"osayi gitsin" repliği halı saha profesörü ahmet konanç efendinin başını çektiği kanaat önderlerinin oluşturduğu bir algıdır.ancak bu sığ spor yorumcuları 2,5 milyon maaşı osayi'ye çok görürüken maalesef istedikleri kalitede bir oyuncunun 30-40 milyondan aşağıya alınamayacağı konusunda aptala yatıyorlar. hem osayi gücünde,atletizminde,süratinde olacak,hem ikili mücadele käybetmeyecek ama bu da yetmez,(zira osayi bu özellikleri ile yetersiz bulunuyor😉 ayrıca üstün kademe bilgisi ve görüşü olacak,rakipleri hem dripling,hem sürati ile ekarte ettikten sonra o süratte giderken rakip arkadaşlarına her atakta gollük asistler yapacak. bütün bu vasıflara sahip dünyada kaç oyuncu tanıyorsunuz allah aşkına? benim tanıdıklarım arasındaki hakimi'nin piyasa değeri 60 milyon avro. ahmet konanç benzeri vasıfsız,sığ spor yorumcularının dolduruşuna gelip osayi'yi çöp ilan ederken şunu düşünmek durumundayız; osayi'nin özellikleri olan ikili mücadele canavarı olma,sürati karşısında rakip forvetlerin şansının olamaması,takımın genel enerjisini ve atletizmini artırmasından vaz geçersek ne olur? barış alper gibi oyuncular osayi ve osterwolde karşısında top göremezken, düzeyi mert müldürden bile fazla olamayacak yeni transfer karşısında şov yaparlar. 2-3 ay sonra ahmet konanç ve taifesi de 'bu adam da çöp çıktı. allah, alah. neden acaba? herhalde yöneticilerde bir uğursuluk var. yeni transfer gelsin" diye mezleke gurubundan kıvırtma örnekleri vermeye başlarlar. hakimi tarzında bir oyuncu için bütçe ayrılmış ise eyvallah ama osayi'ye verilecek 2.5 milyonun tasarrufu olmaz. onun yerine alacağın mert müldür seviyesi altı vasat bir oyuncunun bonservis maliyeti osayi'ye verilecek 4 yıllık maaşın üzerinde olacaktır. eee nerde kaldı tasarruf? böyle tasarruf olmaz. olsa olsa kazmalık olur.

hocam, yüzde yüz katılıyorum. müsaadenle de ekliyorum; bize savaşan,iyi oyuncu gerekiyor. takımın enerjisi yok. veteranspor gibi ayağına gelince oynayan,statik oyuncular top cambazı bile olsalar mesafe kazanamadıkları sürece etkili olamayız. bu gerçeği taraftarın bir şekilde kavraması gerekiyor. takım yürüyerek oynarken bunu ignorfe edip "talisca" diye bağırmak, bu arada osayi'nin fetösaraya gidişine sevinmek,en hafif tabiri ile, modern futboldan bihaber olmak demektir. osayi,osterwolde,ferdi,ismail gibi oyuncuların enerjisi sayesinde tadic,fred ve hatta symanski üst düzeyde etkin olabiliyor. sen bu oyunculardan vazgeçip bütün yükü amrabad'ın taşıyacağına kamuoyunu inandırırsan bu seneki halı saha coca-cola kupası şampiyonluk adayı takımı elde edersin. türkiye ligini ve avrupa'yı domine eden takımı değil. bizim sığ kafalı kanaat önderlerine kalsa fetösaraydan tek bir oyuncuyu bizim takımda görmek istemezler. zira hiçbirisi topu aldığında 10 kişiyi çalımlayıp geçemiyor. ama bu beğenmedikleri takım bize şu an itibarı ile 8 puan fark atmış durumda. yapılan kazmalıkların devamı halinde de kısa süre sonra 18 olur bu fark. allah akıl fikir versin vallahi.

takımın enerjisi,agresyonu,iki mücadele üstünlüğü,atletizmi,sürati eksik ; hala teknik oyuncu,yıldız transferi naraları atılıyor. çıldırmamak elde değil. sanırsın gelecek yıldız topu alacak, 10 rakibin belini kıracak, sonra kaleciyi de geçip topu içeri bırakacak. bunu da her maç birkaç defa yapacak. zira amrabad'ın kendi kalesi önüne geri çektiği oyun düzeni ile her maç en zayıf takımdan bile baskı ve gol yiyoruz. öncelikle yadiklerimizi çıkartması gerekiyor talisca,dybala,griezman ya da arda'nın. modern futbol prensiplerinden biraz anlayan tek bir kadro mühendisi yok mu şu camiada? gerçekten çok üzücü.

