az alkmaar, molde, sparta prag, kopenhag, dynamo kiev, rfs, ajax, young boys ve en son frankfurt maçında tekrar tekrar hayal kırıklığına uğradık. ben artık kabullendim, maalesef avrupa'da okan hoca ile pek varlık gösteremiyoruz.
maçla ilgili beklentilerimi minimize ettim, bir gol yiyince takım hemen helva gibi dağılmasın, oyuncuların suratı hemen düşmesin.
bir planımız olduğunu izlerken hissedelim, takım halinde mücadeleyi 90 dk edelim.
taraftar agresif olsun, liverpool'a içerde oynadığımızı hissettirelim.
okan hoca geriye düşersek saçma sapan orta sahayı boşaltıp rakibin ekmeğine yağ sürmesin.
sırf süre alsınlar diye oynamaması gereken yetersiz oyuncuları veya hazır olmayan oyuncuları hoca oynatmasın.
ıcardi sahada yürürken 90+ dakika oyunda kalmasın.

pek bir umudun olmamasının normal karşıladağım mücadele. frankfurt maçından önce liverpool maçından puan koparabilir miyiz diye elbette düşünüyordum çünkü henüz wirtz’e yer bulamadılar, defansları kötü elbette bu liverpool seviyesi için bir kötülük. en güçlü yanları ise bana kalırsa orta saha bizim ise en zayıf noktamız. 6-8-10 oynayabilen üç orta saha ile oynuyorlar ve maç içerisinde sürekli yer değiştiriyorlar zaten üç oyuncunun da orjini 10 numara. burayla nasıl başa çıkacağız merak ediyorum. lemina ve sara felaket durumda, ilkay yaşı başı belli. en büyük gol umudumuz osimhen ise %100 değil şu an için. üstüne icardi oynatma gibi bir yazılı olmayan zorunluluğumuz var kısaca fark yiyip averjamızın iyice kötüleşmemesi kafi.

gs Vector Logo

liverpool kamp kadrosunu açıkladı. leoni'nin sakatlığının ardından listeye eklenen chiesa, yine de istanbul'a getirilmiyor.

güzel bir gelişme. son dönemde, yedekten girip iyi katkı veren bir oyuncuydu.

sahada full konsantrasyon ve tribünlerde full agresif tribün şekline girersek şansımızı oldukça yüksek gördüğüm mücadele.

x

gs Vector Logo

birazcık umudum varsa bu maçtan, sahaya galatasaray forması çıkacağı içindir; ne oynanan oyun ne oynatan ekip bana güven vermiyor.

hakemin ilk düdüğü çalmasıyla beraber galatasarayımın maçı kazanacağına inanarak izlerim. maç sonu yapacağım yorumu ve takıma inancımı ise oynanan oyun belirleyecek.

olmamız gereken ligin güzel bir maçı olsun.

rakipten çok bizim yaptıklarımızın kaderimizi belirleyeceği karşılaşma. kale ağzından değişik yerlere topu fırlatma gafletine düşmezsek en azından başabaş bir oyun bekliyorum. bu maçları severiz.

yine bir şampiyonlar ligi maçı öncesinde "güçlü bir rakibe kafa tutma", "iç sahada oynama ve taraftar baskısı", "ölümüne mücadele etme" ve "galatasaray gibi oynama" şeklinde romantik aforizmaların ön plana çıktığı maç. bazen bunlar etrafında o kadar yükseliyoruz ki gerçek anlamda yani futbol olarak bizim ne yapmayı planladığımız buharlaşıp gidiyor. bu maç için de böyle bir hava oluşmasından korkmuyor değilim. sonrası bilindiği gibi büyük hayal kırıklıklarına gebedir.

bu tür maçlarda yüksek motivasyon, yüreklendirici cümleler elbet önemli ancak bu motivasyon çok çalışma, disiplinle, akılcı ve rasyonel bir plana sadakatla beslendikçe anlamlı. bazı sorulara gerçekçi cevaplar arayacaksak: coşkulu, istekli galatasaray yarın ne oynayacak? biz liverpool ya da city gibi bizden çok daha üstün kadrolarla gerçekten başa baş oynamayı mı amaçlamalıyız? bu rakiplere önde basarak boğmak bizim için sürdürülebilir bir strateji mi? iki soru işaretli fovet oyuncusu ile (gerek osi gerek icardi sakatlıktan tam anlamıyla dönmediler) biz çift forvetli, önde baskılı bir oyunu ne derece oynayabiliriz? rakibi boğma iddiamız orta alanda gravenberch, mac alister gibi oyuncular varken formsuz sara ve düşüşteki lemina, henüz takıma adapte olamamış ilkay gibi oyuncularla nasıl mümkün olacak? salah ve ekitike'yi sürekli yerleri değişen 3 ya da 4'lü mü kimsenin hala bilmediği defans kurgumuzla nasıl karşılayacağız? velhasıl sorulacak tonla da soru var...

belki de biz bu sorulara tam anlamıyla yanıtlar bulamadığımız ya da bulduğumuz yanıtlar bizi memnun etmediği için yine akıldan kalbe doğru gitmeyi ve yüksek cümlelerle sadece inanmayı istiyoruz. bu bir nevi rahatlatıcı bir etki yaratıyor. dolayısı ile bunları manevi bir yeterlikle karşılamayı, eksikleri öyle kapatmayı umuyoruz. bir dortmund maçı öncesi "gücünü tarihinden al" pankartı açılmıştı. ne kadar ruha dokunan bir pankart ama futbol gerçekleri bize ağır bir mağlubiyet tattırmıştı.

yukarıdaki sorulara cevap aradıkça yarın insanüstü bir performansa ihtiyacımız olduğu görülüyor. burada teknik-taktik payın, futbol gerçeklerinin ve stratejilerinin ne kadar devrede ya da devre dışı olduğu da yine yarının neticesinde ortaya çıkacak. ancak bu doğru bir tutum mu emin değilim. dileyelim temenniler gerçek olsun ancak sadece temennilerin, coşkunun, iyimserliğin yetersiz kalacağı bir rakiple oynayacağımızı ve bunları "o an ve o rakibe göre" harmanlamamız gereken iyi dokunmuş futbol stratejileriyle bütünleştirmedikçe bir anlamı olmayacağını unutmamakta fayda var. yine okuması hoş, ama içi boş bir aforizma ile bitirelim: vurduğumuz gol olsun!

gs Vector Logo

frankfurt'la, alkmaar'la, kopenhag'la, prag'la, young boys'la okan buruk maçları yaptık ama bu maç onlardan biri değil. bu bile neye yetecek bilemeyiz ama sahaya kim çıkarsa çıksın yüzde yüzünü vermeli ve basit hata yapmamalı.

çok zor maç ama kazanmamız imkansız değil. maçın, galatasaray'daki kötü gidişatı bitirecek olay olacağını düşünüyorum. aynı zamanda okan hoca ve takım ile; belki son zamanlarda eleştirdiğimiz futbolcular ile barışacağımız maç olacağını hissediyorum. tam tersi bir felaket hiç aklımdan geçmedi. kötü senaryolardan uzak durmakta fayda var. zihnimizi bulandırmayıp konsantre olmak en güzeli. *

gs Vector Logo
« / 78 »
Kayıt Ol