çıkan haberlerin yalan olduğunu düşünüyorum.
zira kerem hazır avrupa'nın en önde gelen takımlarından biri olan benfica yapmış ve orada ilk 11 oyuncusu olarak güzel bir sezon geçirmişken, sadece 1 sene oynayıp tr'ye gelecek, hem de son şampiyonlar ligi maçı 15 yıl önce olan bir takımda oynamayı kabul edecek kadar vizyonsuz olamaz.

öyleyse de zaten üzerinde konuşmaya veya nefes tüketmeye gerek yok demektir.

mertens sonrası yeni 10 numaramız.
formamız altında uzun seneler oynamasını, üstün başarılarda aslan payına sahip olmasını temenni ediyorum. zaten ilk demecinde de "daha önce galatasaray taraftarına karşı oynamıştım, şimdi neyse ki benim yanımdalar. onların önünde oynamak için sabırsızlanıyorum" demiş. resmen içi kıpır kıpır bizim takımımıza geldiği için.

şurada da herkes hemfikirdir sanıyorum:
sane'nin bize gelmesi, bir transferden çok daha fazlası.
bu artık ben avrupa'da başarı istiyorum demek.
bu artık ben kendimle yarışıyorum demek.
avrupa'ya da galatasaray adını eskisi gibi çok daha net şekilde haykıracağız demek.

emeği geçen herkese sıradan bir taraftar olarak teşekkür ediyorum...

şampiyonlar ligi 2025-2026 sezonu kura çekiminde takımların 4. torbadan çekmek istemeyecekleri takım olmamızın en son sebebi olacak. sahada leroy sane gibi skorer gücü, patlayıcılığı yüksek ve her an şapkadan tavşan tilki timsah ne varsa çıkarabilecek bir adamdan bahsediyoruz ve bu isim, haziran'ın 12'sinde galatasaray için istanbul'a geliyor.

avrupamız yokken icardi, torreira, mata, mertens gibi adamları getirmek çok büyük olaydı ve biz hala bu iskeleti kullanıyoruz. bunun için erden timur'a sonsuz müteşekkirim ama leroy sane, son yılların en büyük transfer başarısıdır bence.
arap parasının bu kadar saçılmaya başladığı bir ortamda, premier lig takımlarının talip olduğu bir oyuncuyu ikna edip buraya getirmek galatasaray markasının gücünü ve potansiyelini kanıtlıyor. herkes bunun farkında olmalı...

hoş geldin kardeşim leroy!

sözleşmesi bu yaz sona eren futbolcular listesindeki en pahalı 2. isimdi.
ilki zaten herkesin takdiri trent alexander ve o da real madrid yaptı.
bu şartlarda, sane'ye hem bayern "kal" derken, hem talipleri arasında premier lig takımları varken kendisini bu kaos ortamından çekip getirmemiz nereden bakarsanız bakın çok büyük olay.

piyasa değeri en son 45 milyon euro'ydu ki kendisi schalke'den city'e 52 milyona, city'den bayern münih'e de 49 milyon euro'ya transfer yapmıştı. yani kendisi için toplamda 101 milyon euro ödenmiş ve bu adam hala bayern'in ve alman milli takımının en büyük hücum silahlarından biri.

belki çoğu kişi maaş konusuna takılıyor ama burada olay çok daha farklı. al hilal başta olmak üzere bütün arap takımları pornografik maaş teklifleri de yapsa birçok oyuncuyu ikna edemediler (mesela osimhen, mesela bruno fernandes). o yüzden biz yıllık 25-30 milyon teklif etsek dahi sane burayı seçeneklerden biri olarak bile görmeyebilirdi. o yüzden sane'yi masaya oturtup, galatasaray adının ve markasının cazibesiyle onu ikna edebilmiş olmamıza sevinelim. çünkü bu adamları, daha kariyerlerinin en parlak dönemlerinde sadece parayla buraya getiremezsiniz.

sahada yapacaklarını izlemek için şimdiden heyecanlandım.
2024-25 sezonunun 2. devresinde yunus akgün'ün sakatlık sebebi ile olmadığı dönemde oyunumuzun ne kadar durağan bir hal aldığı ve yaratıcılığımızı kaybettiğimiz dönem daha dün gibi aklımda. avrupa'da başarı istiyorsak, lige ambargo koymak istiyorsak bu atılımları yapmak zorundayız.

o yüzden topu sane'ye verip arkamıza yaslanma zamanı...

icardi her anlamda show adamı ve bunu yine konuşturdu.
hem eğleniyor hem eğlendiriyor, aslanım benim!

fener ağlama da geldi!

futbolcuların çıkış sıralaması üzerinde çok mu düşündüler acaba?
davinson'dan sonra aralarında efe akman, jankat, arda gibi oyuncular olmak üzere 74 kişi çıktı.

forma numarası yapmak yerine defans, orta saha şeklinde bölgelere göre git işte, kaptanları da en sona bırak. bunu düşünmek bu kadar zor olmamalı.

apokerim'in şarkısı takılı kaldı sanırım, kim çıkarsa aynı parça çalıyor.
böyle bir rezalet olamaz.
apokerim'e de bunun yerine yanlış açılırsa şaşırmayın derim...

odak noktasında futbolcular ve teknik heyet olması gerekirken 6-6.5 saati boşa harcanmış olan organizasyon. 3-4 şarkıcı çıkartıp araya dans koreografileri koyup özel şovlar yapmak ve odak noktasında takımı tutup oraya gelen yüzbinlerce insanı da olaya dahil etmek bu kadar zor olmamalıydı.

neden 2189 tane şarkıcı çağrılıp günün başrolü olan takıma çok kısa süre bırakılmış anlamak güç. 4-5 şarkıcıdan sonra takımı sahneye alsaydınız da karşılıklı tezahüratlarla oradaki taraftar da günün anlamını yaşayabilseydi. oraya giden kimse kenan doğulu'nun kendi çapında takılan amatör dj'liğini dinlemeye veya adını duymadığım şarkıcıların 20'şer dakikalık performanslarını izlemeye gitmedi.

zaten kötü olan organizasyon, yağmurun etkisi ile iyice skandala dönmüş durumda.
saat 22.34 daha ortada takım da yok kupa da...

yağmur altında bekleyen yüzbinlerce insan varken kenan doğulu'nun kendini eğlendirdiği organizasyon. program yapılmış olabilir ama olağanüstü bir hal gelişti deyip programını yarıda kesmek zor olmamalı.

« / 10 »
Kayıt Ol