hocam,çok teşekkürler. bu arada ismail hoca ile ilgili sanırım bir düzeltme yapma zorunluluğu da doğdu benim açımdan. içeriği anlamak isteyerek okuyan birisi yaptığım tesbitlerde mou'ya yaptığım eleştirilerin onun td kariyeri ile ilgili olmadığını,teknik bir analiz ve durum tesbiti olduğunu çok rahatça çözebilir.geçen seneden örnekleme yapmanın "ismail hocayı geri istiyoruz" anlamına geldiğini iddia etmek ,en hafif tabiri ile,talihsizlik.mou'nun ismail'den daha yetersiz olduğunu iddia etmek büyük hadsizlik olur.buradaki problem, yetersizlikten çok, mou'nun bizi yeterince öenmsemediği,yeterince ciddiye alarak ve saygı duyarak gelmediğidir. sanki lutfen gelip bize büyük bir inayet yapmış tavrını ben kabul edemiyorum.mou'daki bu isteksiz,yarım ağız işe koyuluşu sonucu takım önemli kayıplar yaşadı. bize gelenler nedense herhangi bir aidiyet duygusu oluşmadan, rutin görevini yapan migros kasa görevlisi gibi davranıyor.mou seviyesinde bir td sezon başında söylediklerini şayet sezon ilerledikçe inkar eder bir davranış biçimine girdiği için eleştiriyorum. sanıyorum bu kadarcık eleştirye de hakkımız var. en yakın ve basit örnek olarak da geçen seneki takımın duruşu,oyunu,kadro yapısı ve istatistiklerini göstermemizden doğal bir durum olamaz. bu örneklemeler ismail hocanın mou'dan çok daha iyi olduğu ve geri gelmesi gerektiği anlamına gelmiyor. en azından benim derdim ve aklından geçen bu değil.mou'nun kendisinden alışkın olduğumuz sistemi oturtmak sitemesi en doğal hakkı. buna kimse bir laf edemez. ancak sene başında geldiğinde bu takımı izlemiş olarak geldi. hedefin kısa vadede sistem kurmaktan önce eldeki malzemenin eksiklerini gidererek şampiyon olmaktı. kendi istediği sistemi oturtmak için gereken süre ve kadrolaşmanın bu süre içinde olamayacağı zaten belliydi. alışılageldik mou sistemine uygun olmayan bir kadro seçimi yaparak takımı zor duruma düşürmesini kabul edemiyorum şahsen. eğer amrabad üzerine takım kurgusu oluşturuyorsan etrafında roket gibi gidip gelen osayi,ferdi,osterwolde gibi adamlara ihtiyacın var. mert müldür,samet,kostic ile bunda ısrar edince takım küçük takımlardan bile baskı yeyip gülünç duruma düşüyor. sistemine uygun olarak önde devamlı yer değiştiren,dinamik,süratle mesafe kat edecek adamlara ihtiyaç var; bu özelliklere uygun olarak sadece symanski'yi oynatıyorsa; dzeko,tadiç,irfan can gibi statik oyuncularda ısrar ediyorsa, oğuz gibi, nasyri gibi oyuncuları 12.haftalara kadar hatırlamıyorsa burada bir tutarsızlık var demektir. emre mor'u bencillik,takım oyunu oynamam,defansif yardımda bulunmama nedeniyle takımdan gönderirken bütün bu şikayet ettiklerini misli ile yapan maximenn'i ısrarla takıma getirip tercih etmesi tam bir paradoks. renkdaşlarımız müsaade etsin de bu tutarsızlıklar karşısında eleştirmizi yapalım.'defolsungitsin,işe yaramaz,yetersiz,çöp, vesaire" destrüktif yaklaşımlar bana göre değil. haddim de olmaz. ancak mou'nun artık bizi ve oynadığımız ligi ciddiye alması, kadro kurgusu yaparken modern futbolun gereği olan dinamik,ikili mücadele kaybetmeyen,atletik,süratle mesafe kazanan tercih ederek takımın genel direncini ve savaşkanlığını artırmasını istemeye hakkımız olduğunu düşünüyorum. zira zaten bu prensiplerin kurucularındandır kendisi. bunu bizden neden esirgediğini sorguluyorum sadece.

