takımımızın panik yok, biz buradayız dediğini göstermesi gereken maç.
fb denilen şişirme takımın bay geçtiği haftada alınacak 3 puan çok önemli.
bu maçta tüm taşların yerine oturduğunu, şampiyonluk gerekli konsantrasyonu yakalamış bir takım görmek istiyorum.
üçlü orta sahadan bence vazgeçmemek lazım. sağda solda yazılan üçlü denemeleri ise son derece yersiz. artık ikide bir bir üçlü bir dörtlü oynama saçmalığına da veda etmeliyiz.
morata iyileşmiş 11 oynarsa şayet 4-3-1-2 oynayabiliriz. ve çok da etkili bir silah olur bizim için. hem orta saha hem hücum bağlantısını kurabilir.
beklediğim 11;
günay
frankowski - sanchez - abdulkerim - eren
sara - lemina - torreira
yunus
morata - osimhen
(bkz: bugün günlerden galatasaray)
x
hedef 25 yolunda 27. hafta mücadelesi.
full konsantrasyon ile oynayıp kasımpaşa maçında alınan beraberliği unutturacak güzide bir galibiyet bekliyorum.
son 3 ayda oynadığımız maclardan farklı bir şeyin oynanmayacağı maç. taraftarların birlik beraberlik destek mesajlarını anlayabiliyorum da bunlar zirvedeyken de bu takım top falan oynamıyordu. yine oynamayacak. defansta top dolaştırdığımız, son bölgede isabetsiz paslar ve anlamsız zorlamalar ile atakları heba edeceğimiz, yaratıcılık anlamında yine büyük sıkıntılar çekeceğimiz ve maçın sonunu yine en fazla 1 farkla önde olarak kontratak yapamadan bitireceğimiz bir başka maç olursa kimsenin isyan etmemesi lazım zira artık bu takım en fazla bunu oynuyor, bundan sonrasını da bu teknik kadro ile oynayamaz. ha bundan farklı olrusa sürpriz olur ki bunun kalıcı bir durum olacağını düşünmüyorum, en fazla 1 haftaya bu sezonki normalimize döneriz.
sezon sonuna kadar, böyle bir mental ve fiziksel bıkkınlık altında olan takım haftadan haftaya değişmez, yani öyle bir anda victor osimhen'i ara paslarıyla kaleciyle başbaşa bıraktığımız, kanat bindirmeleri ve ikil oyunlarla rakibi yıldırdığımız, fk bodo/glimt'e dönüştüğümüz bir maç oynamayacağız. oynarsak da bu o günlük 1-2 oyuncunun performansı ile olur, yoksa hoca dokunuşu ile değil.
uefa kupasını kazanabilir miyiz diye başladığımız lig serüveninde geldiğimiz noktaya bak. vasat fenerle 4'e düşen puan farkını korumaya çalışacağımız bir başka lig maçı. neyse başarılar cimbom.
(bkz: 9 mart 2025 alanyaspor galatasaray maçı) ile yeniden başlayan ligin ilk maçı.
artık farklı kazanıp güven tazeleme zamanı.
vurduğumuz gerçekten gol olsun.
muslera
franki sanchez abdül eren
lemina sara
barış yunus
morata osimhen
tor dinlendirilmeli, bol gol atmalıyız. allah kaza bela vermesin inşallah.
daralan hatlar arasına sokmamız gereken oyuncular; frankowski, mertens, yunus akgün, biraz morata, belki belki yusuf demir… yusuf demir’i rotasyona dahil edemediğimiz için eleyebiliriz. morata sakatlıktan çıktı. yunus da öyle. mertens ancak yorulmuş rakibe etkili olabiliyor. elimizde kalan tek opsiyon frankowski’yi de sağ beke haps ediyoruz.
tüm bunlar yerine osimhen’i hatlar arasında*, kutucu’yu en uçta, mertens’i onları besleyen rolde ve frankowski’yi de sağda kullanacağımız bir 3’lüye ihtiyacımız var. 3’lü stoperin sağında lemina oynayabilir. böylelikle torreira ve lemina’nın da üst üste binmesini engellemiş olabiliriz. aynı zamanda davinson gibi topla çıkabilen bir opsiyon daha yaratmış oluruz.
bununla beraber sara’nın sakatlık sonrası fiziksel bir düşüş yaşadığı ortada fakat onu olduğundan da kötü gösteren bir diğer durum boşlukların sıkışık olduğu bir bölgede oynaması gibi geliyor bana. verilen görevi yerine getirmek için yeterli oyun bilgisi ve top tekniği olsada kısa mesafede çabukluk da gerektiriyor, savunmayı dengesiz yakalamak ve hırçın ön liberolardan kurtulmak çeviklik işi…
sara’yı torreira’nın yanında mertens’i, yunus’u ya da bunlara top aldırmamak için maniple olmuş savunma oyuncularının arasına sızmış barış, osimhen ya da 2.forvet olarak osimhen’in çektiği stoperlerin arasına koşu atabilecek kutucu’nun sızmalarını ödüllendirebilir bir pozisyonda kullanmak onu daha önemli bir tehdit haline getirebilir. fiziksel düşüşünü de sola yakın oynatıp yanına barış ya da sallai gibi mücadele gücü yüksek bir oyuncuyla defolarını ve yükünü azaltabiliriz.
abdülkerim’in ağırlığı savunmada en büyük zaafımız gibi görünüyor. savunmayı orta sahaya çektiğimizde orta sahadan o bölgeye manipülatif bir orta saha oyuncusu sokuyor rakipler, arkasını işleyip duruyorlar. bunun yerine 3’lün ortasında karşılama görevi onu daha rahat ettirebilir. sertliğiyle santrafoları ortadan yıpratabilir. bence yine defo yaratır ancak 4’lü ya da 3’lü farketmeksizin sola yakın oynadığında sürekli oradan deliniyoruz, takımın üzerinde tedirginlik yaratıyor ve rakibe umut veriyoruz. bizim de baskı şiddetimizi olumsuz etkiliyor. orada jakops olduğunda bu defolar aşırı görünmüyor ancak şu anda yok.
üstün körü bir analizle rakip sahaya şöyle yerleşmemiz gereken bir maçtır, sezonun geri kalanına referans olacak bir maç olmalıdır ancak beklentim düşük:
galatasaray11
galatasaray maçları çok uzun zamandır 90 dakika sinir stres ile izleyerek sonunda mutsuz olduğumuz bir aktiviteye dönüştü. beceriksiz yönetimimiz dolayısıyla tüm takımı sürekli saha dışı faktörlerle karşı karşıya bıraktık. umarım ama umarım bugün uzun bir süre sonra futbol oynarız…
torreira yedege gecmeli artik. 4-4-2 oynamak lazim bu macta bence. morata osimhen beraber oynamalari lazim.