kaçırmasa ona attığı akıl dışı pas, asist olacak ve bugün belki de bütün futbol sosyal medya hesaplarında paylaşılacaktı.
icardi: attığı golden bağımsız olarak çok diri ve istekliydi. gücünü kazanıyor belli ki. attığı golde de soğukkanlılığını ve bitiriciliğini konuşturdu. golden sonraki çocuksu ve saf sevinci ve yumruğunu göğsüne vura vura gösterdiği hırsı, hafızalara kazınacak türdendi.
teşekkürler okan hocam, teşekkürler takım.
hedef 26 yolunda, yolu yarıladık.
kalan engelleri de problemsiz aşacağımıza dair inancım ve güvenim tam.
real madrid'e karşı kupa kaldırdığımız 2. louis stadyumu'nda oynayacağımız zorlu mücadele. minamino ve biereth'e dikkat etmemiz gerek. yüksek konsantrasyon, 90 dakika mücadele sonucu sakat veya cezalı vermeden en güzel şekilde çıkalım buradan.
gönlümde geçen skor 2-3.
başarılar aslanlar!
ilk yarıda tertemiz bir oyun ve sane'nin sihirbazlığı ile 2-0'ı bulmuşken ve bizim adımıza kritik ve zor geçmesi beklenen karşılaşmayı kolaylamışken 2. yarıda tamamen rölantiye aldığımız maç oldu. 2. yarının ilk 3-4 dakikası bile göstermişti zaten sahada izleyeceğimiz futbolun ilk yarıdakinden çok farklı olacağını. nitekim golü de çok geçmeden (55. dakikada) kalemizde gördük. 2-0 korunacak bir skor değil, hele ki evinde oynuyorsan. tam da bizim başımıza geldiği gibi erken yenilen bir golle kabuslar görmeye başlayabilirsin. skorun 2-1 devam ettiği bölümde "bu maç nasıl bitecek" diye hop oturdum hop kalktım ve son zamanların en stresli dakikalarını yaşadım diyebilirim.
biraz dengeyi bulduğumuz hamle yunus-ilkay değişikliği oldu çünkü hem rakibe karşı daha tehditkar olduk hem de topu biraz daha ileride tutmayı başarabildik. yine de 3'ü bulamadığımız için kendimizi zora soktuk. 88'de yediğimiz golde de hayat benim için durma noktasına gelmişti. evinde oynayıp 2-0'ı bulduğun bir maçın 45 dakika içinde elinden kayıp gidişini görmek oldukça can sıkıcıydı.
bizi bu cehennemden çekip çıkaran da osimhen oldu. uzatma dakikalarında şapkadan bırakın tavşanı, fil çıkardı desek abartmış olmayız. sırtı kaleye dönükken, vücudunu ayarlayıp o vuruşu yapabilmek yeryüzündeki nice forvetlerin ve golcülerin yapamayacağı bir şey. hem günü, hem maçı, belki de sezonu ve şampiyonluğu kurtaran bir gol oldu.
kazımcan'ın tartışmalı pozisyonu ve var'ın kontrol edip devam dediği pozisyon, osimhen'in mucizevi golüne ve destansı galibiyetimize bir tık gölge düşürmüş olsa da anlı şanlı bir galibiyet aldık. iyi ki 2-0'ken icardi-osimhen değişikliği yapmadı okan hoca. yoksa çok büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor olabilirdik şu an.
not: sane, osimhen, torreira, davinson ve apokerim insan üstü oynadılar. ama ben barış alper'e özel teşekkür etmek istiyorum. 3. golde sağ beke geçmesine rağmen oradan bindirme yapıp ortayı kesen kendisiydi. onun da ayağına sağlık.