ismail hoca ile ilgili sanırım bir düzeltme yapma zorunluluğu da doğdu benim açımdan. içeriği anlamak isteyerek okuyan birisi yaptığım tesbitlerde mou'ya yaptığım eleştirilerin onun td kariyeri ile ilgili olmadığını,teknik bir analiz ve durum tesbiti olduğunu çok rahatça çözebilir.geçen seneden örnekleme yapmanın "ismail hocayı geri istiyoruz" anlamına geldiğini iddia etmek ,en hafif tabiri ile,talihsizlik.mou'nun ismail'den daha yetersiz olduğunu iddia etmek büyük hadsizlik olur.buradaki problem, yetersizlikten çok, mou'nun bizi yeterince öenmsemediği,yeterince ciddiye alarak ve saygı duyarak gelmediğidir. sanki lutfen gelip bize büyük bir inayet yapmış tavrını ben kabul edemiyorum.alışılageldik mou sistemine uygun olmayan bir kadro seçimi yaparak takımı zor duruma düşürmesini kabul edemiyorum şahsen. eğer amrabad üzerine takım kurgusu oluşturuyorsan etrafında roket gibi gidip gelen osayi,ferdi,osterwolde gibi adamlara ihtiyacın var. mert müldür,samet,kostic ile bunda ısrar edince takım küçük takımlardan bile baskı yeyip gülünç duruma düşüyor. sistemine uygun olarak önde devamlı yer değiştiren,dinamik,süratle mesafe kat edecek adamlara ihtiyaç var; bu özelliklere uygun olarak sadece symanski'yi oynatıyorsa; dzeko,tadiç,irfan can gibi statik oyuncularda ısrar ediyorsa, oğuz gibi, nasyri gibi oyuncuları 12.haftalara kadar hatırlamıyorsa burada bir tutarsızlık var demektir. emre mor'u bencillik,takım oyunu oynamam,defansif yardımda bulunmama nedeniyle takımdan gönderirken bütün bu şikayet ettiklerini misli ile yapan maximenn'i ısrarla takıma getirip tercih etmesi tam bir paradoks. renkdaşlarımız müsaade etsin de bu tutarsızlıklar karşısında eleştirmizi yapalım.'defolsungitsin,işe yaramaz,yetersiz,çöp, vesaire" destrüktif yaklaşımlar bana göre değil. haddim de olmaz. ancak mou'nun artık bizi ve oynadığımız ligi ciddiye alması, kadro kurgusu yaparken modern futbolun gereği olan dinamik,ikili mücadele kaybetmeyen,atletik,süratle mesafe kazanan tercih ederek takımın genel direncini ve savaşkanlığını artırmasını istemeye hakkımız olduğunu düşünüyorum. zira zaten bu prensiplerin kurucularındandır kendisi. bunu bizden neden esirgediğini sorguluyorum sadece. hani sen hep dersin ya ,"başarının tek ölçüsü şampiyon olmaktır" diye; işte zaten ben de bunu nasıl yaparız diye fikir yürütüyorum birikimiminüsaade ettiği ölçüde. ancak şampiyon olmak için bizim arkada amrabad ile top çevirmemiz değil ön alanda ismail ile baskı yapmamız gerektiğine taraftarı nasıl ikna ederiz bilemiyorum. futbolun amacı top dolaştırmak değil,o topu rakip takımın koruduğu 3 direk arasından geçirip sayı yapmaktır. bu kadar basit. amrabad ile bir sağa,bir sola,sonra liva'ya,oradan da ileriye dan/dun vurmak ile; forvet oyuncularımızın ileride elektrik direği gibi statik dikilmeleri ile olmuyor o iş maalesef. bunu eleştirmeye hakkımız yok mu ağabey? bundan ismail hoca güzellemesi yapıyoruz sonucu çıkartmak haksızlık olmuyor mu?

hocam, çok güzel bir noktaya temas ettin aslında ama konunun asıl kaynağına değinmekten biraz uzak durmuşsun. zaten kimse bu durum ile yüzleşmek istemiyor. takımın kimyasının bozulmasının en temel nedeni amrabad'ı takıma monte etme uğruna geçen sene makine gibi işleyen bölgenin darmadağın edilmesidir. amrabad oynadığı süre içinde çok mükemmel 2 asist yapıp çok güzel 2 önemli gol attığı için, dökülen takım içerisinde isyan eden ve kavga eden yegane oyuncu olduğu için kimse bu konuya dokunmak istemiyor ama oyun düzenimizin bozulmasının sebeplerinin başında amrabad geliyor. samet,dziku,çağlar gibi stoperler ile oyun kurduğumuz tesbiti analitik bir hatadır. amrabad her aut atışında stoperlerin arasına girip onların kenarlara açılmasını sağlıyor. sağ ve sol bekler de oralarda olduğu için otomatikman 6 oyuncu oyundan düşüp rakip takımı zorla üzerimize davet ediyoruz. stoperler topu oyuna sokabilecek etkili yerlerde topa sahip olup oyun kurmak gibi bir opsiyonlerı yok.sadece amrabad'a duvar oluyorlar. bir sağ stopere,bir sol stopere sonra karşı takım oyuncuları zorla baskıya gelince mecburen geriye livakoviç'e; livakoviç de kontrolsüz uzun ileriye (devamlı uzun ve kuvvetli vurmak zorunda kalması nedeniyle son maçta yaşadığı adale sakatlığına çanak tutan bir oyun kurgusudur bu aynı zamanda). sonuç olarak oyun kurma açısından bir şey kazanmıyoruz,sadece topu dolaştırırken 2 dakika kaybetmiş oluyoruz.bu şekilde takım boyu da uzadığı için fred.symanski,tadiç gibi oyuncular top almak için kendi yarı sahasına geri gelmek zorundalar.rakip kaleye çok uzak yerlerde topla buluşmak zorunda kaldıkları için çok daha fazla efor sarfettikleri için oraya ulaştıkları zaman zaten pilleri bitmiş oluyor.son vuruşlarındaki etkisizlik ve skora katkı yapamamalarının en büyük nedenlerinden biri de budur.amrabad avrupa çapında mükemmel bir 6 numaradır.ama bizim ligimizde tipik 6 numarya ihtiyacımız yoktur.ismail tipinde önde basan,takımı önde tutan,kaybedilen toplara en kısa zamanda müdahale eden adama ihtiyacımız var.amrabad'ın oynayabilmesi için etrafındaki diğer oyuncuların çok hareketli,atletik ve süratli olması gerekir.bizim kadro dzeko,tadic,irfan gibi statik oyuncu bolluğu ile bu tür bir oyuna müsait değil.bu durum ile dürüstçe yüzleşmemiz gerekiyor.

mou aslında büyük ihtimalle durumun farkında ve ts ve kayseri maçlarında amrabad'ı ismail'in önünde,rakip yarı sahada oynattı.peki ne oldu?ts maçını kopardık,kayseri'yi topa tuttuk.normal olarak ne düşünürsün? başarılı olmuş bir düzen bozulmadan devam etmesi gerekir.ama hayır.mou hemen ertesi maçta düzeni bozup amrabad'ın gene geriye yaslandığı düzene döndü sırarla. komplo teorilerinden nefret ederim ama mou'nun bu uygulamaları normal değil.kariyeri ise hiç uygun değil?!?!!

hocam,en nasyri, maximenn,amrabad,kostic hocanın istediği oyuncular zaten. tesbitlerin yüzde binbeşyüz doğru.mutlaka rakip stoperi fiziği ile yıkıp içinde geçen bir pivot santrafor ile osterwolde özelliklerinde bir stopere ihtiyacımız var.ancak sadece bu 2 transfer ile şampiyonluk gelmez. zira takımın dinamizmi,atletizmi ve sürati geçen senenin çok çok altına düşürüldü.ikili mücadele kaybetmeyen, gerektiğinde rakiple birebir mücadelede rahatça geçebilen,rakibin hızlı geçiş oununa izin vermeyecek kadar süratli,hücuma çıkıldığında mesafe kazanacak tipte oyuncular ihtiyacımız var.

fm ustası,halı saha profesörleri hala 5m2 içinde cambazlık yapan,teknik oyuncuların transferi için algı yapmaya devam ediyorlar. bunlar alındığı zaman da kendilerine bir kaç aylık malzeme çıkacak.sezon sonu şampiyonluk kaybedildiğinde 'herşeyi yaptık ama nedense olmadı.hay allah." şeklinde bilimsel yorumlarda bulunacakalrdır. 11 tane messi transfer ederek dünyanın en iyi takımı olamazsınız.tamamlayıcı kadro mühendisliği şarttır.kumpascı rakibimizin elinde tadic.,dzeko,irfan can,amrabad,maximenn ayarında tek bir teknik oyuncuları yok.ama bütün takım arı gibi çalışıyor,hareketli ve mesafe kat eden oyunculardan kurulu.rakipleri bu güç ile,dinamizm ve sütar ile boğuyorlar.geçen seneki takımımız bu güce cevap verecek düzeydeydi.rams parkta adamları 10 kişi kalmamız ve hakem rezaletine rağmen yenmemiz teknik üstünlük sağlamamız sayesinde olmadı.sahada güölü kaldığımız için oldu.o yüzden santrafor yanında geri 6'lıyı geçen senki atletizme geri döndürecek sol beke (archi brown),önde güçsüz kalan symanskinin yerinde de talisca/gedson/rafa silva tarzında hem ayakta güçlü kalan hem de skora katkı verecek bir adama ihtiyacımız var. rakipleri boğmak ve gücümüzü kabul ettirmek için amrabad gibi tripik 6 numara yerine ön baskıda kaybedilen topu enkısa zamanda geri kazandıran eski ismail'in takıma monte edilmesi gerekiyor. baskıyı ve gücü arttırmak için de amrabad'ın alıştığı 6 numara yerine ts maçındaki gibi ismail'in önünde oynayarak hem oyungörüşü,hem dinamizmi ve hem de isabetli pas yüzdesi üstünlüğünü kullanması gerekiyor. bizim ligimizde tipik 6 numaraya ihtiyaç yok.zira skor üstünlüğü sağlamak zorunda olan biz olduğumuz için bizim oyunu amrabad'ın alışkın olduğu bölgede değil,ismail'in takımı götürdüğü ön bölgede oynamak durumundayız.takım boyunu kısaltıp,rakibi boğan dinamik,atletik,güçlü oyuncuları tercih etmek durumundayız.sahaya çıkacak kadrodaki futbolcular o gün iyi top oynamasa bile iyi mücadele etmek zorundalar.osayi,osterwolde gücündeki oyuncular ile olur bu. tadiç,dzeko,irfan can,mert müldür,samet ile bu baskıyı kurup gücünüzü kabul ettiremezsiniz.sezon içinde,keçi boynuzu misali, bir iki tane şahen gol ile yetinmek yerine, bam bam bam oynayan takım gerekiyor şampiyonluk için. fm uzmanı,halı saha profesöreü,sığ spor yorumcularına fazla itibar etmemek gerekiyor.modern futbolun gerçeği bunlar maalesef.önerilen teknik oyuncular ile ancak coca-cola turnuvası kazanırız. mesafe kat etmeyen furbolcular ile ancak fetösaray'ın 5.yıldızına bakarız sezon sonunda. lanet olsun.

kazanılacak bir şampiyonluğun 'şer' olacağını öngörmek oldukça irrasyonel bir yaklaşım. bu yönetime öfkeli olabiliriz. gitmesinin doğru olduğnu düşünebiliriz ancak yönetim olduüu için şampiyonluğun kazanılmamasını istemeye beni şahsen kimse ikna edemez. ali koç'un başkanlığı bırakmasına ikna etmenin, o'nu eleştirmenin yolu fenerbahçe aleyhine olan bir durumu desteklemek olamaz. bu yönetim gittiğinde ondan her halikarda daha iyisinin geleceğini öngörebiliriz. bu gerçekten de öyle olabilir. anacak bu yönetim gittiği takdirde herşeyin mükemmel olacağı, istikrarlı ve süreklilik gösteren bir yapının inşa edileceğinin garantisi var mıdır? bu garantinin olmadığı yerde sırf bu yönetim gidecek diye şampiyonluğun feda edilip üzerinin çizilmesi yönünde görüş belirtilmesini çok özensiz ve yüzeysel bir yaklaşım olarak görüyorum maalesef.

futbolda tamamlayıcı kadro mühendisliği çok önemlidir. çift forvet oynatıp takımın geri kalan elementlerini bu oyunu oynamaya hazır hale getirmezsen bu sefer oyun planı eskisinden kötü hale gelebilir. takimin atletizmi yerlerde sürünürken,forvet hattı statik ve yaşlı oyunculardan kurulu iken, kanatların yavaş,orta sahan geriye yaslanarak oynuyorken, defansında da süratle kontratağa çıkan rakip oyuncuları yakalayabilecek adamların kalmaışken ön alandaki oyuncu sayısını arttırmak ölümcül olabilir.2 tanesi dışındaki türkiye ligi takımlarına karşı ismail'i kesip tipik 6 numara amrabad'ı takıma monte ederek zaten çift forvetin önü otomatikman kesilmiş oluyor. takımın dinamizmini,atletizmini,süratini en az geçen yıl seviyesine çıkartmadan çift forvet,talisca vesair denemelerin hepsi başarısız kalmaya mahkum maalesef. hocam, çift forvet önerisi çok isabetli ancak orta saha baskısının amrabad ile olmayacağı gerçeği ile artık yüzleşmemiz gerekiyor. stoperlerin arasına geri çekilen,tipik premier lig 6 numarası bizim aradığımız,öngördüğümüz baskılı,dominant oyun için uygun değil. takımın en fazla istekli ve agresif oyuncusu olması takımın kimyasını bozduğu gerçeğini maalesef değiştirmiyor. amrabad çok önemli bir oyuncu ama oyun stili itibarı ile türliye ligindeki rakiplere karşı bizim istediğimiz özellikleri karşılaması mümkün değil tipik 6 numara olarak. bizim türkiye liglerinde tipik 6 numar ihtiyacımız olmadğına bir türlü uyanamadı spor yorumcuları. amrabad geriye çekilerek takım boyunu uzatıyor. bu durumda da forvet ile defans arasında büyük boiluklar kalıyor. çift forvetli sistem bazı riskleri de beraberinde getirir. topu kaybettikten sonra en kısa sürede geri kazanamazsan, rakip takıma boşluklar bırakıp organize şekilde kontratağa çıkmasına izin verirsen her maç kalende çok sayıda gol pozisyonu görürüsün. amrikayı yeniden keşfetmeye çalışmak lüzumsuz. geçen sene bunun pratiüini izledik. takım 99 gol ile 99 puan aldı. tipik 6 numarasız oynadık. ama ismail ön alanda yaptığı baskı ile topun en kısa zamanda kazanılmasını sağlarken, geride osterwolde,dziku,ferdi ve osayi gibi atlet ve süratli oyuncular karşısında rakip takımların maç başına gol şansı 0,73'e kadar gerilemişti. bu sene büyük oyuncu diye takıma monte edilen amrabad, orta özürlü diye takımdan kesilen osatü yerine oynatılan mert müldür,osterwolde yerine oynayan çağlar geiye doğru çekilerek defans yapmaya kalktıklarından ne top kazanma yüzdemiz, ne de ikili mücadele kazanma sayımız geçen senenin sayılarına ulaşamıyor. futbolda tamamlayıcı kadro mühendisliği çok önemlidir. çift forvet oynatıp takımın geri kalan elementlerini bu oyunu oynamaya hazır hale getirmezsen bu sefer oyun planı eskisinden kötü hale gelebilir. takimin atletizmi yerlerde sürünürken,forvet hattı statik ve yaşlı oyunculardan kurulu iken, kanatların yavaş,orta sahan geriye yaslanarak oynuyorken, defansında da süratle kontratağa çıkan rakip oyuncuları yakalayabilecek adamların kalmaışken ön alandaki oyuncu sayısını arttırmak ölümcül olabilir.2 tanesi dışındaki türkiye ligi takımlarına karşına ismail'i kesip tipik 6 numara amrabad'ı takıma monte ederek zaten çift forvetin önü otomatikman kesilmiş oluyor maalesef.

taraftar olarak karar vermemiz gerekiyor;

ya bu seneden vazgeçip mou'nun kendi düzenini kurmasına sabır göstereceğiz ;ya da bizim isteğimiz öncelikle bu sene şampiyon olmaktır diye tavır koyacağız.

bu ikincisini seçmemiz durumunda ise dürüst bir duruş sergileyerek mou'nun yanlışlarına tepki gösterip bu seneyi ciddiye alması için baskı oluşturacağız.



ya da mou ile vedalaşıp, büyük td kibri ve obsesyonları olmayan,takımın geçen seneki ruhunu geri getirip,yeni oyuncular ile direnci ve hızını daha da üst seviyeye çıkaracak bir td ile elimizdekileri en verimli şekilde kullanacağız.



ali koç'un bu işi beceremediği konusu tartışmaya bile açık değil. bu doğrudur da; destruktif bir yaklaşım ile ali koç'un bırakması durumunda mourinho "beyaz ışığı gördüm. bundan gayrı takımın dinamizmini,süratini,agresyonunu,atletizmini,savaşma ruhunu artıracak kadro mühendisliği yapıyorum" diyenceğinin bir garantisi var mıdır? bu soruyu da dürüstçe cevaplandırmamız gerekecektir.



kısa dönem şampiyonluk için mücadeleyi tercih ediyorsak ali koç'tan önce mou'nun değişmesi gerekiyor maalesef. ali koç zaten şampiyonluk gelmediği taktirde her halikarda yolcu.

« / 4 »
Kayıt Ol